İSTANBUL (Medyascope) – Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde çatışmalar yeniden tırmandı. Tigray güçleri üç havalimanının kontrolünü ele geçirirken federal hükümet ile karşılıklı saldırı suçlamaları geldi. Uzmanlar, 2020-2022 arasında yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan iç savaşın ardından ülkenin yeni bir geniş çaplı çatışmaya sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor.
Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde federal hükümet ile Tigray güçleri arasındaki gerilim yeniden çatışmaya dönüştü.
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) bağlı güçler, 23 Eylül’de Tigray’ın merkezi Mekelle’deki havalimanının da aralarında bulunduğu üç havalimanının kontrolünü ele geçirdi.
Federal güçlerin bölgeden çekildiği belirtilirken Etiyopya hükümeti Tigray’a uçuşları askıya aldı.
Tigray bölgesel yönetimi ise federal hükümeti bölgeye yönelik bir “işgal” başlatmakla suçladı ve son saldırılarda piyade birlikleri, insansız hava araçları ve topçuların kullanıldığını öne sürdü.
Tigray yönetimi yaptığı açıklamada ordusuna saldırılara karşılık verme talimatı verildiğini bildirdi.
Federal hükümet cephesi ise çatışmaları başlatanın TPLF olduğunu savunuyor.
Başbakan Abiy Ahmed’in danışmanlarından Getachew Reda, TPLF’nin yalnızca Tigray’da değil, komşu Amhara ve Afar bölgelerindeki hükümet mevzilerine karşı da geniş çaplı saldırılar başlattığını söyledi.
Yeni bir iç savaş mı başlıyor?
Son gelişmeler, Etiyopya’da aylar boyunca artan gerilimin ardından yaşandı.
Tigray güçleri son dönemde yeni askerler toplamaya başlamış ve bölgesel parlamentonun kontrolünü ele geçirmişti.
TPLF, geçen hafta sonu ülkenin farklı bölgelerindeki altı isyancı grupla birlikte yeni bir ittifaka katıldı. Yedi grubun oluşturduğu ittifak, Abiy Ahmed hükümetini devirmeyi ve yerine kapsayıcı bir demokratik yönetim kurmayı amaçladığını duyurdu.
İttifakın içerisinde Amhara bölgesinde federal hükümete karşı savaşan Fano güçleri de bulunuyor.
Avrupa Üniversitesi Enstitüsü’nden Mehari Taddele Maru, yaşanan gelişmeler için, “Bu, tam kapsamlı bir savaş ilanına benziyor. Herkes olacaklara hazırlanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
2020-2022 arasında neler oldu?
Etiyopya, yalnızca birkaç yıl önce Tigray merkezli ağır bir iç savaştan çıktı.
2020’de başlayan savaşta federal Etiyopya ordusu ve Eritre güçleri, TPLF’ye karşı birlikte savaşmıştı.
2022’ye kadar süren çatışmalarda yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Savaş sırasında kitlesel açlık yaşanırken cinsel şiddet dahil ciddi insan hakları ihlalleri suçlamaları gündeme gelmişti.
Çatışmalar 2022’de varılan barış anlaşmasıyla sona ermişti.
Ancak taraflar arasındaki gerilim hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmadı.
TPLF, Abiy Ahmed hükümetini Tigray’a yönelik cezalandırıcı bir kuşatma uygulamakla suçlarken federal hükümet ise TPLF’yi Etiyopya’yı parçalamak isteyen dış güçlerin “Truva atı” olmakla suçluyor.
Son haftalarda Etiyopya ordusunun TPLF’ye karşı insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediği de belirtiliyor.
Eritre bu kez hangi tarafta olacak?
Yeni bir savaş durumunda en önemli belirsizliklerden biri Eritre’nin tutumu.
Eritre, 2020-2022 savaşında Abiy Ahmed hükümetinin yanında TPLF’ye karşı savaşmıştı.
Ancak savaşın sona ermesinden bu yana dengeler değişti.
Eritre lideri Isaias Afwerki ile Tigray yönetimi arasındaki ilişkiler yakınlaşırken Abiy Ahmed ile Eritre arasındaki gerilim arttı.
Gerilimin başlıca nedenlerinden biri Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim arayışı.
Denize kıyısı bulunmayan Etiyopya’nın başbakanı Abiy Ahmed, son dönemde ülkesinin ticaret ve güvenlik açısından Kızıldeniz’de bir limana ihtiyaç duyduğunu sık sık dile getiriyor.
Eritre ise Etiyopya’nın Assab Limanı’nı ele geçirmeye yönelik herhangi bir girişimine karşı çıkacağını belirtiyor.
ABD yaptırımları kaldırmıştı
Yeni çatışmalar, ABD’nin Etiyopya’ya yönelik silah ambargosunu kaldırmasından yalnızca günler sonra başladı.
Washington yönetimi, 2021’de Tigray savaşındaki ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle Etiyopya’ya silah ambargosu uygulamış, Eritre ordusu ve bazı üst düzey yetkililere yaptırım getirmişti.
ABD, 18 Eylül’de Etiyopya’ya yönelik silah ambargosunu kaldırırken Eritre’ye ilişkin bazı yaptırımları da yenilemedi.
ABD Hazine Bakanlığı, Etiyopya’ya ilişkin “ulusal acil durumun sona erdiğini” açıklamıştı.
Beş gün sonra Tigray güçleri üç havalimanını ele geçirdi ve bölgede ağır çatışmalar başladı.
ABD’nin Etiyopya Büyükelçisi Ervin Massinga, TPLF’nin “geniş çaplı saldırı başlatma kararını” eleştirirken diyaloğun hâlâ mümkün olduğunu söyledi.
Çatışmalar Addis Ababa’ya kadar uzanabilir mi?
TPLF ve Fano güçlerinin kuzey Amhara’daki Weldiya kentini çevrelemeye çalıştığı belirtiliyor.
Weldiya, Tigray ile başkent Addis Ababa’yı birbirine bağlayan ana güzergâh üzerinde bulunuyor.
Kentin isyancıların kontrolüne geçmesi halinde bunun başkente doğru daha geniş bir harekâtın başlangıcı olabileceği değerlendiriliyor.
İsyancı güçler ayrıca Afar bölgesine de girdi.
Buradaki çatışmaların, Etiyopya’nın uluslararası ticaretinin ve yakıt ithalatının büyük bölümünün geçtiği Cibuti Limanı bağlantısını tehdit edebileceği belirtiliyor.
Federal hükümetin en önemli üstünlüklerinden biri ise hava gücü.
Etiyopya ordusu 2021’de TPLF’nin Addis Ababa’ya doğru ilerleyişini insansız hava araçlarıyla durdurmuştu. Abiy Ahmed hükümetinin bugün daha büyük ve gelişmiş bir drone filosuna sahip olduğu belirtiliyor.
“Savaş Tigray’la sınırlı kalmayabilir”
Yeni çatışmanın yalnızca Etiyopya sınırları içinde kalmayabileceğine ilişkin endişeler de artıyor.
Eritre’nin TPLF ve Fano ile ilişkileri, Sudan’daki iç savaş ve bölgedeki farklı güçlerin birbirleriyle kurduğu ittifaklar olası bir Etiyopya savaşının daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşmesi riskini artırıyor.
Eritre, Sudan’daki iç savaşta Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin müttefiklerinden biri. Sudan ordusu ise Etiyopya’yı rakibi Hızlı Destek Kuvvetleri’ni desteklemekle suçluyor.
Bir TPLF yetkilisi yeni savaşın kapsamına ilişkin, “Tigray’la sınırlı kalmayacak. Eritre’yi de Sudan’ı da içine alacak” değerlendirmesinde bulundu.
Buna karşın çatışmaların henüz geri döndürülemez bir noktaya ulaşmadığı ve arabuluculuk yoluyla gerilimin düşürülmesinin hâlâ mümkün olabileceği belirtiliyor.
Kaynak: New York Times, The Economist







