İsrail’de dengeleri Arap seçmenler değiştirdi, 18 sandalyeyle hükümeti belirleyebilirler

İsrail'de Arap partileri

İsrail’de sandık çıkış anketleri, Arap partilerin parlamentodaki sandalye sayısını 10’dan 18’e çıkarabileceğini gösteriyor. Binyamin Netanyahu ve Gadi Eisenkot’un bloklarının çoğunluğu sağlayamadığı seçimlerde, Filistinli seçmenlerin rekor katılımı hükümetin geleceğini belirleyebilir.

İsrail’de 27 Ekim’de yapılan parlamento seçimlerinin en dikkat çekici sonuçlarından biri, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin sandık çıkış anketlerinde elde ettiği tarihî başarı oldu.

Yüksek katılımın belirleyici olduğu seçimlerde, muhafazakâr Birleşik Arap Listesi (Ra’am) ile sol çizgideki Ortak Liste’nin toplam 18 sandalye kazanabileceği öngörülüyor. Bu sonuç kesinleşirse Filistinli partiler, parlamentodaki temsilini 10 sandalyeden 18’e çıkaracak.

İlk sandık çıkış anketlerinde Gadi Eisenkot’un öncülüğündeki muhalefet bloğu Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyonunun önünde yer aldı ancak gece boyunca güncellenen tahminlerde iki blok 51’er sandalyede eşitlendi. Hiçbir tarafın hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamaması, gözleri Arap partilere çevirdi.

İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan Filistinli vatandaşların yoğun katılımı, Netanyahu’nun seçim kampanyasının da en önemli tartışmalarından biri oldu.

Netanyahu, Arap seçmenlerin sandığa gitmesini sağ seçmeni harekete geçirmek için kullandığı bir tehdit söylemine dönüştürürdü.

Mansur Abbas: “Umutsuzluğu umuda dönüştürdük”

Ra’am lideri Mansur Abbas, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada Filistinli seçmenlerin sandığa yoğun katılımını değerlendirdi. Abbas, yıllardır yaşanan hayal kırıklığı ve umutsuzluğun bu seçimlerde yerini umuda bıraktığını söyledi.

Netanyahu hükümetini mümkün olan her yolla değiştirmek istediklerini belirten Abbas, önceliklerinin bu değişimi sağlayabilecek bir hükümetin kurulmasının önünü açmak olduğunu vurguladı.

Filistinli partilerin kazandığı sandalye sayısı, Eisenkot’un hükümet kurma hesaplarını da doğrudan etkileyebilir. Uzmanlara göre muhalefetin çoğunluğa ulaşamaması halinde Ra’am ve Ortak Liste ile görüşmesi gerekecek. Bu partilerin doğrudan koalisyona katılması veya kurulacak azınlık hükümetine dışarıdan destek vermesi olasılıklar arasında bulunuyor.

Ancak İsrail’de Filistinli partilerin katılımıyla hükümet kurmak siyasi açıdan oldukça tartışmalı. Yahudi seçmenlerin önemli bir bölümü, hükümetin parlamentodaki çoğunluğunun Arap milletvekillerinin desteğine dayanmaması gerektiğini savunuyor

Netanyahu’nun hedef aldığı seçmenler sandığa gitti

İsrail’deki Filistinli vatandaşların büyük bölümü, 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında topraklarını terk etmeyen Filistinlilerin soyundan geliyor. Bugün çoğunlukla Yahudi nüfustan ayrı kent ve yerleşimlerde yaşayan Filistinliler, ayrımcı konut politikaları, şiddet ve eşitsizliklerle karşı karşıya kalıyor.

İsrail’in kendisini Yahudi devleti olarak tanımlaması da dahil olmak üzere yıllardır süren siyasi anlaşmazlıklar, Filistinli seçmenlerin önemli bir bölümünün sandığa gitmemesinde etkili oldu ancak bu seçimlerde tablo değişti.

Filistinli seçmenlerin birçoğu, Netanyahu hükümetinin Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki politikalarına ve İsrail vatandaşı Filistinlilere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmasına duydukları tepkiyi sandığa taşıdı.

Netanyahu ise seçim kampanyası boyunca Arap karşıtı söylemlerini sürdürdü. Filistinli seçmenlerin yoğun katılımının ardından “solcuların ve Arapların seçimleri çalmaya çalıştığını” öne sürdü.

Böylece Netanyahu’nun sağ seçmeni harekete geçirmek için hedef aldığı Filistinli vatandaşların oyları, kendi koalisyonunun iktidarı kaybetmesinde belirleyici hale gelebilecek bir siyasi güç ortaya çıkardı.

2021’de Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştıran koalisyon yeniden kurulabilir mi?

Filistinli partiler arasında daha önce hükümete katılma deneyimi bulunan tek parti Ra’am.

Mansur Abbas liderliğindeki parti, 2021’de Naftali Bennett’in başbakanlığında kurulan Netanyahu karşıtı koalisyona katılmıştı. Bu, İsrail siyasetinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilmişti.

Ancak Ra’am’ın hükümete katılması, özellikle sağcı Yahudi seçmenlerin sert tepkisini çekti. Yaklaşık bir yıl sonra koalisyonun dağılmasının ardından Netanyahu yeniden iktidara geldi ve İsrail tarihinin en aşırı sağcı hükümetini kurdu.

Şimdi ise benzer bir senaryo yeniden gündemde. İlk anketlerin işaret ettiği sandalye dağılımı, Netanyahu karşıtı bir hükümetin kurulabilmesi için Filistinli partilerin desteğinin önemini artırıyor.

Bununla birlikte Ra’am ile Ortak Liste’nin siyasi öncelikleri ve koalisyona katılma konusundaki yaklaşımları aynı değil. Eisenkot’un bu partilerle nasıl bir uzlaşmaya varabileceği de henüz belirsiz.

İsrail’in en aşırı sağcı hükümetlerinden birinin geleceği, Netanyahu’nun seçim kampanyası boyunca hedef aldığı Filistinli seçmenlerin sandıktaki tercihlerine bağlı hale gelebilir.

Kaynak: NYT

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş