Gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesi soruşturmasında delil karartma iddiasıyla gözaltına alınan 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayı en net kaydeden güvenlik kamerası cihazı tutuklanan sanıkların ailesine verilmişti.

Gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Olayı kaydeden güvenlik kamerası cihazını sanık ailesine verdiği iddia edilen işyeri sahibi Y.S. ile iki kişi gözaltına alındı. Şüpheliler adliyeye sevk edildikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kamera kayıtları sanık ailesine teslim edildi
Tosun’un dövüldüğü noktayı en net gören dükkânın güvenlik kamerası ve kayıt cihazı kritik öneme sahip. İddiaya göre tutuklanan sanıklardan birinin ailesi “Bize lazım” diyerek bu kayıt cihazını aldı. Söz konusu iddialar üzerine dükkân sahibi gözaltına alındı.
Polis ekipleri olayla bağlantılı kamera kayıt cihazını verdiği öne sürülen işyeri sahibi Y.S.’yi gözaltına aldı. Ayrıca kayıt cihazını verdiği iddia edilen O.M. ve C.M. isimli 2 kişi de gözaltına alındı. Ekipler ele geçirilen kayıt cihazını incelenmek üzere polis merkezine götürdü.
Saldırganlar çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Tosun tedavi sürecinin ardından hayatını kaybetti.
Adli kontrol kararı verildi
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Y.S., O.M. ve C.M. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma delil karartma iddiaları üzerinden sürüyor.
Polis ekipleri ele geçirilen kamera kayıt cihazını inceliyor. Kayıtların sanık ailesine verilmesiyle ilgili soruşturma devam ediyor. Olayın aydınlatılmasında kritik öneme sahip güvenlik kamerası görüntülerinin akıbeti soruşturmanın odak noktasını oluşturuyor.
Ne oldu?
Gazeteci ve aktivist Hakan Tosun, 10 Ekim Cuma günü İstanbul-Esenyurt’ta fiziksel saldırıya uğradı. Ağır yaralı halde bulunan Tosun, Çam ve Sakura Hastanesi’ne götürüldü. 13 Ekim’de Hakan Tosun’un beyin ölümü gerçekleşti. Olaya ilişkin iki kişi tutuklandı.
Halk TV muhabiri Umut Taştan, Tosun’un öldürüldüğü noktaya giderek esnaf ile konuştu. Kameraya konuşmak istemeyen ancak olayı çok net gören bir kamera açısına sahip olan bir dükkan sahibi, yaşananları Taştan’a anlattı.
Dükkan sahibinin iddiasına göre, olaydan sonraki sabah polis iki kez dükkâna gelerek kamera kayıtlarını yerinde inceledi ancak kayıtların olduğu harddisk gibi herhangi bir cihaza el koymadı.
Polisin ayrılmasının ardından ise iddiaya göre tutuklanan sanıklardan birinin bölgede elektrikçilik yapan ve tanınan ailesi, dükkâna gelerek, “Senin kameran bize lazım” dedi ve olayı gören kamerayı kayıt cihazıyla birlikte alıp götürdü.
“Polis sorarsa kayıtlar bizde dersin”
Saldırganın ailesi, esnafa polisin tekrar gelmesi durumunda “Görüntülerin bizde olduğunu söylersin, bizden alırlar” şeklinde bir ifadede bulundu. Daha sonra kamerasını geri almak için ailenin dükkânına giden esnaf, saldırıyı gerçekleştiren kişinin babasıyla karşılaştı. Babanın, “Bir tokat atmış, bu yüzden benim çocuğumu aldılar. Biz de kendimizi aklamaya çalışıyoruz” dediğini aktardı.
Esnaf, babanın ayrıca, “Daha önceden husumetimiz vardı. Çocuk da görünce bir tokat atmış. Hayatını kaybetmiş, bizim üstümüze kalmasın” dediğini iddia etti.
Polis ve saldırgan ailesinin “ocak başı” diyaloğu
Umut Taştan’ın ulaştığı bilgilere göre, ilerleyen saatlerde sanık yakını baba, polislerle bir “ocak başında” bir araya geldi. Babanın burada da polislere “Benim çocuğum bir tokat attı. Yapan başkasıdır, benim çocuğum öldürmedi. Biz de öldüreni arıyoruz” dediği iddia edildi.








