Eva Janadin ve Anne-Sophie Monsinay: Fransa’nın genç kadın imamları, umutsuzca cami arıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Le Monde’dan Dominique Perrin, daha önce başları açık bir şekilde cemaate namaz kıldırdıkları için eleştirilen iki kadın imamın hikayesini ve Paris’te imamlık yapacak bir ibadethane arayışlarını yazdı. Ozan Doğan Avunduk’un çevirisiyle sunuyoruz.

On yıl önce Müslümanlığı benimseyen Eva Janadin ve Anne-Sophie Monsinay, Fransa’daki üç kadın imamdan ikisi. İlerici bir İslam’ı teşvik eden bu kadınlar, Paris ve çevresinde imamlık yapacakları bir ibadethane arayışında.

Anne-Sophie Monsinay (solda) ve Eva Janadin

Bu iki genç kadın, Paris’te veya banliyölerinden birinde bir cami açmak için minimum 40 metrekarelik bir mekân arıyorlar. 31 yaşındaki Eva Janadin ve 30 yaşındaki Anne-Sophie Monsinay, bunun zor bir arayış olduğunun farkındalar. Kahina Bahloul’la beraber Fransa’nın üç kadın imamı arasında yer alıyorlar ve “toplumun İslam’a karşı güvensizliğini” de biliyorlar.

Buna rağmen, bu arayışlarında dernek mekânı ya da ibadet odası gibi sözcükler kullanarak niyetlerini örtbas etmiyorlar. Ekim ayı sonunda Paris ve çevresindeki 40 farklı belediyeye gönderdikleri mektuplarda, aradıkları mekânın bir cami için gerektiğini açıkça belirtiyorlar. Sonuç ne mi? Şu ana kadar yalnızca altı belediyeden yanıt aldılar ve bu yanıtların altısı da ret. Janadin ve Monsinay’e göre seçilmişlerin bu konuda kendilerine yardım etmesi, Fransa’nın “ruhani ve ilerici bir İslam’ı” desteklemeye gönüllü olduğunun kanıtı olacak. Bir yandan hâlâ belediyelerden cevap beklerken diğer yandan, ayda bir defa Zoom üzerinden yüz kişilik cemaatlerinin cuma namazını kıldırıyorlar.

İlk karma namaz

Janadin ve Monsinay, bir yılı aşkın bir süredir gizli kalmayı tercih ediyorlardı. 7 Eylül 2019’da Paris’te bazı gazetecilerin de bulunduğu bir salonda, ilk karma namazı kıldırdılar. Bu tarihten beri, “medya tarafından bunaltıldıklarını” ifade ediyorlar. Dünyanın dört bir yanından ve özellikle Müslümanlar tarafından “çok düşmanca saldırılara” maruz kalan bu kadınlar, iki güvenlik görevlisinin gözetiminde gerçekleştirdikleri dini hizmetlerde hâlâ yaklaşık 60 kişi toplamaya devam ediyorlar.

Kadın imamlar, ilk karma namazı 7 Eylül 2019’da kıldırdı.

Meslektaşları tarafından dışlanıyorlar

Genellikle küçük odalarda ve hatta bodrum katlarında imamlık yapmak zorunda kalan Janadin ve Monsinay, “camilerdeki kadınlara yönelik ayrımcılığı” eleştiriyor. Teolojik açından dini kaynaklar arasında bir hiyerarşi gözeten kadın imamlar, ilk sıraya “normları belirleyen tek kaynak” olarak Kuran’ı, ikinci sıraya ise peygamberin öğretileri olan sünneti koyuyor. “Kuran’ın çok esnek olduğundan” bahseden ikili, örneğin İslam’ın kutsal kitabının kadınların başını örtmesini emretmediğini belirtiyor. Janadin ve Monsinay, namazı başlarını kapatmadan kıldırıyor. Diğer imamlar tarafından dışlanan bu kadınlar, Fransa İslamı için Müslümanlar Derneği kurucusu danışman Hakim El Karoui tarafından da destekleniyor. Üyesi olmasalar da derneğin modern yaklaşımından memnunlar ve Fransa’da yeni bir İslam’ın ortaya çıktığına inanmak istiyorlar.

“Müslümanlara karşı olan önyargıları ziyadesiyle çekiyoruz” diyen Janadin, Fransa’nın en ilerici imamları arasındaki iki kadın imam için bu durumu utanç verici bulduklarını söylüyor.

Janadin ve Monsinay, Hz. Muhammed’i ergenliklerinin sonunda keşfetmiş. Katolik kültürüne ait bir ailede yetişmiş olan Monsinay, ortaokulda dini reddetmeden önce, Katolik inancında önemli bir dini tören olan komünyon aşamasından da geçmiş. 18 yaşında, bir dua sırasında mistik bir deneyim yaşadıktan sonra Evanjelik Hristiyanlar’a katılmış. Kuran’ı okuduktan sonra, Sûfi geleneğinden derinden etkilenerek 19 yaşında İslam’ı benimsemiş. Başlarda ibadetini tek başına yapan Monsinay, kendini “çok izole” hissettiğini belirtiyor.

Ateist bir ailede büyüyen Jnadin ise Fransa İzcileri arasında Hıristiyan ayinini ve ruhaniyeti keşfetmiş. Öğrenciliğinde İslam tarihi derslerini takip edip akılcı bir İslam akımı olan Mutezilecilik ile tanışmış. Kuran’ı Arapça’sından okumuş, yavaş yavaş inançlı olduğunu anlamış ve 21 yaşında İslamiyeti kabul etmiş. Janadin, ailesinin bugün hâlâ kendisi için endişelendiğini söylüyor. “İslam onları korkutuyor, Müslümanlar’a karşı olan önyargılardan ziyadesiyle çekiyoruz” diyen Janadin’e göre bu durum “utanç verici.”

İlerici bir sığınak

Janadin ve Monsinay’in derneği bir tür sığınak. Dernek, tıpkı kendileri gibi inançlarını yalnızlık içinde yasamış 400 Müslüman’ı bir araya getiriyor.

30 ile 40 yaş arasındaki sempatizanlarının (Facebook sayfalarının 10 bin takipçisi var) yüzde 20’si sonradan İslam’a geçenlerden oluşuyor. Farklı kökenlerden çiftlerin de önemli bir yer tuttuğu cemaatin yüzde 65’ini de kadınlar ve eşcinseller oluşturuyor. 9 bin euroya varan üyelik aidatları ve bağışlar, derneğin tek gelir kaynağı.

27 yaşındaki Parisli danışman Redouane, 2019 yılının sonunda Simorgh cemaatine katılmış. Redouane, “21 yaşında ibadeti bırakmıştım çünkü imamlar sadece dini adetlerle ilgileniyor, tinsellikle ilgilenmiyor gibi geliyordu. Eşcinselliğe karşı vaazları da beni rahatsız ediyordu” diyor.

Paris’in banliyösünde bir pazarlama sorumlusu olan 42 yaşındaki Nawel, bu genç ve öncü imamları en başından beri takip ediyor. Kadınların imamlık yapmasını önemli bulan Nawel, bunun İslam’daki geleneksel kadın imajının da önüne geçtiğini belirtiyor. Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Almanya’da da zaten bugün kadınlar imamlık yapabiliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus