Salgın sürecinde işsiz kalan müzisyen Anıl Bayraktar, ilk teklisi “Hikayem Çok”u çıkardı – “Boğaziçi eylemlerine katıldığım için yurtdışına çıkış yasağım var, albüm çıkarırsam ve yurtdışına davet edilirsem gidemeyeceğim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anıl Bayraktar, koronavirüs salgınının Türkiye’de görülmeye başlaması ile birlikte alınan tedbirler sonucunda işsiz kalan müzisyenlerden biri. İşsiz kaldıktan sonra bir süre garson olarak çalışan Bayraktar, salgın tedbirleri kapsamında restoran ve kafelerin kapatılmasıyla yeniden işsiz kaldı. Şu an editörlük yapan Bayraktar, ilk teklisi “Hikayem Çok”u çıkardı. Bayraktar salgın sürecini nasıl geçirdiğini, Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınmasını ve bestelerini Medyascope’a anlattı. 

Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik Teknolojileri Bölümü’nde öğrenci olan Anıl Bayraktar, sözü ve bestesi kendisine, düzenlemesi ise Çağahan Öztürk’e ait ilk teklisi “Hikayem Çok”u yayınladı. Bayraktar, 2017’den beri çeşitli müzik gruplarında gitar teknisyeni ve ses mühendisi olarak çalışıyor. 

Anıl Bayraktar’ın ilk şarkısı aslında Boğaziçi Üniversitesi eylemlerine destek vermek için sosyal medyadan yayınladığı “İyi Direnişler” parçası. Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu’nun, “Metallica dinliyorum” açıklamasından ilham aldığını anlatan Bayraktar, “Müzikle destek olmak istedim direnişe. Boğaziçililer’e ithafen bir şarkı yaptım. Sağ olsun onlar da bağrına bastılar” diye konuştu.

Boğaziçi Üniversitesi eylemlerine destek verdiğini söyleyen Bayraktar, “Kadıköy’deki eylemlerden birinde gözaltına alındım, tutuklama istemiyle sevk edildim. Yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldım. Hâlâ yurtdışına çıkış yasağım var. Bir gün albüm çıkarıp turne yapmak istersem ve yurtdışından konser teklifi gelirse cevabım, ‘Ben gelemiyorum’ olacak” dedi.

“Bu süreçte çalışamıyoruz ve para kazanamıyoruz”

Salgın ile birlikte zorunlu eve dönüş sürecinin “üretmek” açısından kendisine iyi geldiğini vurgulayan Anıl Bayraktar, şunları söyledi:

“Eve kapanma başlamadan önce hep koşuşturma halindeydim. Salgınla birlikte zorunluluktan eve kapanınca ve işsiz kalınca oturup düşünmeye başladım. En dibe vurduğun anda yukarıya doğru attığın her adım lehine oluyor. Benim için de öyle oldu.”

“Hikayem Çok”un bir şeyleri sorguladığı salgın günlerinde ortaya çıktığını dile getiren Bayraktar, “Bestelerimi çevremdeki insanlara hep dinletiyorum. Yüzyüzeyken Konuşuruz grubunda birlikte çalıştığım müzisyen Çağahan Öztürk, bestelerini birlikte düzenlemeyi teklif etti. En son Hikayem Çok çıktı” dedi. 

Salgın günlerinde “single” çıkarmanın teknik açıdan zor olduğunu söyleyen Bayraktar, “En basitinden gideceğin stüdyo kapalı oluyor, çalıştığın insanlarla temas etmemek gerekiyor. Bu süreçte çalışamıyoruz ve para kazanamıyoruz. Böyle olunca da masraflar karşılanıyor. Örneğin ben, Hikayem Çok’un düzenlendiği yere arkadaşım temaslı olduğu için gidememiştim” diye konuştu.

Kamera-kurgu: Özgün Özgül 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus