Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi.

Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta Ali Tekdağ’ın hikâyesini anlatarak açıklamalarını okudu.

Cumartesi Anneleri bu hafta ne dedi?

Cumartesi Anneleri, 1128. haftada gözaltında kaybedilişinin 32. yılında Ali Tekdağ’ın akıbetini sordu. Kayıp yakınları, kendilerini buluşma mekânlarından ayıran demir bariyerlerin önünde olduklarını belirtti. Devletin görevinin kaybedilen kişinin akıbetini ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayan aileler, zorla kaybetme dosyalarındaki etkisiz soruşturmalara itiraz etti. Cumartesi Anneleri sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir insan gözaltında kaybedildiğinde devletin görevi susmak, inkâr etmek ya da dosyayı zamanla unutturmak değildir. Devlet, kaybedilen kişinin akıbetini ortaya çıkarmak, delilleri toplamak, tanıkları dinlemek ve sorumluları yargı önüne çıkarmak zorundadır. 1128 haftadır zorla kaybetme dosyalarında hakikati gizlemenin araçlarından biri olan ve cezasızlığa yol açan etkisiz soruşturmalara itiraz ediyoruz.”

Ali Tekdağ kimdir?

Ali Tekdağ, yedi çocuk babasıydı ve Diyarbakır’da yaşıyordu. Babası Hamit Tekdağ ile birlikte Bağlar’da pastane işletiyordu. Cumartesi Anneleri’nin anlattığına göre HEP içinde siyasi faaliyet sürdüren Tekdağ, yoğun baskılara maruz kaldı, onlarca kez gözaltına alındı ve ağır işkencelerden geçirildi.

13 Kasım 1994’te eşiyle birlikte evden çıkan Ali Tekdağ, alışveriş yapmak üzere gittikleri Dağkapı’da, Şekerbank civarında sivil giyimli, telsizli ve uzun namlulu silah taşıyan kişiler tarafından zorla beyaz bir minibüse bindirilerek götürüldü. Tekdağ ailesinin ve İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) tüm girişimleri sonuçsuz kaldı, her seferinde “bizde yok” yanıtı verildi.

S.D. isimli bir kişi, gözaltına alınmasından 45 gün sonra Ali Tekdağ’ı Diyarbakır Çevik Kuvvet Merkezi’nde gördüğünü açıkladı. S.D., Tekdağ’ın “Aileme söyleyin beni katledecekler” diye bağırdığını aktardı.

Evrensel Gazetesi’nin 21 Ocak 1996’da yayımladığı “Bir JİTEM Subayı’nın İtirafları” başlıklı haberde, Ali Tekdağ’ın 120 gün süren ağır işkencenin ardından silahla taranarak öldürüldüğü bilgisi yer aldı. Habere göre Tekdağ’ın cesedi, tanınmaması için üzerine benzin dökülerek yakıldı ve Silvan-Diyarbakır karayolundaki bir dere yatağına gömüldü.

AİHM, yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi

Ailenin başvuruları üzerine açılan yedi soruşturma, takipsizlik ve yetkisizlik kararlarıyla kapatıldı. Bunun üzerine Hatice Tekdağ, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM, Ali Tekdağ’ın gözaltında kaybedilmesiyle ilgili soruşturmaların eksik ve yetersiz olması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmederek Türkiye’yi mahkûm etti.

Cumartesi Anneleri, Hatice Tekdağ’ın yıllar süren adalet mücadelesine ve annesi Arife Tekdağ’ın oğluna kavuşma umuduyla geçen ömrüne rağmen dosyanın karanlıkta bırakılmasını kabul etmediklerini söyledi. Cumartesi Anneleri, açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı:

“Gözaltında kaybedilişinin 32. yılında Ali Tekdağ hakkında hakikati bütün yönleriyle açığa çıkaracak ve sorumluları tespit ederek yargılanmalarını sağlayacak nitelikte soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi için yetkilileri göreve çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; Ali Tekdağ için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş