ABD’nin Afganistan’dan çekilme süreci: “Siyasi çözüm olmadan iç savaş önlenemez”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve NATO birliklerinin Afganistan’dan çekilmeye başlamasından itibaren bölgede hızla etkinliğini artıran Taliban, ülkenin yüzde 85’inden fazla bir bölümünü kontrolünde tuttuğunu iddia ediyor. Afganistan hükümeti ve Taliban arasında yaşanan çatışmalardan dolayı her geçen gün daha fazla sivil hayatını kaybederken, ABD’nin çekilme tamamlanıncaya kadar hava desteği ile Taliban’ın hızını kesme planı gündeme geldi.

Reuters’ın haberine göre, ABD’nin Afganistan Bölge Komutanı Kenneth F. McKenzie pazar günü (25 Temmuz), ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’daki birliklerini çekmeye başlamasının ardından etkisini artıran Taliban’ın, Afganistan güçlerine yönelik saldırılarına karşı hava saldırıları ile karşılık verileceğini açıkladı. McKenzie, ABD’nin Kabil hükümetine verdiği hava desteğini son birkaç gün içerisinde artırdığını ve Taliban’ın saldırılarına devam etmesi halinde bu desteğin devam edeceğini söyledi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise cumartesi günkü (24 Temmuz) açıklamasında, Afganistan güvenlik güçlerinin ilk işinin Taliban’ın hızını kesmek olduğunu belirtti. Afgan hükümeti birliklerinin, ülkede nüfusun yoğun olduğu kilit noktalarda konuşlandığını söyleyen Austin, birliklerin “Taliban ilerleyişini durduracak kapasitede olduğuna inandığını” söyledi. Ancak son haftalarda yaşanan Taliban’ın hızlı ilerleyişi de gözlerden kaçmadı. Pentagon’un verilerine göre Taliban, Afganistan’daki merkezi noktaların ve ilçelerin neredeyse yarısını ele geçirdi. 

ABD birliklerini çekme konusunda kararlı

Eski ABD Başkanı Donald Trump, Şubat 2020’de, Taliban ile sağlanan barış antlaşması kapsamında Mayıs 2021’den önce ABD birliklerini bölgeden çekme sözü vermişti. Trump’ın Kasım 2020’deki ABD seçimlerini kaybetmesi, bölgeden çekilme sürecini sekteye uğratmıştı. Ocak ayında başkanlık koltuğuna oturan Joe Biden, bu çekilme sürecini 31 Ağustos’a ertelemişti. Biden, temmuz ayının başlarında, mevcut durumun bölgedeki çözüm sürecine katkı sağlamadığını savunmuş, “Bir nesil Amerikalı’nın daha Afganistan’da savaşa gitmesine müsaade etmeyeceğim” demişti. Kendisine sorulan “Taliban’ın tüm bölgeyi ele geçirmesi kaçınılmaz mı?” sorusuna “Hayır” diye cevap veren Biden, Afganistan’da tek bir hükümetin tüm bölgeye hâkim olması ihtimalinin de düşük olduğunu sözlerine eklemişti. Taliban ise Biden’ın birlikleri çekme kararını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiş, daha sonra ise Afganistan güvenlik güçleri ve Taliban arasındaki çatışmaların şiddeti daha da artmaya başlamıştı.

Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, güvenlik güçlerinin mevcut kaotik durumun üstesinden gelebileceğini ancak büyük zorluklarla karşılaşacaklarını belirtmişti. Gani, ABD kuvvetlerinin çekilmeye başlamasından sonra bölgenin çok çetrefilli bir döneme girdiğini vurgulamıştı.

Tek yol siyasi çözüm

ABD’nin Afganistan’daki en üst düzey komutanlarından General Austin S. Miller, 30 Haziran’da AP’ye konuşmuştu. Miller, son zamanlarda Taliban’ın bölgedeki hızlı yayılışının yeni bir iç savaşın habercisi olduğunu söylemişti. Miller, bölgedeki çatışmanın 2001’den de önceye dayandığını ancak siyasi bir anlaşmanın bölgeye barış getireceğini sözlerine eklemişti.

Barış görüşmeleri şimdilik sonuçsuz kaldı 

Afganistan hükümeti ve Taliban arasındaki çözüme yönelik görüşmelerden şu ana kadar somut bir sonuç alınamadı. Al Jazeera’nin 18 Temmuz tarihli haberine göre, Afganistan hükümeti ve Taliban tarafından gönderilen delegelerin Katar’ın başkenti Doha’da yaptığı görüşmeler sonuçsuz kaldı. İki tarafın görüşmelere ağustos ayında devam etmesi beklense de Taliban’ın bölgedeki hızlı ilerleyişi dikkate alındığında kesin bir çözüm ufukta gözükmüyor. 

Washington Post’ta yayımlanan 6 Temmuz tarihli yazıya göre ABD’nin Afganistan’daki taraflar arasında barışçıl bir çözümün sağlanmasını beklemeden ülkeden birliklerini çekmeye başlaması, Taliban’ın görüşmelerde elini güçlendirdi. Katar’daki barış görüşmelerine gelen Afgan hükümeti delegesi Habiba Sarabi, ABD’nin ülkeden çekilmeye başlamasından itibaren Taliban’ın süreci oyaladığını ve Afganistan hükümetinin çöküşünü beklediğini söyledi. Taliban delegesi ise barışçıl bir çözüm istediklerini savundu.  

Tüm bu görüşmelere rağmen Taliban’ın nasıl bir hükümet modeli istediği ise hâlâ net değil. “Hakiki İslami sistem” olarak adlandırdıkları yönetim modelinin detaylarını sunmayan Taliban, Nisan 2021’de İstanbul’da yapılması planlanan Birleşmiş Milletler (BM) destekli uluslararası barış konferansına katılmayı da reddetmişti. 

1 Mayıs’tan beri bölgedeki sivillerin ölümünde artış gözlendi

Guardian’ın haberine göre 1 Mayıs’tan beri Afganistan güvenlik güçleri ve Taliban arasındaki çatışmalardan dolayı rekor sayıda sivil hayatını kaybetti. BM raporlarına göre sadece mayıs ve haziran aylarında yaşanan çatışmalarda ölen sivil sayısı 783 iken, yaralananların sayısı bin 609’u buldu. Ölü ve yaralı rakamları, 2021’in ilk dört ayında yaşananlara denk geliyor. 

BM Genel Sekreterliği Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons, bölgedeki sivil kayıplara dair ortaya çıkan son verilerin, mevcut durumun devam etmesi halinde çok daha artacağını ve gözle görülmemiş bir felaketin kapıda olduğunu söyledi.

Rapora göre 2001’den beri ilk defa, bölgedeki uluslararası güçler tarafından yapılan saldırılar nedeniyle sivil kayıplar olmadı. Çatışmanın artık tamamen Afganlar arasında yaşandığı belirtilen raporda, kadın ve çocukların savaştan en fazla etkilenenler olduğu vurgulandı. Sivil kayıpların büyük çoğunluğunun nedeni olarak ise Taliban’ın saldırıları gösterildi. Lyons, Afgan liderleri siyasi görüşmelerle bir çözüme varılması gerektiği konusunda uyardı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus