İSTANBUL (Medyascope) – Ekrem İmamoğlu tutuklanmasından 19 ay sonra 14 Ekim’de ilk kez savunma yaptı. Gazeteciler gözaltında. Medyascope editör ve muhabirleri gelişmeleri canlı blogdan size aktaracak.
İmamoğlu, atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun davada “tanık” olarak dinlenmesini talep etti. Tutuklu İBB Başkanı, bugün de kürsüde yerini alıyor.
- İBB davası: İşte bilmeniz gerekenler
- Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının tam metni (14 Ekim 2026): “Aynaya baktılar, gördüklerini benim adıma iddianameye yazdılar”
- Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının tam metni (15 Ekim 2026): “Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘tanık’ olarak dinlenmesini talep ediyorum”
Günün bir diğer önemli gelişmesi de gazetecilere yönelik yeni operasyonlar. Gazeteci Bahadır Özgür, fon soruşturmasının gizliliğini ihlal ettiği suçlamasıyla gözaltına alındı. 163 bin takipçili X hesabı da erişime engellenen Özgür, geceyi nezarette geçirdi. Zaten ev hapsinde olan gazeteci Murat Ağırel de ayrı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Bu süreçle ilgili de gelişmeleri gün boyunca canlı blogumuzdan okuyabilirsiniz.
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'a bu linkten abone olup, ayrıcalıklardan faydalanabilirsin.
Murat Ağırel, Aylin Kotil ve Ömer Sarıgül gözaltına alındı
Fon soruşturması kapsamında “dezenformasyon” suçlamasıyla savcılıkta ifade veren, “imza atma” şeklindeki adli kontrol kararıyla serbest bırakılan ancak daha sonra cezası ev hapsine çevrilen gazeteci Murat Ağırel sabah saatlerinde gözaltına alındı.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığına göre Murat Ağırel ile birlikte siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül de gözaltına alındı, Emir Sarıgül hakkında da gözaltı kararı verildi.
Gazeteci Bahadır Özgür gözaltına alındı
Gazeteci Bahadır Özgür fon soruşturması kapsamında “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla gözaltına alındı.
Özgür’ün 163 bin takipçili X hesabı da erişime engellendi. Hesap, X tarafından henüz Türkiye’den görünmez kılınmadı.
Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ifade veren ve geceyi nezarette geçirmesi kararlaştırılan Özgür’ün bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Ekrem İmamoğlu savunmasının ikinci gününde ne dedi?
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasından yaklaşık 19 ay sonra, İBB davasının ikinci celsesinde dört gün boyunca savunma yapacak.
Ekrem İmamoğlu savunmasının ikinci gününde “Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘tanık’ olarak dinlenmesini talep ediyorum” diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu, savunmasına İstanbul’daki sel felaketinde hayatını kaybedenleri anarak başladı:
“Yağmur ve sel olaylarında elektriğe kapılarak hayatını kaybeden iki genç evladımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Yine sabah izlediğim kadarıyla su baskını esnasında düşüp, başını sert bir yere çarparak hayatını kaybeden genç kardeşimize de yine Allah’tan rahmet diliyorum.”
Ekrem İmamoğlu, CHP binasının satın alınmasına ilişkin atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “tanık” olarak dinlenmesini talep etti. “Ayıptır. İki kelime edecek edemiyor. Bu nasıl bir iş ya?” diyen İmamoğlu, il binasının satın alınmasıyla ilgili para toplama ve ödeme sürecinin suç olarak değerlendirilmesine itiraz etti. İmamoğlu şunları söyledi:
“Bir siyasi parti binası aldı. Ne bütçe katkısı? Türkiye’nin gayrimenkul alım sektöründe olduğu gibi bir kısmı resmi ödenirdi, bir kısmı gayri resmi ödendi. Burada Mustafa Can Poyraz çıktı. Ben de diyorum ki Can Poyraz kim? Baktım meğerse bu konuyla ilgili gelmiş, sanık. O dönemde İl başkanımızın basın danışmanı. Dedi ki, bağış kampanyasını anlattı, insanlara bağış yaptırdı. Kişi başı 55 bin lira verenler olduğunu. İşte zaten verilen para toplasan işte 300 küsur kişi yapar dedi. Bunların toplandığını oraya götürüldü. Biz onun için ili temsilen oraya gittik deniyor. Hatta bununla ilgili tutanak alındı deniyor avukattan. Avukat belli vesaire. Ya buradan suç çıkarılmaya çalışılıyor. Benim gözümün önünde, o dönemin genel başkanına, Kemal Kılıçdaroğlu’na bu olayın buranın nasıl alınacağı anlatıldı. İl başkanı anlattı. O da biliyor her şeyi. Her şeye laf yetiştiriyor. Bu konuda çıt yok. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu madde ile ilgili buraya tanık olarak çağrılmasını talep ediyorum. Ayıptır. Ayıptır ya. Sanki o il binası gökten zembille indi. Talep ediyorum. Tanık olarak dinletilmesini talep ediyorum. Ayıptır. İki kelime edecek edemiyor. Bu nasıl bir iş ya?”
“Parayla her şeyi yaparım zannediyorsun”
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçim öncesi para yolladığı belediyeleri kaybettiğini ileri süren Ekrem İmamoğlu, “Siyasetten uzaklaştın, milleti unuttun, parayla her şeyi yaparım zannediyorsun. O siyaset bu millette sökmez. Millet sandıkta karar verecek” dedi.
İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Yalvardılar. Birçok ilçe belediyesi. 6 sene boyunca. Dedim arkadaş bu doğru değil. Biz ilçelere hizmet edelim ama bu doğru bir yöntem değil yani. Ama bunu bu hükûmet, bu zihniyet yaptı, işte en somut örneği. Neymiş? Ekrem İmamoğlu iştirakleriyle fotokopi çekmiş falan filan. Ya Cumhurbaşkanlığının kasasından belediyelerine 45’er milyon lira para yolluyor. Niye? ‘Ula seçimi kaybediyorsunuz, bari biraz para yollayalım belki parayla kazanırsınız.’ Ekrem İmamoğlu’na karşı ne kadar fon biriktirirsen biriktir kazanamayacaksın, kazanamadın. üç tane Beylikdüzü’nde kaybettin, üç tane de İstanbul’da kaybettin. Bundan sonra da kaybetmeye mahkûmsun. Çünkü siyaset yapmayı unuttun. Milletten uzaklaştın. Parayla her şeyi yaparım zannediyorsun. ‘Korkutarak makamları alırım, belediye başkanlarını partime geçirtirim ya da boyun eğdirtirim ya da el öptürürüm, el öptürürüm’ zannediyorsun ama o siyaset bu millete sökmez, sökmeyecek.”
İBB iddianamesinin sekiz ayda yazılabildiğini söyleyen Ekrem İmamoğlu, “İddianame, Kasım 2005’te gözaltından tam sekiz ay sonra yazıldı. Mahkemeye sunulmadan önce gazetecilere dağıtıldı. Kabul edilmemiş bir iddianame şüpheyle bile paylaşılmaz. Bu iddianame, önce gazeteye gazetecilere verildi, yandaş gazetecilere. Bana ise üç ay sonra 22 Ocak’ta DVD’lerle ulaştırıldı. Rakamlara bakalım, 4 bin sayfa iddianame, 80 bin sayfa ek, cezaevinde haftada iki saat bilgisayar hakkı” dedi.







