Ağır Ekonomi’nin yeni bölümünde Haluk Levent ile Öner Günçavdı bir kalkınma projesi olarak cumhuriyeti, Türkiye’de artan beyin göçünü, Osmanlı’dan cumhuriyete kalkınma farkını değerlendirdi.
Haluk Levent işgücü piyasasında radikal problemlerin devam ettiğini söyledi. En son yayımlanan TÜİK raporuyla ilgili, “Anket sayısını arttırarak veya eskiden olduğu gibi 3 aylık birleştirmelerle temsil gücünü artırması gerekiyor. Aksi halde bu raporun bir anlamı yok Türkiye ortalamasını verdiği için. Çünkü onun dışında hiçbir ayrıntıyı göremiyoruz” dedi.
Cumhuriyete saldırılar var
Haluk Levent ile Öner Günçavdı ekonomik kalkınmanın Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki farklılıklarını ele aldı. Öner Günçavdı “Özellikle cumhuriyet ideolojisini yeteri kadar sindirmeden, genç yaşlarına rağmen cumhuriyete karşı ciddi eleştiriler getiren gençlerimiz var. O beni çok rahatsız ediyor” dedi. Günçavdı Cumhuriyet’in Osmanlı’da başlayan kalkınma gayretini başarıya ulaştıran bir aşama olduğunu belirtti:
“Ben cumhuriyeti aslında Osmanlı’da başlayan bir başarısız bir kalkınma gayretinin başarıya doğru evriminde önemli bir aşama olarak görüyorum. Osmanlı hiçbir zaman bir kalkınma projesi olarak ortaya çıkmadı. Kalkınmadan ziyade bir modernleşme çabası vardı. Sermaye birikimi açısından, ekonomik, kültürel ve toplumsal yapı açısından başarıya ulaşmış olan çağdaş ülkelerden çok daha geride olan bir devlet yapısı görüyoruz. Cumhuriyet bunları daha belirgin hale getirerek bir topyekun kalkınma projesi etrafında daha görünür halde kıldı.”

Zenginliğin kaynağı sanayi
Öner Günçavdı Osmanlı’nın sermaye biriktirecek sosyal yapıların yetersizliğinden dolayı çöktüğünü, bunu başarıya götüren basamağın Cumhuriyet olduğunu vurguladı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında biriktirilen sermayenin sanayiye yatırıldığını anlattı:
“Değerin ve zenginliğin kaynağı artık sanayi. 20. yüzyılın başı bütün dünyada sanayileşmenin öne çıktığı bir yüzyıl. Türkiye’de aslında 20. yüzyılın başında bu dönüşüme bir şekilde tepki verdi, reaksiyon verdi. Cumhuriyet aslında Osmanlı’nın yapamadığı ve sahip olduğu olanaklar itibariyle yapamayacağı bir dönüşümü gerçekleştirdi. Çünkü o şekilde ayakta kalması mümkün değil. İlerisi için gerekli olan adımlar atıldı.”

Refaha erişim sorunu var
Haluk Levent ve Öner Günçavdı yeni yüzyılda Türkiye’nin alması gereken tavrı konuştu. Öner Günçavdı, “20. yüzyılın başında vatandaşa sunabilecek refahı üretme sorunumuz vardı. 21. yüzyılda o refaha erişimini sağlayabilme sorunumuz var” diye konuştu. Günçavdı şöyle devam etti:
“Önemli olan burada yeni yüzyılın bize neler vadettiği ve Türkiye’nin buna vereceği reaksiyon.Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu otoriterleşme eğiliminin gittiği yerle siyasi olarak pek örtüşmeyeceğim. Çünkü otoriterleşme insanların düşüncelerine sınırlama getirir. Üniversitelere sınırlama getirir. Burada mesele sadece işte 3-5 kişiyi sembolik olarak hapislere atmak değil. O hapse attığınız insanlarla insanların nasıl düşünmesi gerektiğini empoze edersiniz. Ama yeni yüzyıl düşünce özgürlüğünü gerekli kılar. Türkiye bu dönüşümü hem siyasi olarak hem de ekonomik olarak yapmak zorunda. Türkiye’nin siyasetine, tarihine değer veren, kendileri için ders çıkarmaya çalışan genç arkadaşlarımın da daha çok gelecekte yapılması gerekenler konusunda kafa yormalarının daha üretken bir üretken olacağını düşünüyorum. Zincirleri kırmak, dünyaya açılmak lazım.”








