Hafta Başı (104): İmamoğlu’ndan tarihi savunma | Erdoğan fon krizini kontrol edebiliyor mu? | Halk TV olayı

İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı’nın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi savunmasını ve fon skandalının siyasi etkilerini değerlendirdi. İkili ayrıca medya üzerindeki artan baskıyı Halk TV’ye kayyum atanması üzerinden ele aldı.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Ekrem İmamoğlu’nun dört gün süren savunmasını, fon krizinin siyasi etkilerini ve Halk TV’ye kayyum atanması üzerinden medya üzerindeki baskıları değerlendirdi.

Ruşen Çakır, İmamoğlu’nun dört gün süren savunmasını “tarihi bir an” ve “çok iyi çalışılmış bir metin” olarak nitelendirdi. Savunmanın performansa dayalı önemini vurgulayan Çakır, bunun TRT gibi ulusal kanallarda canlı yayınlanmasının mevcut iktidar tarafından asla kabul edilmeyeceğinin altını çizdi.

Hafta Başı (104): İmamoğlu'ndan tarihi savunma | Erdoğan fon krizini kontrol edebiliyor mu? | Halk TV olayı
Hafta Başı (104): İmamoğlu’ndan tarihi savunma | Erdoğan fon krizini kontrol edebiliyor mu? | Halk TV olayı

İmamoğlu’ndan tarihi savunma

Kadri Gürsel, savunmanın siyasi olmak zorunda olduğunu ve bu yönüyle başarılı olduğunu ifade etti:

“İmamoğlu’nun siyasi savunması, aynı zamanda bir direnişin, kendi direnişinin sadece bir haysiyet mücadelesi olmakla kalmayıp ideolojik ve siyasi bir çerçeveye oturtulması bakımından da önemli. Siyaset yapan bir kişinin başına bunlar geldikten sonra neden hedef alındığını, neyi istediği ve neyi yapmak istediği için hedef alındığını dört dörtlük bir şekilde açıklaması lazım. Bu imkân eline geçti. Bence de bu imkânı başarılı bir şekilde kullandı.”

Mevcut rejim ayakta kaldığı müddetçe İmamoğlu’nun cezaevinden çıkma ihtimalinin “sıfır” olduğunu söyleyen Gürsel, “Sadece Erdoğan’ın siyasi hayattan çekilmesinden bahsetmiyorum. Erdoğan’ın siyasi hayattan çekilmesinden sonra rejim içinde şimdiden başlamış olan güç mücadelesi zirve noktasına gelecek.  Birileri bu güç mücadelesinden galip çıkacak ve rejimin ömrünü bir süre daha uzatmaya çalışacaklar” diye konuştu.

Erdoğan fon krizini kontrol edebiliyor mu?

Ruşen Çakır, fon skandalının iktidar içinde ciddi bir rahatsızlık yarattığını söyledi. Çakır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın SPK Başkanı ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı gibi üst düzey isimleri görevden almasının, Erdoğan’ın normalde kadrolarını koruma eğilimine aykırı nadir bir adım olduğunu belirtti. 

Gürsel, skandalın büyüklüğü nedeniyle tamamen örtbas edilemeyeceğini, ancak Erdoğan’ın “hasar kontrolü” yapmaya çalışacağını söyledi. İktidara yakın medya organlarında yayınlanan anket verilerinin de bu hasar kontrolü amacına hizmet ettiğini belirtti.

Halk TV olayı

Çakır, Halk TV gibi milyonlarca izleyiciye sahip bir kanala kayyum atanmasına rağmen kamuoyunda yeterli tepki olmamasını “çok acı bir durum” olarak nitelendirdi. T24’ün erişeme engellenmesinin hukukun üstünlüğü ilkesini aşındırdığını vurgulayan Çakır, iktidarın rahatsız eden krizlerle karşılaştıkça bağımsız medyaya yönelik baskının artarak devam edeceğini söyledi.

Gürsel, medyaya yönelik baskının “basitçe” siyasi hesaplara dayandığını ve Halk TV’ye yönelik tepkisizliğin, iktidarın yıllardır RTÜK aracılığıyla uyguladığı cezalarla yaratılan bir “mühendisliğin” sonucu olduğunu ifade etti.

Halk TV’ye kayyum atanmasının ana nedeninin “fon” skandalı hakkında haber yapılmasını engellemek olduğunu söyleyen Gürsel sözlerini şöyle sürdürdü:

“En çok izlenen kanal Halk TV’ydi. Bunun da ivedilikle devre dışı bırakılması gerekiyordu. Cafer Mahiroğlu üzerinden bu yapıldı ve aslında bir yerde mala çöküldü. Rutin üzerinden yapılmadı, hızlı bir şekilde el koyma gerçekleşti. Bunun İmamoğlu’nun savunmasının başlangıç tarihine denk getirilmesi ise bence bu hamlenin fon meselesiyle ilgili olduğunu gizleme çabasıydı. Diğer gazeteci tutuklamalarıyla beraber ele alındığında, bu önlemi fon tartışmalarını bastırmak amacıyla atılmış bir adım olarak değerlendirmek gerekir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş