Türkiye’de değişen siyasi iklim ve CHP’nin içinde bulunduğu yargı kıskacının ele alındığı programda, hukuki ve siyasi baskıların CHP üzerindeki etkileri konuşuldu. Göksel Göksu’nun konukları CHP avukatı Çağlar Çağlayan, Prof. Dr. Ali Çarkoğlu ve siyasetçi Nesrin Nas “CHP bu cendereden çıkabilecek mi, çıkarsa nasıl çıkacak, Özgür Özel’in ara seçim çağrısı karşılık bulacak mı?” sorularına cevap aradı.
Videonun özeti
- CHP’nin içinde bulunduğu hukuki baskılar ve yargı süreçleri tartışıldı; Çağlar Çağlayan, davaların sayısının düştüğünü belirtti.
- Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, yargının muhalefeti nasıl etkilediğine ve seçim stratejilerinin önemine vurgu yaptı.
- Nesrin Nas, CHP’nin ara seçim çağrısını stratejik açıdan önemli buldu ve muhalefetin iktidarı zorlaması gerektiğini ifade etti.
- Güvenlik ve bekâ söyleminin seçim süreçlerindeki rolü ele alındı; muhalefetin bu konuda hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı.
- Programda, CHP’nin hukuki ve siyasi durumu ile ara seçim tartışmaları üzerine farklı bakış açıları sunuldu.

CHP kurultayları ve İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin davaları değerlendiren Çağlar Çağlayan, toplam 14 davanın bir kısmının düşmesi ve birleşmesiyle sayının üçe indiğini söyledi. Kurultay davasının daha önce reddedildiğini hatırlattı.
İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin bazı dosyalarda sürecin uzadığını belirten Çağlayan, “Dosyada aslında karar çıksa çıkar ama hâkim dosyayı uzatıyor” dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu ceza davası sürecinde ortaya atılan kayyum iddialarına değinen Çağlayan, “Bu iki kavram karıştırılıyor” ifadelerini kullandı.
“Mahkemelerin tarafsız olduğunu her bakanın çıkıp söylediği ve gerçekten tarafsız olması gerektiği bir yerde bir gazetenin köşe yazarının iktidarın mahkemeden çıkacak karar konusunda bir tarafa doğru eğilimli olduğu yönündeki iddiasını neye göre ortaya atıyor, bunu bilemiyorum. Ama şu andaki hukuki durum, ceza davası devam ediyor, bir süre daha devam edecek. Hukuk davaları da ya reddedilmiş ya reddi bekliyor durumdalar.”
CHP’de yerel siyaset yapmanın kriminalize edilmiş bir konu hâline getirildiğini söyleyen Çağlayan, ara seçim tartışmasına ilişkin sürecin yalnızca hukuki değil, siyasi ve toplumsal boyutu olduğuna dikkat çekerek, “Evet istifa kabule bağlı ama bu işlerin bir de toplumsal karşılığı var” dedi.
“Lawfare” ve seçim stratejisi tartışması: “Muhalefet paralize ediliyor”
CHP’ye yönelik yargı süreçlerini “hukukun savaş aracı hâline gelmesi” olarak tanımlayan Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, “Bu lawfare’in tam karşılığı” dedi. Sürecin özellikle 31 Mart seçimlerinin ardından hız kazandığını belirten Çarkoğlu, açılan davaların muhalefeti doğrudan etkilediğini ifade ederek “Adayın kendini seçmen karşısında hazırlayıp gündem belirleme yeteneği elinden alınmış durumda” değerlendirmesini yaptı. Bu durumun muhalefeti paralize etmesine karşın aynı zamanda seçmen tabanını konsolide ettiğini söyleyen Çarkoğlu, “Konsolidasyon var ama karşı taraftan seçmen devşirilmezse bunun anlamı yok.” dedi.
Muhalefetin yalnızca yargı süreçlerine odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Çarkoğlu, CHP’nin mahkemeler dışında da siyaset yapan bir muhalefet hâline gelmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Güvenlik ve beka söylemi
ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonucu küresel etki gösteren savaş dinamiklerinin de dikkate alınması gerektiğini söyleyen Çarkoğlu, güvenlik ve bekâ söyleminin seçim süreçlerindeki belirleyici rolüne vurgu yaptı. Çarkoğlu, önceki seçimlerden örnekler vererek “Güvenlik gündemi öne çıktığında ekonomi geri planda kalıyor.” dedi.
Muhalefetin bu alandan uzak durmasının stratejik hata olabileceğini belirten Çarkoğlu, “Güvenliği bir tarafa bırakıp sadece ekonomi demek işe yaramıyor” ifadesini kullandı.
Medyanın etkisine de değinen Çarkoğlu, güvenlik tartışmalarının büyük ölçüde iktidarın çerçevesinde yürüdüğünü ifade ederek, “Muhalefet buna karşı bir strateji geliştiremezse avantaj iktidara geçer” değerlendirmesinde bulundu.

Nesrin Nas: “Ara seçim taktik olarak yanlış değil”
CHP’nin ara seçim çağrısını değerlendiren Nesrin Nas, çağrıyı stratejik olarak önemli bir taktik olarak değerlendirdi.
Muhalefetin amacının iktidarı Meclis’te pozisyon almaya zorlamak olduğunu söyleyen Nas “AK Parti ve MHP’nin ‘hayır’ oyu vermesi, ‘seçimden kaçıyorlar’ söylemini güçlendirir” dedi.
İktidarın güvenlik ve “beka” söylemi Nesrin Nas’ın da gündemindeydi. Muhalefetin buna karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Nas “Bölgemiz yangın yeri, bunların derdi seçimdir söylemine karşı bir cevap verilmesi lazım” ifadesini kullandı.
Ekonomik krizin savaşın etkisiyle daha da derinleştiğini kaydeden Nesrin Nas “Bugün sorun çok derin ve çok ağır. Senin aç mı tok mu olacağına bir kişi karar veriyor. Muhalefetin bu tabloyu topluma anlatması gerek” dedi.








