Lancet Geri Sayım Raporu – Sağlık ve İklim Değişikliği 2020: “İklim değişikliği, koronavirüs kriziyle birlikte ele alınırsa, birçok hayat kurtarılabilir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Lancet Countdown (Lancet Geri Sayım) Sağlık ve İklim Değişikliği 2020 raporunda, iklim değişikliğinin koronavirüs kriziyle birlikte ele alınması durumunda milyonlarca insanın hayatının kurtarılabileceğina belirtildi.

Paris İklim Anlaşması’nın beşinci yıldönümünde Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası, University College London, Tsinghua University gibi 35 farklı kurumdan 120 uzmanın 40’ı aşkın göstergeyi analiz ettiği rapor, endişe verici bir tabloyu ortaya koydu. Raporda, iklim değişikliğinin herkesin sağlığını tehdit ettiğine fakat 65 yaş üstünün daha fazla risk altında olduğuna dikkat çekildi.  

“2018 yılında 65 yaş üstü 296 bin kişi aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybetti”

Rapora göre, 2000-2018 arasındaki 18 yılda aşırı sıcaklara bağlı yaşamını kaybeden yaşlı nüfusu yüzde 54 artarken sadece 2018 yılında tüm dünyada 65 yaş üstü 296 bin kişi aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybetti. Türkiye ise sıcak hava dalgasına bağlı 65 yaş üstü ölümlerin en fazla görüldüğü ikinci bölge kategorisinde yer aldı.

Yapılan araştırmalara göre, 101 ülkeden sadece 51’inin ulusal sağlık ve iklim değişikliği stratejisi ya da planı bulunuyor. Fakat bu 101 ülkeden sadece dördü bu planları hayat geçirmek için yeterli finansal kaynak ayırmış durumda.

Salgın ve iklim krizi 

Raporla birlikte yayımlanan Lancet makalesinde, iklim değişikliğiyle salgının birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. İklim değişikliği ve ona neden olan faaliyetlerin -kentleşme, yoğun tarım uygulamaları, sürdürülebilir olmayan gıda sistemleri, hava taşımacılığı, turizm, ticaret ve fosil yakıtlara dayalı yaşam biçimi- çevreye zarar verdiği belirtildi. Bu da hayvanlardan insanlara geçen hastalıklara yol açan koşulların oluşmasını kolaylaştırıyor.

Raporda ayrıca, iklim değişikliği ve koronavirüs krizleriyle birlikte mücadele edilmesi durumunda, milyonlarca insanın sağlığının iyileştirilebileceği ve birçok hayatın kurtarılabileceği belirtildi.

The Lancet’in başyazarı Dr. Richard Horton, gelecekte oluşabilecek salgın riskini azaltmanın yolunun, iklim değişikliğiyle mücadele etmek olduğunu belirtti. Çevresel belirleyicilerin daha fazla ciddiye alınması gerektiğini söyleyen Horton, “İklimle mücadelenin aciliyetini anlamalı, biyolojik çeşitliliği korumalı ve medeniyetimizin temelindeki doğal sistemleri güçlendirmeliyiz. Tıpkı koronavirüste gördüğümüz gibi, harekete geçmede yaşanan gecikmeler, önlenebilecek ölümlere neden olacak” dedi. 

Çiğdem Çağlayan: “Dünya genelinde sıcaklığa bağlı 65 yaş üstü ölümler her yıl artış gösteriyor”

Raporun bulgularını değerlendiren Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, iklim değişikliğinin neden olduğu doğrudan ve dolaylı sağlık sorunlarının toplumun her kesimini etkilediğini ancak en çok yaşlılar, çocuklar ve hamileler gibi kırılgan grupları ve kronik hastalıkları olan kişileri tehdit ettiğini belirtti. Çağlayan, “Raporun bulgularına göre dünya genelinde sıcaklığa bağlı 65 yaş üstü ölümler her yıl artış gösteriyor” diye konuştu. 

