İSTANBUL (Medyascope) – Zeytin Dalı’nda bu hafta Müge İplikçi’nin konuğu Ursula K. Le Guin’in “Kedi Kitabı”nın çevirmenlerinden Bülent Somay oldu. Somay, Le Guin’in edebi külliyatını, felsefi derinliğini ve eserlerinin güncel toplumsal tartışmalarla ilişkisini değerlendirdi.
Ursula K. Le Guin’in “Kedi Kitabı”nın çevirmenlerinden Bülent Somay, Le Guin’in edebiyatını, düşünsel dünyasını ve eserlerinin bugünün toplumsal meseleleriyle kurduğu ilişkiyi anlattı. Kitabın, Le Guin’in vefatından sonra oğlu tarafından yazarın kedilerle ilgili anıları, şiirleri ve denemelerinin derlenmesiyle oluşturulduğunu söyleyen Somay, kitabın Le Guin’in sağlığında yayımlanmadığının altını çizdi.
“Büyümenin tek yolu kendi gölgenizle yüzleşmenizdir”
Bülent Somay, Le Guin’in kedilerle derin ve empatik bir “yoldaşlık” ilişkisi kurduğunu, onların bilinçli olup olmadığı gibi teorik tartışmalara girmeksizin doğrudan bir iletişim bağı geliştirdiğini ifade etti. Yerdeniz Büyücüsü’nün çok uzun bir proje olduğunu belirten Somay, sözlerine şöyle devam etti:
“Aslında ‘Yerdeniz Büyücüsü’ tek başına tasarlanmış bir kitap. Başı var, sonu var. ‘Bunun arkasına yeni bir roman daha takılabilir’ ya da ‘Birkaç roman daha eklenebilir’ diye tasarlanmış bir kitap değil. Mesela Tolkien gibi bir üçlemenin ilk kitabı değil. Aslında tek başına bir kitap. Bir ergenin büyüme hikâyesi. Ve bize bütün o romanın söylediği de şu: ‘Büyümenin tek bir yolu vardır: Kendi gölgenizle yüzleşmeniz’. Yüzleştiğiniz zaman büyürsünüz, yüzleşemezseniz çocuk kalırsınız. 80 yaşında da çocuk kalırsınız, kendi gölgesiyle yüzleşmemiş Donald Trump gibi.”

“İktidarın el değiştirdiği an devrim değildir”
Somay, fantazi türünün zamansızlığının, Le Guin’in Yerdeniz serisinin kalıcılığını sağladığını söyledi. Bülent Somay, felsefi temelli bilimkurgu eserlerinin ise devrim, cinsiyet ve toplumsal yapı üzerine derin sorgulamaları nedeniyle güncelliğini koruduğunu ifade etti:
“Devrimi, bir öznenin gerçekleştirdiği bir fiil olarak tasarlamak değil, devrimi öznenin varoluşu olarak tasarlamak önemli. Yani devrim, eğer olacaksa ya da tarihte olmuşsa, iktidarın el değiştirdiği ana kadar ne yaptıysanız odur. İktidarın el değiştirdiği an devrim değildir.”
Kitap tanıtım bülteni
“Kediler nerede başlayıp bittiklerini gayet iyi bilir. Geçsinler diye tuttuğunuz kapıdan ağır ağır dışarı çıkarken kuyruklarını üç beş santim içerde bırakacak şekilde duraksadıklarında, ne yaptıklarının gayet farkındadırlar. Kapıyı açık tutmaya devam etmek zorunda olduğunuzu bilirler. Kuyrukları bunun için oradadır. Kedinin ilişki sürdürme tarzıdır bu.”
Gönlümüze taht kuran bir yazar olmanın yanı sıra iflah olmaz bir kediseverdi Ursula K. Le Guin, çok küçük yaşlardan itibaren hayatını kedilerle paylaşmış, onları hep büyüleyici bulmuştu. Bu küçük kitap onun yıllar içinde kedilere dair kaleme aldığı yaratıcı ve oyunbaz eserlerden oluşuyor: şiirler, Süperfare ile Muhteşem Pisi’nin maceralarını anlatan bir çizgi roman, kedi psikolojisinin ve felsefesinin akıl sır ermez muammalarına ışık tutarak biz naçiz insanları aydınlatan kedi mektupları ve birbirinden sevimli çizimler…
“Bir kedinin varlığı beni insandışı dünyanın gizemiyle, akla meydan okuyan taraflarıyla, güzelliğiyle ve inatçı yabaniliğiyle temas halinde tutuyor,” diyor Le Guin. Kedileri, Le Guin’i ya da –daha iyisi– ikisini birden seviyorsanız, bu kitap tam size göre!








