Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Siyasetname (83): Avrupa’da aşırı sağ neden yükseliyor?

afd

İSTANBUL (Medyascope) – Siyasetbilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Siyasetname’de Avrupa’da aşırı sağın yükselişini ve merkez partilerin oy kaybını değerlendirdi. Kalaycıoğlu’na göre ekonomik güvensizlik, göç tartışmaları ve seçmenin temsil edilmediği hissi aşırı sağın yükselişinde önemli rol oynuyor.

Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Almanya’daki son eyalet seçimlerinden hareketle Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve merkez partilerin gerilemesi konuştuk.

Almanya için Alternatif’in (AfD) yaklaşık 10 yıl önce yüzde 10 civarında olan desteğinin 2025 federal seçimlerinde yüzde 21’e ulaştığını hatırlatan Kalaycıoğlu, son eyalet seçimlerinin de bu eğilimin sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Berlin’de ise Die Linke’nin başarısına dikkat çeken Kalaycıoğlu, Almanya’da sağda ve solda merkezin dışındaki partilerin güçlendiğini belirtti.

Bu tablonun yalnızca Almanya’ya özgü olmadığını söyleyen Kalaycıoğlu, Avusturya, Fransa ve Birleşik Krallık başta olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde aşırı sağ partilerin desteğinin yükseldiğine dikkat çekti.

“İnsanlar ‘Biz kandırıldık’ diye düşünüyor”

Kalaycıoğlu’na göre merkez partilerin gerilemesinin arkasında 1980’lerden itibaren uygulanan ekonomi politikalarının yarattığı eşitsizlik ve güvensizlik de bulunuyor.

Serbest piyasa politikalarının büyüme yaratmakta başarılı olduğunu ancak refahın tabana aynı ölçüde yayılmadığını belirten Kalaycıoğlu, geniş kesimlerin ekonomik durumlarının düzeleceği vaadinin gerçekleşmediğini düşündüğünü söyledi:

“İnsanlar bakıyor, düzelmemiş. Dolayısıyla ‘Biz kandırıldık’ diye düşünüyor. Bunun temel sonucu, bu mesajı vermiş olan siyasi kadrolara ve partilere güvenmemek. Onlara olan güven hızla aşınıyor.”

Ekonomik güvensizliğin yanında göç konusundaki hassasiyetin özellikle Almanya’da aşırı sağa desteği açıklayan en güçlü değişkenlerden biri olduğunu söyleyen Kalaycıoğlu, seçmenin aynı zamanda siyasi olarak temsil edilmediğini düşündüğünü belirtti.

“‘Beni dışlıyorlar, benim sesimi duymuyorlar, adam yerine koymuyorlar’ diye düşünüyor. Oy veriyor ama göçmen meselesi değişmiyor. Dolayısıyla göçmenler konusunda çok daha radikal, köktenci değişiklikler öneren siyasi partilere doğru dönme ihtiyacı duyuyor.”

“Öfke, kırgınlık, aşağılanmışlık hissi”

Kalaycıoğlu, aşırı sağ partilerin başarısında seçmenin duygularını harekete geçirebilme kapasitesinin de önemli olduğunu vurguladı:

“Aşırı sağ partiler duyguları çok iyi yönetiyor. Duygular dediğim ne? Öfke. Kırgınlık. Aşağılanmışlık hissi.”

Oy verme davranışının yalnızca ekonomik ve rasyonel hesaplara dayanmadığını belirten Kalaycıoğlu, kolektif kimliklerin ve “yerli” olma vurgusunun da etkili hale geldiğini söyledi.

Ukrayna savaşının da aşırı sağ söyleme yeni bir alan açtığını anlatan Kalaycıoğlu, “Kaynaklarımız neden başka ülkelere aktarılıyor da biz burada geçinmekte zorlanıyoruz?” düşüncesinin bu partiler tarafından kullanıldığını belirtti.

Kalaycıoğlu’na göre Avrupa’daki merkez sağ ve merkez sol partiler açısından temel meselelerden biri, aşırı sağı hükümetlerin dışında tutan “yangın duvarının” ne kadar daha sürdürülebileceği. Bununla birlikte aşırı sağ partilerin iktidara geldiklerinde vaatlerini yerine getirmekte zorlanabildiklerini ve bunun seçmen desteğinde kayba yol açabildiğini de söyledi.

Avrupa’nın yaşlanan nüfusu nedeniyle dışarıdan iş gücüne ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Kalaycıoğlu, göç tartışmasının kolay bir çözümü olmadığını vurguladı. Göçmenlerin gönderilmesinin ekonomiye zarar verebileceğini, göçün sürmesinin ise siyasi tepkiyi büyütebildiğini söyledi.

Aşırı sağın bir başka açmazının gençlere yönelik bir gelecek tahayyülü sunmak olduğunu belirten Kalaycıoğlu, “Bunların söylemi daha çok geçmişe yönelik. Geleceği geçmişte arıyorlar” dedi ve ekledi:

“Eski, gençler için bir şey ifade etmiyor. Gençlere gelecek ve umut vadetmeniz lazım.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş