Dilovası davası başladı: Aileler adalet bekliyor

İSTANBUL (ANKA / Medyascope) – Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki kozmetik fabrikasında çıkan ve 7 kişinin ölümüne, 6 kişinin yaralanmasına yol açan yangına ilişkin dava, bugün Kandıra’daki Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın yargılandığı ilk duruşmanın ardından konuşan milletvekilleri ve avukatlar, kamu görevlilerinin neden sanık sandalyesinde olmadığını sordu.

Kocaeli'de parfüm deposunda çıkan yangında 6 kişi hayatını kaybetti
Dilovası davası başladı: Aileler adalet bekliyor

Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025’te çıkan yangın 7 kişinin ölümüne, 6 kişinin yaralanmasına yol açtı. Aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 16 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görüldü. Sanıkların 8’i tutuklu, 2’si ise firari durumda. Olayın üzerinden 4,5 ayı aşkın süre geçmesine karşın yargılama süreci bugün başladı; ilk iddianamenin yetersizlik gerekçesiyle reddedilmesinin ardından kabul edilen ikinci iddianameyle dava görülmeye başlandı.

Duruşma Kandıra’da yapıldı

Davayı takip etmek için siyasetçiler, sivil toplum temsilcileri, gazeteciler ve mağdur aileleri Kandıra’ya geldi. Duruşma sonrası basın açıklaması düzenlendi. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, yangının üzerinden 4,5 aydan fazla süre geçtiğini vurgulayarak hesap sorulmadığını öne sürdü. Gergerlioğlu şunları söyledi:

“8 Kasım 2025’ten beri feryat ediyoruz, her gün adalet arıyoruz. Asıl fail olan kamu görevlileri nerede, diye soruyoruz. Yanan binanın yanında İŞKUR binası var ve Çalışma Bakanlığı’ndan yargılanan kimse yok. Kocaeli Valisi yargılanmıyor, Dilovası Kaymakamı yok, Dilovası Belediye Başkanı yok.”

Gergerlioğlu, hayatını kaybeden fabrika sahibi Kurtuluş Oransal’ın oğlu İsmail Oransal’ın duruşmada tüm suçu babasının üzerine yıkmaya çalıştığını ileri sürdü:

“Kamu görevlileri zaten yargılanmıyor; yargılananlar arasındakiler de anlaşılan suçu babaya yıkacak. Tek bir kişinin üstüne işi yıkarak kurtulmaya çalışıyorlar.”

“Bu bir iş kazası değil, katliam”

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, duruşmayı “ibret verici” olarak nitelendirerek olayı bir iş cinayeti olarak tanımladı:

“Bu bir iş kazası değil. Göz göre göre işçi katliamının yaşandığı bir ülkede yaşıyoruz. Her gün iş cinayetlerinin haberlerini, kimin nerede nasıl bir ihmal yüzünden öldüğünü yaşıyoruz.”

Beştaş, sanık İsmail Oransal’ın savunmasında dosyadaki HTS kayıtlarını, iş anlaşmalarını, kamu görevlilerini ve denetim yükümlülüklerini görmezden geldiğini öne sürdü. Mahkeme heyetinin dosyaya hâkimiyetini olumlu karşıladığını belirterek şunları ekledi:

“Dosyaya çok hâkim olduğunu gözlemledik. Müşteki avukatlarının sorularıyla İsmail Oransal’ın gerçek dışı, suçtan kurtulma beyanları tutanaklara geçti.”

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ise Dilovası’nı başka iş cinayetleriyle birlikte andı:

“Hendek, Gayrettepe, İliç, Amasra… Türkiye’de üretim çarklarının, sermayenin çarklarının, sömürü çarklarının nasıl cinayet çarklarına dönüştüğünü ve sömürüyle cinayetin nasıl iç içe döndüğünü bugün saatlerce dinledik.”

Bayhan, olayda çocuk ve kadın emeği sömürüsünün de söz konusu olduğunu vurgulayarak “Bu cinayetleri üreten düzenin çarkları kırılmadıkça iş cinayetlerinin sonunu getiremeyeceğiz” dedi.

“Duruşmayı toplumdan uzak tutmaya çalıştılar”

Davanın avukatı Lütfi Sabri Batı, duruşmanın Kandıra’daki bir cezaevi kompleksinde görülmesini eleştirerek bunun davayı toplumdan uzaklaştırma girişimi olduğunu öne sürdü. Batı’ya göre duruşma sabahı katılımcıların telefon ve basın ekipmanlarıyla salonlara alınmaması duruşmanın aleniyetine aykırıydı:

“Dediler ki insanlar telefonlarıyla giremez, basın telefonlarıyla giremez. İçeriden basının haber yapmasını, anlık aktarım yapılmasını, bu dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden geleni yaptılar.”

Duruşmanın yarın saat 10.00’da da süreceğini belirten Batı, “Dosyanın avukatları olarak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz; bu toplumsal dosyanın halktan kaçırılmasına engel olacağız” dedi.

Dilovası davası başladı: Aileler adalet bekliyor
Dilovası davası başladı: Aileler adalet bekliyor

Tanıklar: “Her şey palavraydı”

Patlamanın yaşandığı iş yerinde çalışan Emine Bulut, İsmail Oransal’ın savunmasını sert biçimde reddetti:

“İsmail Oransal içeride bir sürü palavra attı; gelmediğini, uğramadığını, görmediğini söyledi. Ben orada çalışırken İsmail Oransal hem simli krem hem normal krem bir ay boyunca o insanlara nefes aldırmadan çalıştırdı. Her gün oradaydı, emirler verip ‘çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz’ diyordu. İki öbür kardeşinin, karısının, annesinin de oraya geldiğini çok iyi biliyorum. Bugün anlattığı her şey palavraydı.”

Yangında yaralanan bir diğer çalışan ise patlamanın nasıl başladığını aktardı. Saat 08.00’de işe başladıklarını, bir çalışanın ürünleri fabrikanın ortasına taşırken elinde patlama sesi çıktığını ve yangının anında tüm alanı sardığını anlattı. Üstündeki ateşi kendi kendine söndürerek kurtulduğunu belirten çalışan, İsmail Oransal’ın savunması için şunları söyledi:

“Oğlu konuşuyor yalan söylüyor. Babasıyla birlikte hep işleri yürütüyordu, babası onsuz hiçbir şey yapamıyordu. Biz içindeydik, her şeyi orada görüyorduk.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.