İSTANBUL (Medyascope) – “Gençlerin İyi Olma Hali Raporu 2025”e göre, gençlerin yaşam memnuniyetinde sınırlı bir toparlanma olsa da ekonomik güvencesizlik, işsizlik ve gelecek kaygısı temel sorunlar olmaya devam ediyor.

Habitat Derneği ve Infakto RW iş birliğiyle hazırlanan “Gençlerin İyi Olma Hali Raporu 2025” yayımlandı. Türkiye’de gençlerin yaşam koşullarına dair en kapsamlı çalışmalardan biri olarak kabul edilen rapor, son iki yılda yaşam memnuniyetinde sınırlı bir artış yaşandığını ortaya koyarken, uzun vadeli düşüş eğiliminin henüz tersine dönmediğine işaret ediyor.
Rapora göre 2025 itibarıyla gençlerin yüzde 54’ü yaşamından memnun olduğunu belirtirken, geleceğe umutla bakanların oranı yüzde 45’te kaldı. Bu oranlar, 2023’e göre kısmi bir iyileşmeye işaret etse de 2017 seviyelerinin hâlâ belirgin biçimde gerisinde. Uzmanlara göre bu tablo, gençlerin geleceğe dair beklentilerinde temkinli bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
İşsizlik memnuniyeti belirleyen temel faktör
Araştırma, gençlerin yaşam memnuniyetinde en belirleyici unsurun çalışma durumu olduğunu ortaya koyuyor. Çalışan gençlerde memnuniyet oranı yüzde 58, öğrencilerde yüzde 55 olarak ölçülürken, iş arayan gençlerde bu oran yalnızca yüzde 27’de kalıyor. Geleceğe umutla bakma oranı da benzer şekilde çalışanlarda yüzde 50, öğrencilerde yüzde 48, iş arayanlarda ise yüzde 16 seviyesinde.
Bu fark, istihdamın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik bir güven duygusu sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmayı yürüten isimler, gençlerin iyi olma halinin büyük ölçüde yapısal koşullarla, özellikle de iş olanaklarıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.
Gençlerin yarısından fazlası çalışmıyor
Rapora göre gençlerin yüzde 52’si herhangi bir işte çalışmıyor. Yüzde 44’ü tam zamanlı, yüzde 4’ü ise yarı zamanlı istihdamda yer alıyor. Çalışmayanlar arasında öğrenciler ve iş arayanlar önemli bir yer tutarken, iş bulamamak temel nedenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Toplumsal cinsiyet farkı da dikkat çekici: Erkek gençlerin yüzde 59’u çalışırken, kadın gençlerde bu oran yüzde 38’de kalıyor. “Ev genci” olarak tanımlanan, ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençlerde de kadınların oranı erkeklere göre çok daha yüksek.
İş bulma kaygısı yaygın
Araştırma, gençler arasında iş bulma konusunda ciddi bir güvensizlik olduğunu ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 72’si iş arasa bile kolayca iş bulamayacağını düşünüyor. Aktif iş arayanlar arasında bu oran yüzde 94’e kadar çıkıyor.
Gençlere göre iş bulmanın önündeki en büyük engeller; yeterli iş olanaklarının olmaması, tanıdık eksikliği ve düşük ücretler. Bu bulgular, iş piyasasında yalnızca ekonomik değil, sosyal sermayenin de belirleyici olduğunu gösteriyor.
Girişimcilik ve yurtdışı eğilimi geriliyor
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise gençlerin girişimcilik isteğindeki düşüş. 2017’de gençlerin yüzde 63’ü kendi işini kurmak isterken, bu oran 2025’te yüzde 36’ya geriledi.
Benzer şekilde yurtdışına gitme isteğinde de azalma var. Eğitim için yurt dışına gitmek isteyenlerin oranı yüzde 20’ye, başka bir ülkede yaşamak isteyenlerin oranı ise yüzde 28’e düştü. 2023’te bu oranlar sırasıyla yüzde 28 ve yüzde 43’tü. Buna rağmen her dört gençten birinin göç etmeyi düşünmesi dikkat çekiyor.

Ekonomik memnuniyet düşük, borçluluk yaygın
Gençlerin yalnızca yüzde 40’ı maddi durumundan memnun olduğunu belirtirken, yüzde 84’ü ihtiyaç duyduğu gelirin altında yaşadığını ifade ediyor. Gençlerin önemli bir kısmı için en büyük gelir kaynağı hâlâ aile desteği.
Öte yandan gençlerin yüzde 35’inin kredi kartı, yüzde 19’unun ise ihtiyaç kredisi borcu bulunuyor. Bu durum, gençlerin erken yaşta borçluluk deneyimiyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
Sivil katılım düşük, dijital yetkinlik geriliyor
Araştırma, gençlerin sivil toplum faaliyetlerine katılımının oldukça sınırlı olduğunu gösteriyor. Gençlerin sadece yüzde 5’i gönüllü faaliyetlerde yer alırken, yüzde 8’i bir sivil toplum kuruluşuna üye.
Dijital alanda ise dikkat çekici bir çelişki var. Gençlerin yüzde 95’i her gün internete eriştiğini belirtmesine rağmen, yalnızca yüzde 28’i kendini dijital olarak yetkin hissediyor. Bu oran son yılların en düşük seviyelerinden biri.