Dr. Ümit Şahin: “Sıcak hava dalgaları adeta bir sessiz katil gibi”

İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Araştırmacısı ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ümit Şahin, sıcak dalgalarının sağlık krizine yol açtığını söyledi. Aşırı sıcakların beklenmedik ölümlere yol açtığını belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aşırı sıcaklar sırasında 65 yaş üzeri ve kalp hastaları başta olmak üzere, özellikle barınma koşulları iyi olmayan ve sosyal destek alamayan kesimlerde beklenmedik ölümler gerçekleşiyor. Bu hem politikacılar hem de toplumlar için görünmez bir sorun. Tıpkı hava kirliliğine bağlı ölümler gibi gerçek zamanlı saptanamadığı için, sıcak dalgaları bir sessiz katil olma niteliğinde. İklim değişikliğiyle artan sıcak dalgalarına bağlı kitlesel ölümler başlamadan önlem almak zorundayız.”  

Dr. Melike Yavuz: “Türkiye’nin İklim Değişikliği 2011-2023 Eylem Planı’nda sağlık sektörüne yönelik eylemler, hedeflerle ilgili kuruluş önerileri bulunuyor”

Salgının sağlık sistemini kırılgan yönlerini ortaya koyduğunu söyleyen HASUDER Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Melike Yavuz, raporun sağlık ve iklim değişikliğine ilişkin planları olan pek çok ülkenin finansman konusunda yaşadığı sıkıntıları ortaya koyduğunu belitti: “Türkiye’nin İklim Değişikliği 2011-2023 Eylem Planı’nda sağlık sektörüne yönelik eylemler, hedefler ve hatta bunlara yönelik süre ve ilgili kuruluş önerileri bulunuyor. 2023’ten önce bu önerilerin hızla hayata geçtiğini görmek isteriz.”

Funda Gacal: “Fosil yakıtları sistemden çıkarmak başlı başına finansman kaynağı”

HEAL-Sağlık ve Çevre Birliği Türkiye Danışmanı Funda Gacal, Türkiye için iklim finansmanına erişmenin önemine vurgu yaptı ve “Unutulmamalı ki fosil yakıtları sistemden çıkarmak başlı başına finansman kaynağı. IMF’nin bulgularına göre Türkiye’de fosil yakıtlar yılda en az 160 milyar TL’lik sağlık maliyeti yaratıyor. Bu maliyet iklim mücadelesine ve sağlık altyapısının iyileştirilmesine aktarılmalı” dedi. 

Dr. Ian Hamilton: “Salgın, sağlığımız küresel ölçekte bir tehdide maruz kalırsa ekonomilerimizin ve yaşam biçimlerimizin durma noktasına gelebileceğini gösterdi”  

Raporun yazarları, salgın sonrasındaki toparlanma sürecinin, iklim değişikliğiyle mücadele için harekete geçmek üzere önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Lancet Countdown Genel Müdürü Dr. Ian Hamilton, gidişat durdurulamazsa gelecekte sağlık sistemlerinin üzerindeki baskının kaldırılamayacak seviyeye gelebileceğinden bahsetti: “Salgın, sağlığımız küresel ölçekte bir tehdide maruz kalırsa ekonomilerimizin ve yaşam biçimlerimizin durma noktasına gelebileceğini gösterdi. İnsan sağlığına yönelik tehditler iklim değişikliği nedeniyle artıyor ve yoğunlaşıyor. Bu yıl, salgınla aynı zamana denk gelen Karayipler’deki ve Pasifik’teki tropikal fırtınalar ile ABD’de yaşanan büyük ölçekli orman yangınları, dünyanın her seferinde tek bir krizle başa çıkma lüksüne sahip olmadığını trajik şekilde gösteriyor.”

Raporun yazarları arasında yer alan 120 doktor ve akademisyen, küresel sıcaklık artışının 2 dereceyle sınırlandırılmasına dair taahhütlerin yerine getirilmesine yönelik önlemlerin alınması halinde iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılabileceğini belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus