Yoksulluk, barınma ve Amazonlar: Lula’yı hangi sorunlar bekliyor?

Guardian’ın Brezilya muhabiri Andrew Downie, yüzde 50,9’luk oy oranı ile sağcı Jair Bolsonaro iktidarına son veren Lula’nın gündemini kaleme aldı. Medyascope Dış Haberler Servisi, Downie’nin yazısını sizin için Türkçeleştirdi.

Brezilya’da seçim coşkusu devam ediyor. Pek çok Brezilyalı Jair Bolsonaro’nun mağlubiyetinin ardından güne akşamdan kalma şekilde uyansa da seçilmiş başkan Luiz Inácio Lula da Silva’yı büyük bir sorunlar yumağı bekliyor. İktidarı 1 Ocak 2023’te devralacak Lula’nın ilk işi, Bolsonaro’nun anarşik aşırı sağ politikalarının ardından bozulmuş ve bölünmüş bir ulusu tekrar inşa etmek ve birleştirmek olacak.

Önünde ise büyük zorluklar var: 33 milyon Brezilyalı şiddetli açlıkla yüzleşiyor, 100 milyonu ise yoksulluk içinde. Bu sayılar son yılların en yükseği. Bolsonaro’nun özellikle Amazonlar’daki politikaları, Brezilya’nın uluslararası bir parya haline gelmesine yol açtı.

Lula, zafer konuşmasında bunlara ve bir ton diğer meseleye değindi ama önceliğinin siyasi kariyeri boyunca kendisine eşlik eden madde olduğunu açıkça belirtti: Brezilya’nın yoksul kesimlerinin hayatını iyileştirmek.

Lula kendisini hayranlıkla izleyen kalabalığa şöyle seslendi:“Bu ülkede milyonlarca erkek, kadın ve çocuğun yiyecek bulamamasını normal kabul edemeyiz. Dünyanın en büyük üçüncü gıda üreticisi ve en büyük hayvansal protein üreticisi isek her bir Brezilya’nın her gün kahvaltı yapmasını, öğle yemeği ve akşam yemeği yemesini garanti altına almak gibi bir görevimiz var.”

Konuşma, kendisinin geçen hafta Brezilya halkına yazdığı ve önceliklerinin altını çizen mektubun daha duygusal bir versiyonuydu. Mektup gözü yükseklerde, eleştirenlere göre ise inandırıcılıktan uzak, hedeflerle doluydu. Erkek ve kadınlar için eşit ücret, ameliyatlar ve tıbbi sınavlar için tüm bekleme listelerini bitirmek ve her bir çocuğu kreşe göndermek bunlardan bazılarıydı.

Plan herhangi bir detay veya maliyet hesabı içermiyordu ancak Lula şansına güvendi ve 12 yıl önce yüzde 80’in üzerinde görev onayı ile bıraktığı başkanlık dönemindeki başarılar sebebiyle seçmenin ona inanacağını düşündü. Açlığı ortadan kaldırmak gibi pek çok vaadi, 2003-2011 yılları arasındaki ilk başkanlık dönemleriyle büyük oranda benzerlik taşıdı.

Lula aynı zamanda uygun fiyatlı sosyal konutlar inşa etmeyi ve elektrik ile suyun gitmediği ücra köylere bu hizmetleri götürmeyi de vaat etti. Vergi reformu ve asgari ücrette artış da Lula’nın vaatleri arasında. Toplu taşıma, enerji ve su gibi alanlardaki büyük projeler ise eskiden olduğu gibi, yani devlet bankalarının kredi desteğiyle yürütülecek.

Uluslararası arenada büyük övgü alan Bolsa-Familia yoksullukla mücadele programının yenilenmiş hali kapsamında en yoksul aileler aylık 600 Brezilya Reali (113 ABD Doları), bu ailelerden altı yaşın altında çocuğu olanlar ise fazladan 150 real (28 dolar) yardım alacak. Yardım için, çocukların okulda eğitime devam etmesi ve tüm aşılarının yaptırılması şart koşuluyor.

Lula’nın tüm bunları nasıl yapacağı ise hâlâ masada bekleyen bir soru. Hem de oldukça büyük bir soru.

İlk döneminde programlarının pek çoğunu finanse eden 2000’li yılların emtia yükselişi sona erdi. Ayrıca Bolsonarizm’in hâlen gücünü koruduğu hasmane bir Kongre ile uğraşması gerekecek.

Lula’nın başlıca hedefi, Bolsonaro tarafından uygulanan ve çiftlik sahiplerinin, maden işletmecilerinin ve ormancıların Amazon’u kuşatıp doğal kaynaklarını yağmalamasına yol açan “ne pahasına olursa olsun kalkınma” politikasını sona erdirmek. Ancak Kongre’deki pek çok milletvekili tarım şirketleri tarafından destekleniyor ve Lula’nın ilk önceliği olan Amazon bölgesinde büyük bir engele dönüşebilir.

Bölgedeki ormansızlaşma, Bolsonaro’nun iktidara geldiği yıldan itibaren her yıl arttı. “Sıfır ormansızlaşmayı hedefleme” vaadinde bulunan Lula hükümeti, ormansızlaştırmayı yüzde 83 oranında azaltarak 2003 ile 2014 arasındaki seviyeye getirebilirse bu bile tatmin edici bir sonuç olarak kabul edilebilir.

Yoğun bir odak da yerli halklar üzerinde olacak. Bolsonaro tarafından kapatılan yerli örgütleri ve çevre kurumları tekrar etkin hale getirilmesi, Lula hükümetinin bu meseleleri ne kadar ciddiye aldığını gösterecek ve ormansızlaşma ile mücadelede önemli rol oynayacak.

Lula, seçim öncesinde çevre politikasını şöyle özetlemişti: “Ormansızlaşmada dünya lideri olmak yerine iklim krizi ile mücadelede ve sosyo-çevresel kalkınmada dünya şampiyonu olmak istiyoruz. Böylece tabaklarımızda sağlıklı yemekler, nefes alacak temiz havamız, içecek temiz suyumuz ve yeşil yatırımlar ile pek çok nitelikli iş imkânımız olacak.” 

Council on Foreign Relations isimli uluslararası düşünce kuruluşundan araştırmacı Shannon O’Neil, durumu şu sözlerle açıkladı:

“Latin Amerika’nın geleceğine dair bazen umut kırıcı bulduğum şey, yaptıkları tartışmaların türlerinin 20. yüzyıl ekonomilerine dayanması. Tartışmaları herhangi bir işgücünün geleceği olan insan sermayesi üzerine değil, fikri mülkiyeti yaratmak veya AR-GE üzerine de değil. Tartışmaların çoğu yok olmakta olan ekonomilerine bakmak, gelecek 25 yılın ne getireceği değil.”

Kaynak: Guardian

Derleyen: Alp Selim

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus