İSTANBUL (Medyascope) – Narin Güran’ın babası Arif Güran, kızının ölümüne ilişkin davada adil yargılama yapılmadığını savunarak başlattığı Ankara yürüyüşünün 17. gününde Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Güran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmek istediğini belirterek “Kızımın hakkını istiyorum, kızımın hakikatini istiyorum” dedi.
Narin Güran’ın babası Arif Güran, kızının ölümüne ilişkin yargılamada delillerin, raporların ve kamera kayıtlarının yeterince incelenmediğini savunarak Diyarbakır’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüşünü sürdürüyor. Ruşen Çakır’ın yayınına katılan Güran, 17. gününe giren yürüyüşte günlük ortalama 15-20 kilometre yol aldığını söyledi.
Yolculuk sırasında rahatsızlandığını ve üç gün Şanlıurfa’da hastanede kaldığını belirten Güran, buna rağmen yürüyüşünü sürdürdüğünü ifade etti.
“Deliller var ama hiçbir şeye bakılmadı”
Narin’in babası Arif Güran, yargılama sürecinin toplumsal baskı altında ve hızlı biçimde yürütüldüğünü belirtti. “Kızımın hakkını istiyorum” diyen Güran, dosyada deliller, raporlar ve kamera kayıtları bulunduğunu ancak bunların yeterince incelenmediğini söyledi.
Özellikle Dara 2 bölgesindeki kamera kayıtlarına dikkat çeken Güran, evine yaklaşık 800 metre mesafede üç kamera bulunduğunu belirterek bu görüntülerin tamamının ortaya çıkarılmasını istedi.
Güran, yürüyüşünün amacını Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne giderek Erdoğan’a ulaşmak ve kızının dosyasına ilişkin taleplerini anlatmak olarak açıkladı. Bugüne kadar yetkili kurumlardan kendisine herhangi bir dönüş yapılmadığını söyleyen Güran, en azından derdini dinleyecek bir kapı aradığını ifade etti.

“Narin’in hakikati konuşulmadı”
Güran, Narin’in ölümünün ardından ailesinin yoğun bir toplumsal baskı ve suçlamayla karşı karşıya kaldığını söyledi. Komşularının ve akrabalarının kendilerinden uzaklaştığını, kızının mezarı başında başlattığı adalet nöbetine uzun süre kimsenin katılmadığını belirtti.
Siyasetçilerin, medyanın ve sosyal medyadaki kişilerin olay hakkında farklı iddialar ortaya attığını söyleyen Güran, “Herkes hâkim oldu, herkes savcı oldu, herkes bilirkişi oldu” dedi.
Bu tartışmaların Narin’in ölümüne ilişkin gerçeklerin önüne geçtiğini vurgulayan Güran, “Narin’in hakikati konuşulmadı, Narin’in hakkı konuşulmadı” dedi.
Güran, geçmişte yaşanan tartışmaları yeniden gündeme getirmek yerine kızının dosyasına odaklanması gerektiğini belirterek “Yine Narin’den uzaklaşıyoruz” dedi.
“Ailemden kimse için suçlu ya da suçsuz demiyorum”
Ruşen Çakır’ın, cezaevindeki aile üyelerinin suçsuz olduğuna inanıp inanmadığını sorması üzerine Güran, savunmalarının iki yıldır sürdüğünü söyledi.
Güran, tartışmayı aile üyelerinin suçlu olup olmadığı üzerinden yürütmek istemediğini belirterek “Benim kızımın katili dosyadadır” dedi. Dosyanın gerektiği şekilde incelenmesi halinde gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını söyledi.
“1050 kilometre Cumhurbaşkanı için yürüyorum”
Ankara’ya ulaştığında Erdoğan tarafından kabul edilip edilmeyeceğini bilmediğini belirten Güran, buna rağmen yürüyüşünü sürdüreceğini söyledi. “Umut Allah’tır. İnsan umuduyla yaşar” diyen Güran, Cumhurbaşkanı ile görüşmeyi umduğunu ifade etti.
“Ben bir insanım, bir babayım. Bir evladın hakkını isteyen bir babayım” diyen Güran, yetkililere ve kamuoyuna seslenerek kendilerini kısa süreliğine kendi yerine koymalarını istedi.








