Berkant Gültekin yazdı: Bizim İsmail çok tehlikeli bir adam

İsmail Arı

birgun.net Yayın Koordinatörü Berkant Gültekin, BirGün muhabiri İsmail Arı’nın “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından “Bizim İsmail çok tehlikeli bir adam” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Gültekin, “İsmaillerin özgürlüğüne kavuşması ve bundan sonra hiçbir gazetecinin demir parmaklıklar ardına atılmaması için tek yol dayanışma ve mücadeledir” dedi. Gültekin’in yazısını kendi onayıyla paylaşıyoruz.

Çok tehlikeli bir adam bizim İsmail. Haberle yatar, haberle kalkar. Boş durmayı sevmez, yorulmak nedir bilmez. Arada yatıp uyur tabii ama rüyasında bile haber yazar. “Herkesin işini elinden alacak” dedikleri yapay zekâ, bizim İsmail’in anca getir götürünü yapar.

Çok tehlikeli bir adam bizim İsmail. Hayatını gazeteciliğe adamıştır. Gerçeklerin halka ulaşması için elinden geleni ardına koymaz. Tehditlere boyun eğmez, hiçbir engel ve zorluktan gözü korkmaz. Ona bu cesaret ve azim, gerçeğin gücünden gelir. Haberi dedikoduyla değil, belgeyle yazar.

Çok tehlikeli bir adam bizim İsmail. Sırtını BirGün’den başkasına dayamaz. Arkasında karanlık odaklar, holdingler, çeteler, hırsızlar, kara paracılar değil halkın desteği vardır. Tertemizdir, güvenilirdir. Onu karalamaya kimsenin gücü yetmez; hakkındaki yalanlar, söyleyenlerin diline yapışır.

Çok tehlikeli bir adam bizim İsmail. Kendisine sahip çıkanı mahcup etmez ve herkes bunu bilir. Kimsenin başını öne eğdirmez. Çünkü onun peşinden koştuğu tek çıkar, halkın çıkarıdır. Kendini halkına, yurduna karşı borçlu ve sorumlu hisseder. Yazdığı her cümleyi bu bilinçle yoğurur. İsmail için habercilik, bir memleket meselesidir.

Evet, bizim İsmail çok tehlikeli bir adam ama halk için değil… Yolsuzluğa batanlar için, kamunun parasını cebe indirenler için, insanlara mezar olan konutları inşa edenler için, afet zamanında çadır satanlar için, istismarcılar için, kadın düşmanları için, memleketi karanlığa hapsetmek isteyen tarikatlar için, çetelerle iş tutanlar, onlara yol verenler için çok tehlikeli bir adamdır İsmail. Henüz 30’unda değildir ama 30 yıl konuşulacak skandalları ortaya çıkarmıştır.

İşte bu yüzden İsmail Arı’yı pazar gecesi tutukladılar. O kadar rahatsız oldular ki haberlerinden, bayram ziyaretinde baskın yapıp bir gece vakti Tokat’tan Ankara’ya getirdiler. Bir gün boyunca Emniyet’te sorguladılar, akşam adliyeye sevk ettiler. Saatlerce “Bu haberi neden yaptın”, “Bu sözleri neden söyledin” diye sordular. Yani gazetecilik yapmasındaki maksadı anlamaya çalıştılar!

İsmail açık açık söyledi onlara; “Yaptığım haberlerin bazı bürokratları ve siyasileri oldukça rahatsız ettiğini biliyorum. Ben gazeteciyim ve gazetecilik mesleği dışında hiçbir şey yapmadım. Bugün Ankara ve İstanbul’da yurttaşlar bir an önce serbest bırakılmam için sokağa çıkmıştır. Bu da benim için en büyük şeref madalyasıdır.”

O şeref madalyasını ömrü boyunca boynunda taşıyacak İsmail. Gazetecilikten başka hiçbir şey yapmadı. Kalemini de satmadı. Ona inananları, güvenenleri yarı yolda bırakmadı. 6 Şubat depremlerinde Ezgi Apartmanı’nda ailesini kaybeden Nurgül Göksu’nun “İsmail bizim sesimiz oldu. Serbest bırakılana kadar her gün ona dua edeceğim” sözü, İsmail’in kim adına gazetecilik yaptığının en açık göstergesidir.

İsmail şimdi Merdan Yanardağ gibi, Alican Uludağ gibi cezaevinde. Bu düzenin gazetecilikle sorunu var. Halkın ülkede olan biteni öğrenmesini istemeyen, haber alma hakkına savaş açmış akıl, iktidar olanaklarını kaybetmemek için gazetecileri susturmaya çalışıyor. Hakikatin üzerini “yalan bilgiyi alenen yayma” gölgesiyle örtmek istiyorlar. Ancak güneşi balçıkla sıvayamayacaklar.

Gazeteciler halk için yazıyor. Halkın daha fazla bilgiye ulaşması, yaşananları anlayabilmesi amacıyla binbir türlü risk altında mesleklerini yapabilmek için mücadele ediyor. Hukukun basın özgürlüğünü koruyamadığı bir düzende, gazeteciliğin sığınabileceği tek liman toplumun demokrasiye sahip çıkan iradesidir.

Gazeteciler artık “yalnız değilsiniz” sözünü duymaktan çok yalnız olmadıklarını görmek istiyor. İsmaillerin özgürlüğüne kavuşması ve bundan sonra hiçbir gazetecinin demir parmaklıklar ardına atılmaması için tek yol dayanışma ve mücadeledir.


İsmail Arı kimdir?

1996 yılında İstanbul’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu.

Gazeteciliğe BirGün Gazetesi’nin Ankara bürosunda başladı.

Arı yaptığı haberlerle, İstanbul Tabip Odası (İTO), Ankara Tabip Odası (ATO) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından ödüllere layık görüldü.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.