Emekli Büyükelçi Fatih Ceylan, Türkiye’de kurulacak yeni NATO karargâhını yorumladı: “Süreç 2022’de başladı”

NATO

Türkiye’de kurulacak yeni NATO karargâhı Türkiye’nin gündeminde. Türkiye’nin NATO’daki eski Daimi Temsilcisi ve Emekli Büyükelçi Fatih Ceylan sürecin “yeni bir karar değil, yıllardır adım adım ilerleyen bir planın sonucu” olduğunu söyledi. Ceylan, “Türkiye’nin bilgisi ve onayı olmadan bu tür yapılanmalar mümkün değil” dedi.

Türkiye’de son günlerde gündeme gelen NATO’nun çok uluslu karargâh kurma planı ve Karadeniz’deki askeri yapılanmalar kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Millî Savunma Bakanlığı (MSB) geçen hafta önce NATO’nun Türkiye’de Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurma sürecinde olduğunu açıkladı, ardından da Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında İstanbul’da Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı bilgisi paylaşıldı.

Türkiye’nin NATO’daki eski daimi temsilcisi ve emekli Büyükelçi Fatih Ceylan, Medyascope’a verdiği röportajda, sürecin arka planını anlattı.

Ceylan’a göre, tartışmaların aksine söz konusu yapılanmalar yeni değil ve ani bir kararın sonucu da değil. “Bugün karşımıza çıkan tablonun kökleri 1994 NATO Brüksel Zirvesi’ne dayanıyor” diyen Ceylan, NATO’nun Soğuk Savaş sonrası dönemde çok uluslu ve entegre kuvvet yapısına geçtiğini hatırlattı.

Süreç ne zaman başladı?

Ceylan, Türkiye’de kurulması planlanan karargâhların esas olarak 2022 Madrid Zirvesi’nde kabul edilen yeni NATO Stratejik Konsepti ve 2023 Vilnius Zirvesi kararlarının bir sonucu olduğunu söyledi. Bu kararlarla birlikte NATO’nun savunma planlarının güncellendiğini ve çok alanlı (kara, hava, deniz, siber ve uzay) bir yapı hedeflendiğini belirtti.

Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Türkiye’nin haberi yoktu” iddialarına da değinen Ceylan, bu görüşü net biçimde reddetti. “Bu tür kararların Türkiye’nin bilgisi ve onayı dışında alınması mümkün değil” diyen Ceylan, NATO’nun hükümetler arası bir ittifak olduğunu ve üye ülkelerin rızası olmadan böyle adımların atılamayacağını vurguladı.

“Her şey oldu bitti değil”

Ceylan, MSB’nin açıklamasının ardından kamuoyunda oluşan “karargâh kuruldu ve NATO kuvvetleri Türkiye’ye geliyor” algısının da gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Bir karargâhın kurulmasının uzun bir sertifikasyon ve onay sürecine bağlı olduğunu belirten Ceylan, bu sürecin yıllar alabileceğini söyledi.

“NATO kuvvetleri hemen gelip yerleşecek gibi bir durum yok” diyen Ceylan, bu tür yapılanmaların ancak kriz durumlarında devreye girecek şekilde planlandığını anlattı.

Ceylan’a göre kamuoyundaki tartışmaların temelinde bilgi eksikliği ve zamanlama hatası yatıyor. Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ve bölgedeki gerilim sürerken yapılan açıklamaların, sürecin yanlış anlaşılmasına yol açtığını ifade etti.

“Bu kararlar yeni değil ama hassas bir dönemde açıklanınca soru işaretleri oluştu” diyen Ceylan, daha şeffaf ve zamanında bilgilendirmenin tartışmaları azaltabileceğini belirtti.

Montrö tartışması ve Karadeniz’deki dengeler

Öte yandan Bakanlık, İstanbul’da kurulması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı’na ilişkin açıklamayı 28 Mart’ta yaptı. İstanbul’da kurulması planlanan yeni komutanlığın temel görevi de oluşturulacak çok uluslu bir mekanizmayla Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin korunması ve savaşı sonlandıracak anlaşmayla oluşturulması öngörülen düzenin işlemesini sağlamak olacak.

Peki bu Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne aykırı mı?

Ceylan, Karadeniz’de daimi bir NATO askeri yapılanmasının Montrö’ye aykırı olduğunu açık biçimde ifade etti.

Ancak Türkiye’nin Karadeniz’de artan güvenlik riskleri nedeniyle kendi önlemlerini almasının kaçınılmaz olduğunu belirten Ceylan, Bulgaristan ve Romanya ile kurulan işbirliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin kırmızı çizgisi Montrö’nün değiştirilmemesidir” diyen Ceylan, mevcut adımların bu çerçevede atıldığını ve Türkiye’nin kontrolü elinde tuttuğunu vurguladı.

Fatih Ceylan’ın Ankara Politikalar Merkezi’ndeki (APM) yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.