Türk Tabipleri Birliği ve eğitim sendikalarından ortak çağrı: “Yüz yüze eğitim için olanaklar seferber edilmeli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve eğitim sendikaları tam zamanlı yüz yüze eğitime geçilmesi için ortak açıklama yaptı. TTB Okul Çalışma Grubu Üyesi Türkan Günay, “Salgın eğitimin önüne zorluklar koyuyorsa o zorluklar aşılmalıdır. Türkiye, artık tercihini çocuklardan, gençlerden yana yapmalı, her aşamada okulları amasız fakatsız açık tutmalıdır. Tam zamanlı ve yüz yüze eğitim her yaşta şarttır ve devam edilebilmesi için olanaklar seferber edilmelidir” dedi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Arzunur Şimşek de “Nitelikli eğitime erişim en temel insan haklarındandır. Okullar, çocuklarımızı için birinci dereceden gelişiminin araçlarıdır. Hijyene indirgeyerek çözülecek değildir. Bir tercih meselesidir” diye konuştu.

TTB, Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Eğitimciler Derneği, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Öğretmenleri Derneği, Özel Okul Velileri Platformu ve Öğrenci Veli Derneği, bugün (13 Ağustos) “Tam zamanlı yüz yüze eğitim şart!” başlıklı çevrimiçi toplantı düzenledi.

“Çocukların ve gençlerin zihinsel, sosyal, bedensel gelişimlerinde geri dönüşü olmayan kayıplar oluştu”

TTB Okul Çalışma Grubu Üyesi Türkay Günay, koronavirüs salgını nedeniyle bir buçuk yıldır yüz yüze eğitim yapılamadığını, bu durumun çocukların ve gençlerin zihinsel, sosyal, bedensel gelişimlerinde geri dönüşü olmayan kayıplara neden olduğunu vurguladı. Günay, “Özellikle okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, köy ve belde okulları ile özel eğitim kurumları tam zamanlı olarak açılmalı. Bu okullarda uzaktan eğitim söz konusu olmamalıdır. Okulun kapalı tutulmasının toplumsal zararları, orta-düşük sosyoekonomik düzeyde olanlarda, kırsal bölgelerde yaşayanlarda ve farklı anadilleri olanlarda en fazladır” dedi.

“4 milyon çocuk ve genç eğitimden kopmuş durumda”

Çocukların yüz yüze eğitimden uzak kalmasının yarattığı risklere dikkat çeken Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evde kalmanın çocuklar için riskleri: Ağır ihmal, istismar, artan açlık, erken evlendirilme, örgün eğitimden tamamen kopma ve sosyal ortamlardan kopmadır. Özellikle kız çocuklarının okullaşma oranı azalmış ve çocuk yaşta evlilikler çoğalmıştır. Kadın istihdamı azalmış ve ekonomik gücü azalan, bakım yükü artan kadınların maruz kaldığı şiddet artmıştır. 4 milyon çocuk ve genç  eğitimden kopmuş durumdadır. Kapanma süresi uzadıkça okula dönmeme artacaktır.”

“Tam zamanlı ve yüz yüze eğitim her yaşta şart”

Günay, uzaktan eğitime erişimde yaşanan sorunlara ilişkin ise şunları söyledi: “İlkokul dönemi için uzaktan eğitimin işlev gösteremediği son derece açıktır. İktidar bu konuda eğitim ya da bir sağlık politikası gütmemiş, çocukların eğitimine önem vermediğini itiraf etmiştir. Eğitimin ve eğitimcinin değersizleşmesi yıllardır süregelen bir siyasetin sonucudur. Toplum olarak çocuklara vermekten imtina ettiğimiz koruma, bakım ve saygı ise ülkenin ezeli ve kanayan yarasıdır. Okulları güvenli bir şekilde açık tutmak değil, kapalı tutmak konusunda  bir siyasi uzlaşı sağlanmıştır. İktidarın eğitim politikasızlığına muhalefet de alternatif getirmemiştir. Oysa tam zamanlı ve yüz yüze eğitim her yaşta şarttır ve devam edilebilmesi için olanaklar seferber edilmelidir.” 

“Hijyen okul sağlığı için önemli, koronavirüs için özel bir yeri yok”

TTB Okul Çalışma Grubu Üyesi Tomris Cesuroğlu ise okullardaki hijyen konusuna değindi. Cesuroğlu şöyle konuştu: “Hijyen, okul sağlığı için önemli ama koronavirüs için özel olarak bir yeri yok aslında. Ellerin yıkanmaması ya da yüzeylerin temizlenmemesi bulaşma riskini artırmıyor. Okulların temiz olması her zamanki talebimizdir. Bu eksikliklerin olmasıyla ilgili lütfen endişe duymayalım. Güvenle okullarımıza gidebiliriz. Delta varyantı, çocukları özel olarak tutması söz konusu değildir, daha önceki varyantlarda da böyle bir şey yoktu.”  

“Nitelikli eğitime erişin en temel insan haklarındandır”

Eğitim Sen MYK Üyesi Arzunur Şimşek de toplantıda şu değeerlendirmeyi yaptı: “Nitelikli eğitime erişim en temel insan haklarındandır. Uzaktan ya da yüz yüze eğitime erişimi engelleyen durumlara, yoksulluk, anadil, göçmen çocuklar gibi toplum içerisinde mevcut hangi olumsuz koşul varsa bunları azaltan hiçbir çalışma ve yapılandırma süreci yaşamadık. Okullar, çocuklarımızı için birinci dereceden gelişimin yani sosyal ilişkinin, temasın, bir arada olmanın, var olmanın araçlarıdır. Hijyene indirgeyerek çözülecek değildir. Bir tercih meselesidir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus