ANKARA (Medyascope) – CHP’nin 2023’teki kurultayına dönük ceza davasında dördüncü duruşma yapıldı. CHP avukatı Çağlar Çağlayan “Tanıkların tamamı siyasi açıdan mevcut parti yönetimiyle husumetli olduğu için bu beyanlarda bulunmuşlardır” dedi. Dava 6 Mayıs’a ertelendi.

Haberin özeti
- CHP’nin 2023’teki kurultay davasında dördüncü duruşma yapıldı ve tanıklar, ifadelerinin görgüye dayalı olmadığını belirtti.
- Dava, Ekrem İmamoğlu gibi 12 sanık hakkında ‘oylamaya hile karıştırma’ suçlamasıyla devam ediyor.
- Sanıklar, kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti ve itirazlarını ‘iftira’ olarak nitelendirdi.
- Davada, tanık beyanları ve çeşitli savunmalar dinlendi; mahkeme duruşmayı 6 Mayıs’a erteledi.
- CHP’nin önceki dönem yöneticileri, menfaat karşılığı oy değiştirme iddialarını yalanladı.
En önemli başlıklar
CHP’nin 2023’teki 38. Olağan Kurultayı’na dönük ceza davası Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. “Oylamaya hile karıştırdığı” iddiasıyla aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da olduğu 12 kişi hakkında açılan davanın dördüncü duruşması bugün (1 Nisan) yapıldı.
Dört ismin savunmasının ardından tanık beyanları dinlendi. Savunmasını yapmayan tek sanık olan Özgen Nama’nın bir sonraki duruşmada dinlenmesine karar veren mahkeme, davayı 6 Mayıs’a erteledi.
Kimler yargılanıyor?
İddianamede İmamoğlu’nun yanı sıra, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İBB davasından tutuklu Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner ile Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Özgen Nama, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş hakkında, Siyasi Partiler Kanunu’nun 112’nci maddesinde yer alan “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla 1 yıldan 3’er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Bugünkü duruşmada CHP’nin önceki dönem Parti Meclisi (PM) üyesi Hüseyin Yaşar, eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılınçaslan, Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş savunma yaptı.
Sanıklar “iftira” dedi
İlk olarak Kılınçaslan, CHP’nin kurultayları için davalarda şikâyetçi olan eski İzmir delegesi Hatip Karaaslan ile bir görüşme yapmadığını ve herhangi bir para almadığını söyledi. Kılınçaslan’ın avukatı da müvekkilinin Karaaslan ile görüştüğüne dair bir kanıt olmadığına ve MASAK raporlarında da hesabına bir milyon lira girmediğinin anlaşıldığına dikkat çekti. Kılınçaslan’ın CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından il başkanlığı görevinden alındığını kaydeden avukatı “Müvekkilim zaten Kemal Kılıçdaroğlu karşısında aday kim olursa olsun onu desteklerdi. Bunun için para alma ihtimali gerçekçi değildir” diye savunma yaptı.
Hüseyin Yaşar savunmasında, yine şikâyetçi isimlerden eski Batman delegesi Yılmaz Özkanat’ın kendisiyle ilgili iddialarına yanıt verdi. Özkanat’ın kendisiyle Ankara’da otelde bir araya gelip Özgür Özel’i desteklemesi için Yaşar’ın para aldığı yönündeki ifadesine Yaşar “İftira atıyor. Biz tam tersi Batman’da bir araya geldik. Orada toplantıda ‘Kim hangi adayı isterse onu desteklesin’ dedik. Özgür Özel için ilk imza atan zaten kendisi, yani Yılmaz Özkanat’tır. ‘Özgür Özel’e destek verip, kızını yönetime aldı’ diyor bana ama biz seçimi çok daha önce yaptık, o zaman Kemal Kılıçdaroğlu bile daha aday değildi, ayrıca kızım yedek üye olarak seçilmişti” diye karşılık verdi.
Kurultay günü geç geldiğini ve oyunu pek çok delegeden sonra kullandığını söyleyen Yaşar, kimseye baskı yapmadığını belirtti. Yaşar, il başkanı olamadığı için Özkanat’ın kendisine iftira attığını öne sürdü ve hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.
Bitlis’in şu anki il başkanı Metin Güzelkaya da, önceki il başkanı Veysi Uyanık’ın kendisine iftira attığını ifade etti. Güzelkaya “Ben zaten Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim” diyerek bunun videosunu mahkemeye sunduğunu belirtti.

“Pavyona gitmedim diye açıklama mı yapayım?”
Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş ise 38. Olağan Kurultay sürecinde Özgür Özel’i destekledikleri için baskı gördüklerini söylerken “Partimiz zarar görmesin diye bunları anlatmıyoruz” dedi. Kurultay için Ankara’ya gelen delegeleri eğlence mekânlarına götürdüğü iddia edilen Eş “Ben pavyona gitmedim diye açıklama mı yapayım ya? Benim bir HTS kaydım Ulus’ta çıksın, söz veriyorum il başkanlığını bırakacağım” diye kendini savundu.
Davacı beyanlarını ve tanık ifadelerini kabul etmeyen Eş “Bunlar bizim şerefimizle oynamaya çalışıyor. Yandaş basına çıkıp konuşuyor. CHP yükselişe geçti, bunların amacı kendi rantlarını korumak için CHP’ye çökmektir” diye konuştu. Eş, savunmasına şöyle devam etti:
“Benim delegem oyunu bin dolara satacak olsa diğer taraf bunu vermeyecek miydi? Erzurum’da mevcut genel başkana karşı çıkmak kolay bir şey mi? Geldiler ‘Para dağıttılar, bir gece önce pavyona gittiler’ dediler. İnsan para alsa bile çıkıp televizyonda söyler mi? Bunların psikolojik tedavi görmesi lazım. Asıl baskıyı tehdidi gören biziz, o şartlarda ‘Özgür Özel gelsin’ diyen biziz. 28 Ekim’de (2023) Twitter’da açıkça Özgür Özel’e desteğimi ilan ettim, ona da oy verdim.”
Karabat ile pazarlık iddiası
Sanık savunmalarının ardından tanıklar dinlendi. Veysi Uyanık, o dönemde de Bitlis İl Başkanı olan Metin Güzelkaya’nın kurultaydan önce kendisini İstanbul’a davet ettiğini, Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile toplantı yaptıklarını söyledi. İmamoğlu’nun yarım saat orada kaldığını, değişimin gerekli olduğunu söyleyip destek istediğini anlatan Uyanık, İmamoğlu’nun “Bir talebin olursa Özgür Karabat burada onu görevlendiriyorum, işe alım ya da neye ihtiyacınız olursa Ankara’da Özgür Karabat görevlidir” dediğini iddia etti. Uyanık Karabat ile pazarlık yaptığını öne sürdü:
“Karabat’a uğradım ‘Herkese para pul dağıtıyorsunuz, bizim delegelere ne veriyorsunuz’ dedim. ‘100 bin lira verelim’ dedi. Dedim ‘Hayırdır ya, ayıp değil mi?’ ‘O zaman 200 bin vereyim, dağıtın’ dedi, tamam dedim sonuçta bir sıfırdan iyidir. ‘Arabam yok’ dedim, şoförü Sırrı beni bıraktı. Sırrı akşam beni aradı, ‘Yanlış kart vermişim onlar Baki Aydöner’e gidecekti’ dedi. Ben poşeti açmamıştım, sonra açtım baktım üç harfli marketlerin alışveriş kartları. İçinden bir kısmını arkadaşlarıma vermek için aldım, sonradan öğrendim 1,5 milyon lira civarındaymış. Nolur nolmaz ben bagajda fotoğrafını çektim, o sırada Sırrı Baki Aydöner’i aradı. 100 bin lira aldım ben Özgür Karabat’tan, 100 bin lira da daha sonra il başkanımız Metin Güzelkaya’ya verecekti, öyle anlaştık. 20’şer bin lirasını dağıttık, 20 bin lirası da bende kaldı ‘Bakın bununla da akşam yemek ısmarlayacağım’ dedim.”

İmamoğlu’na kızıp verilen kurultay ifadesi
Uyanık, neden kurultayla ilgili ifade verdiğini şöyle anlattı:
“Ben Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı üç sene mücadele ettim. Ekrem İmamoğlu ‘Bana bakan Atatürk’ü görür’ diye cezaevinden bir açıklama yaptı. Bu söze parti yönetiminde kimseden ses yok. Ne demek? Benim içim içimi yiyor. Bir basın toplantısı düzenledim. Daha önce beni aramışlardı tanık olmam için, geldim Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade verdim. Bunlar parayla pulla partiyi alacak. Baki Aydöner PM üyesi, yanında genel başkanın sesi çıkmıyor. CHP kurucu partiyse, devletin bir kurumu olarak görüyorum, devlet bu meseleye sahip çıkacak.”
Hâkimin “Metin Güzelkaya’nın bizzat parayı aldığını gördün mü? Özgür Karabat’tan ikiniz mi aldınız” sorusuna Uyanık “Karabat’tan ben aldım, 20’şer ilçe başkanlarına dağıttığımda Güzelkaya da yanımdaydı. Sonra da Güzelkaya 100 bin lira alacaktı, öyle pazarlık yaptık” diye yanıtladı. Soru üzerine Uyanık, Karabat ile yaptığı pazarlıktan Güzelkaya’nın haberi olmadığını ama kurultaydan sonra parayı aldığını teyit ettiğini söyledi.
Baki Aydöner’in avukatının “Aydöner’i oyların sayım dökümünde görev alırken, hile karıştırırken gördünüz mü” sorusuna ise Uyanık “Parti üstü bir adam, öyle bir görev alamaz ki. Broşür dağıtıp oy isterken gördüm” diye yanıt verdi. Güzelkaya’nın avukatı ise Uyanık’a “Ekrem İmamoğlu’nun iş vaadini savcılık ifadesinde söylemediniz, yeni mi aklınıza geldi?” diye sordu. Uyanık “Hayır televizyon programlarında da söyledim. Savcılığa o an aklıma gelenleri anlattım” dedi. WhatsApp yazışmalarını neden savcılığa sunmadığı sorusuna ise Uyanık “Niye sunuyum? Sunacak o kadar bilgi belgem var ki. Benim Meclise giriş kayıtlarım, HTS kayıtlarım hepsi ortada devletin elinde belgeli, tespitli” diye yanıtladı.
