İSTANBUL (BBC, Reuters) – ABD Başkanı Donald Trump, doğumla vatandaşlık hakkını sınırlayan kararnamenin görüşüldüğü Yüksek Mahkeme duruşmasına katıldı. Mahkemenin yaz başında vereceği karar, ABD’de vatandaşlık tanımını kökten değiştirebilir.
Haberin özeti:
- ABD Başkanı Donald Trump, doğumla vatandaşlık hakkını sınırlayan kararnamesinin görüşüldüğü Yüksek Mahkeme duruşmasına katıldı.
- Duruşmada, kararnamenin ABD’deki vatandaşlık anlayışını köklü bir şekilde değiştirebileceği tartışıldı.
- Düzenleme, ebeveynleri ABD vatandaşı olmayan çocuklara otomatik vatandaşlık verilmesini engellemeyi hedefliyor, bu da yıllık 250 binden fazla bebeği etkileyebilir.
- Trump yönetimi mevcut yasal yorumun hatalı olduğunu savunarak, mahkemeden bu görüşü değiştirmesini istiyor.
ABD’de doğumla vatandaşlık hakkını sınırlamayı hedefleyen düzenleme, ülkenin en yüksek yargı organı olan Yüksek Mahkeme’de ele alındı.
ABD Başkanı Donald Trump, kendi imzasını taşıyan kararnamenin görüşüldüğü duruşmaya bizzat katılarak tarihe geçti. Trump, görevdeyken Yüksek Mahkeme’de sözlü duruşmaya katılan ilk başkan oldu.
Trump, duruşma sırasında izleyici bölümünün ön sıralarında yer aldı ancak kendi yönetiminin avukatının sunumunun ardından salondan ayrıldı. Trump, yaklaşık bir buçuk saat mahkemede kaldı.
Tartışmanın odağında ne var?
Davanın merkezinde, Trump’ın ikinci döneminin ilk gününde imzaladığı ve doğumla vatandaşlık hakkını sınırlandırmayı amaçlayan kararname var.

Düzenleme, ebeveynleri ABD vatandaşı olmayan ya da ülkede yasal kalıcı statüye sahip olmayan çocuklara otomatik vatandaşlık verilmesini engellemeyi hedefliyor.
Ancak söz konusu kararname, alt mahkemeler tarafından Anayasa’ya aykırı bulunarak uygulanmadan durduruldu. Yargıçlar, özellikle 1868 tarihli 14. Değişiklik ile ABD topraklarında doğan herkese vatandaşlık tanıyan yerleşik hukuki yorumun bu düzenlemeyle çeliştiğine işaret etti. 1898 tarihli Wong Kim Ark kararı da bu yorumun temel dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Trump yönetimi ise mevcut yorumun hatalı olduğunu savunuyor. Yönetimin başsavcısı, ABD vatandaşı olmayan ebeveynlerin çocuklarının “ABD’nin yargı yetkisine tabi olmadığını” ileri sürerek, mahkemeden bu konudaki yerleşik anlayışı değiştirmesini talep etti.
250 bin bebeği etkileyebilir
Düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde, ABD’de her yıl doğan 250 binden fazla bebeğin vatandaşlık hakkı etkilenebilir. Üstelik düzenleme yalnızca yasa dışı göçmenleri değil; öğrenciler, geçici vize sahipleri ve yeşil kart başvuru sürecindeki kişiler gibi ülkede yasal olarak bulunan yabancıları da kapsıyor.
Trump’ı eleştirenler, söz konusu adımın hem Anayasa’ya aykırı hem de ayrımcı bir yaklaşım içerdiğini savunuyor. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği temsilcileri, başkanın “vatandaşlığın tanımını kökten yeniden yazmaya çalıştığını” ifade ediyor.
Mahkeme nasıl bir sinyal verdi?
Yüksek Mahkeme’deki duruşma sırasında bazı yargıçların Trump’ın kararnamesine şüpheyle yaklaştığı görüldü. Kararın yaz başında açıklanması beklenirken, mahkemenin bu süreçte vereceği hüküm yalnızca göç politikasını değil, ABD’de vatandaşlık anlayışının temelini de yeniden şekillendirebilir.
Trump ise duruşma sonrasında yaptığı açıklamada doğumla vatandaşlık uygulamasını sert sözlerle eleştirdi ve ABD’nin bu konuda “dünyadaki en cömert ülkelerden biri” olduğunu savundu.






