İSTANBUL (Medyascope) – Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray’da 2022’de imzalanan Pretoria Barış Anlaşması’yla sona eren çatışmalar yeniden başladı. Guardian’a konuşan tanıklar, 15 yaşındaki çocukların dahi sokaklardan ve toplu taşıma noktalarından silah zoruyla götürüldüğünü anlatıyor.
Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray bölgesi yeniden savaşa sürükleniyor. Federal hükümet ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) öncülüğündeki güçler arasındaki çatışmalar 23 Eylül’de yeniden başladı. Böylece yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiği 2020-2022 savaşını sona erdiren Pretoria Barış Anlaşması’yla duran çatışmalar yaklaşık dört yıl sonra yeniden alevlendi.
Yeni çatışmalarla birlikte Tigray’da erkeklerin ve çocukların zorla silah altına alındığına ilişkin tanıklıklar da artıyor.
Guardian’a konuşan bölge sakinleri, silahlı grupların 15 yaşındaki çocuklardan 65 yaşındaki erkeklere kadar geniş bir kesimi askere almaya çalıştığını anlattı. Bazı tanıklar, çocukların ve gençlerin sokaklardan ve toplu taşıma noktalarından silah zoruyla götürüldüğünü söyledi.
Ancak zorla askere alma iddiaları yalnızca son çatışmalarla ortaya çıkmadı. Human Rights Watch, 6 Temmuz’da yayımladığı araştırmada Tigray’daki güçlerin en az Nisan 2026’dan bu yana sivilleri zorla silah altına aldığını açıkladı. Örgüt, 15 yaşındaki çocukların da sokaklardan, işyerlerinden, ev baskınlarından ve altın madenlerinden götürüldüğünü belgeledi.
“Beni yeniden savaşın dehşetine zorlamaktansa öldürün”
Guardian’ın güvenlik gerekçesiyle adını değiştirdiği 34 yaşındaki Gezu, 2020-2022 savaşında Tigray güçleri saflarında savaşanlardan biri. Çatışmalarda çok sayıda arkadaşını kaybeden Gezu, savaştan sağ çıktıktan sonra ailesini kurmaya hazırlanıyordu ancak çatışmalar yeniden başlayınca yerel yetkililerden yeniden silahlı gruba katılması yönünde çağrı aldığını anlattı.
Gezu, savaşa geri dönmeyi reddettiğini ve yetkililere kendisini yeniden cepheye göndermek yerine öldürmelerini söylediğini aktardı.
İnsanların gönüllü olarak silahlı gruplara katılmaması üzerine sokaklarda zorla insan toplamaların başladığını söyleyen Gezu, sonunda yaşadığı kenti terk etmek zorunda kaldığını anlattı.
52 yaşındaki Solomon ise özellikle 15-40 yaş arasındaki erkeklerin hedef alındığını söyledi, 15 ve 16 yaşındaki çocukların sokaklardan ve toplu taşıma noktalarından silah zoruyla götürüldüğünü gördüğünü anlattı.

Aileler çocuklarını ve yakınlarını saklıyor
Üç çocuk babası 40 yaşındaki Ephrem de zorla askere alınma korkusuyla çatışmalar başlamadan haftalar önce Tigray’dan ayrılmayı planladığını söyledi. Ephrem, evden her çıktığında eşi ve çocuklarının kendisinin sokaktan götürülmesinden korktuğunu anlattı.
Guardian’a göre bazı aileler yakınlarını askere alınmaktan kurtarmak için görevlilere rüşvet verirken, bölgeden ayrılabilecek maddi imkâna sahip olanlar aylardır başkent Addis Ababa’ya gitmeye çalışıyor.
Tigray’da neler oluyor?
Çatışmaların başlamasının ardından bölgeden çıkmak da giderek zorlaştı.
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi öncülüğündeki güçler 23 Eylül’de Mekelle’deki havalimanını ele geçirdi ve Ethiopian Airlines Tigray’a yaptığı uçuşları durdurdu.
Federal hükümet yanlısı güçler ise daha sonra karşı saldırıya geçti. 3 Ekim’de Mekelle Havalimanı yeniden hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Bir gün sonra, 4 Ekim’de federal hükümet yanlısı güçler Tigray’ın başkenti Mekelle’yi de yeniden ele geçirdi. TPLF geri çekildiğini doğruladı.
Ancak Mekelle’nin el değiştirmesi çatışmaların sona erdiği anlamına gelmedi.
Reuters’ın 5 Ekim’de yayımladığı habere göre Mekelle’nin kuzeybatısındaki hava saldırıları ve topçu ateşinde en az 17 kişi hayatını kaybetti. Adwa ve Sheraro’da da sivil kayıplar bildirildi. Bazı saldırıların kim tarafından düzenlendiği bağımsız olarak doğrulanamadı.
Bu savaşın en dikkat çekici yönlerinden biri de Etiyopya’daki ittifakların değişmiş olması.
TPLF ve altı silahlı grup eylül ayında Ethiopian Peoples’ Forces Alliance for Survival adlı yeni bir ittifak kurdu. İttifak, Başbakan Abiy Ahmed hükümetine karşı mücadele edeceğini açıkladı.
Bu gruplar arasında önceki savaşta Tigray güçlerine karşı federal hükümetin yanında yer alan Amhara kökenli Fano güçleri de bulunuyor.
Eritre’nin konumu da değişti.
2020-2022 savaşında Etiyopya ordusuyla birlikte Tigray güçlerine karşı savaşan Eritre, bugün Addis Ababa yönetimi tarafından TPLF öncülüğündeki ittifakı desteklemekle suçlanıyor. Eritre ise bu suçlamayı reddediyor.
Etiyopya ve Eritre arasındaki ilişkiler son haftalarda daha da gerildi ve iki ülke 1 Ekim’de diplomatik ilişkilerini kesti.
Değişen ittifaklar, Tigray’daki çatışmanın yalnızca Etiyopya’nın iç meselesi olarak kalmayabileceği yönündeki kaygıları da artırıyor. Eritre, Sudan ve Mısır’la yaşanan gerilimlerin yanı sıra Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim arayışı da Afrika Boynuzu’ndaki mevcut güç dengelerini etkiliyor.
2020-2022 arasında neler oldu?
Tigray’daki ilk savaş Kasım 2020’de başladı.
Federal ordu, Eritre güçleri ve Amhara milisleri savaş sırasında Tigray halkına yönelik savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla suçlandı. Tigray güçleri hakkında da Amhara ve Afar bölgelerinde sivillere yönelik ağır ihlaller gerçekleştirdiklerine ilişkin raporlar yayımlandı.
Savaşta kaç kişinin hayatını kaybettiği kesin olarak bilinmiyor.
Guardian’ın aktardığı İngiliz hükümeti tahminine göre çatışmalar, açlık ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle 300 bin ile 800 bin arasında sivil hayatını kaybetti.
Kasım 2022’de imzalanan Pretoria Barış Anlaşması çatışmaları durdurmuş, insani yardımın bölgeye yeniden ulaştırılmasının ve silahlı güçlerin terhis edilmesinin önünü açmıştı.
Ancak anlaşmanın ardından Tigray’ın geleceği, silahlı grupların terhis edilmesi ve Eritre güçlerinin bölgedeki varlığı gibi temel sorunlar çözülemedi.