Uyanık’a son olarak “İmamoğlu’nun ‘Bana bakan Atatürk’ü görür’ cümlesine çok kızdınız, partiden bir tepki gelmeyince de gidip bunları anlattınız doğru mu anlıyorum” sorusu yöneltildi. Uyanık’ın “Evet” demesi üzerine avukatlar beyanını bu çerçevede değerlendirdi.

Görgüye dayalı olmayan şahitlik
Tanık Ferhat İşçimen, geçmiş beyanlarında Twitter space odasında duyduklarını anlattığını söyledi, “Para alışverişine şahit değilim” dedi. Avukat Çağlar Çağlayan; Erkan Çakır, mevcut Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın para aldığına dair videoyu Ferhat İşçimen’den aldığına dair beyanını hatırlattı. Böyle bir video olup olmadığı sorusuna ise İşçimen kurultay günü çok video olduğu ve söz edilen videoyu hatırlamadığı şeklinde yanıt verdi.
İşçimen 4-5 Kasım 2023’te kurultay salonunda olduğunu ve partinin görevlendirdiği 23 sandık kurulu üyesinden biri olduğunu söyledi. Avukat Çağlayan’ın “Burada görev yaparken herhangi bir delegenin birbirine para verdiğini, aldığını gördünüz mü” sorusuna karşılık İşçimen “Salon içerisinde görmedim” dedi.
Eski bakandan “şaibe” açıklaması
Deniz Baykal döneminde CHP’nin etkili isimlerinden biri olan eski CHP milletvekili ve eski Devlet Bakanı Mehmet Sevigen de tanık sıfatıyla duruşmaya katıldı. SEGBİS’le bağlanan Sevigen “Görgüye dayalı bir bilgim yok. Ben partiden ihraç edilmiştim. Benim bildiğim CHP’liler menfaat karşılığı oylarını değiştirmezler” dedi.
Bizzat gördüğü bir menfaat temini olmadığını söyleyen Sevigen, geçtiğimiz yıl AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “şaibeli kurultay” iddiasını dile getirdiğini hatırlattı. “CHP yöneticilerinin sesi çıkmamıştı, sonra Kemal Kılıçdaroğlu ‘Buna cevap verin’ dedi” diyen Sevigen kendisinin de bu iddialara yanıt verilmesini istediği için konuyu gündeme getirdiğini söyledi.
Sevigen “En büyük üzüntüm CHP’nin mahkeme koridorlarında tartışılması. İkinci dönem kuruculuğunu yaptım, bakanlık yaptım. Benim tanıdığım, bildiğim hiçbir CHP üyesi menfaat karşılığı oyunu değiştirmez” ifadelerini kullandı.
Av. Çağlayan: “Tanıklar parti yönetimiyle husumetli olduğu için beyanda bulundu”
Tanık ifadelerinin alınmasının ardından avukat beyanlarına geçildi. Avukatlar, müvekkilleri üzerine atılı suçları reddederken davada Ekrem İmamoğlu’nun müdafiiliğini üstlenen avukat Çağlar Çağlayan şunları söyledi:
“Tanıkların, tanıklık yapmalarındaki motivasyon ortaya çıkmıştır. Tamamı siyasi açıdan mevcut parti yönetimiyle husumetli olduğu için bu beyanlarda bulunmuşlardır. Başka dosyalarda da, bu dosyada yargılanan sanıkların aleyhine tanıklık yaptıklarını itiraf etmişlerdir. Soruşturma aşamasında aynı beyanlarda bulunmuş olunmasına rağmen aleyhine beyanda bulunulan kişiler sanık, bu kişiler tanık yapılmıştır. Bu konuda Yusuf Göğerkaya ve Veysi Uyanık ile ilgili suç duyurusunda da bulunacağız. Her ikisi de para aldığını, hatta biri para dağıttığını ifade etmiştir. Bu karşılıklı işlenen bir fiildir, tanıklıklarına itibar edilecekse sanık olmaları gerekir.”
Tüm tanıkların görgüleri olmadığını, sadece birinin kurultay salonunda cep telefonu kutuları gördüğünü anlattığını aktaran Çağlayan, bunun ispatlanamadığını, tanığın bu kutuların kurultay salonunun neresinde olduğu sorusuna da “Hatırlamıyorum” dediğini dile getirdi. “Somut görgü olarak tek iddia bu iken bunu da destekleyememiştir” diyen Çağlayan, tanık beyanları birbirini tekrar ve teyit etmediğinden, karara dayanak olamayacağını belirtti.
Mahkeme ara kararında, Yusuf Göğerkaya ve Veysi Uyanık hakkında suç duyurusunda bulunulması talebini reddetti.








