Akbelen’de ÇED muafiyeti davasında keşif günü: “Biz ölmeden cehennem azabı yaşıyoruz”

Danıştay’ın “eksik inceleme” kararıyla yeniden açılan Akbelen davasında yapılan keşifte uzmanlar ve yurttaşlar bölgedeki dinamit patlamaları, su kaynaklarının kuruması, hava kirliliği ve zeytinliklerdeki verim kaybına dikkat çekti.

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nın ÇED sürecinden muaf tutulmasına karşı açılan davada bugün (21 Kasım) yapılan bilirkişi keşfi, İkizköylülerin ve uzmanların kapsamlı beyanlarıyla ilerledi. Danıştay’ın “eksik inceleme” gerekçesiyle bozduğu kararın ardından tekrar yapılan keşifte, dinamitlerin su kaynaklarına verdiği zarar, termik santral kaynaklı kirlilik, bölgedeki zeytinciliğin çöküşü ve halk sağlığı üzerindeki etkiler ortaya kondu.

Akbelen’de ÇED muafiyeti davasında keşif günü: Neler oldu?

Madencilik faaliyetleri halk sağlığını nasıl etkiledi?

Muğla Tabip Odası Başkanı Dr. Çetin Erdolu, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tanımına atıf yaparak, sağlığın yalnızca hastalık değil “bedensel, ruhsal ve sosyal tam iyilik hali” olduğunu söyledi.

Erdolu, “Madencilik tüm canlıların sağlığını ve yaşamını olumsuz etkiliyor” diyerek termik santral çevresinde kanser vakalarının arttığını belirtti. “Bu bir halk sağlığı sorunudur” diyen Erdolu, Ovacık Köyü örneğini hatırlatarak Akbelen’deki tablonun geniş etkilerine dikkat çekti.

Su kaynaklarında ne tür tahribat yaşandı?

Türkiye Ormancılar Derneği’nden uzmanlar, dinamit patlamalarının sert kayaç tabakalarını kırarak yeraltı suyu birikimini yok ettiğini, bu suyun Bodrum’un önemli kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Ahmet Genç, dinamitlerin taban suyunu “hem tükettiğini hem de zehirlediğini” ifade etti. Yurttaşlar ise Suçıkan bölgesindeki suyun “eskiden yüzülecek kadar bolken dört yıldır tamamen kuruduğunu” aktardı.

Zeytinlikler ve köy yaşamı nasıl değişti?

İkizköylü Hasan Yorulmaz, baca gazlarının zeytin çiçeklerini döktüğünü, sülfürik asidin yakıcı etkisi nedeniyle zeytinliklerin verim kaybettiğini anlattı.

Yurttaş Aytaç Yakar, köylerin yok edildiğini hatırlatarak “Biz şimdi nereye gideceğiz, ben göçebe kuşu muyum?” dedi. “İki-üç kişi zengin olacak diye bizim ezilmemiz hak mı?” sözleriyle yaşanan dönüşümü aktardı.

Dinamit patlamaları bölgede nasıl bir ruhsal etki yarattı?

Avukat İpek Sarıca, bölgede 2024’te yapılan ölçümlerde PM değerlerinin ortalama 217’ye çıktığını, bazı günler 900 PM’ye ulaştığını belirtti. Sarıca, dinamit patlamalarının “deprem etkisi yarattığını”, Kandilli’nin bu sarsıntıları deprem olarak kaydettiğini söyledi. “Ruhsal iyilik çok önemli, patlamalar ciddi anksiyeteye neden oluyor” dedi.

Keşif sırasında yurttaşların yalnızca iki kişiyle sınırlanması tepkiye neden olurken, gazetecilerin keşfi takip etmesine izin verilmedi. Beyanların alınması 12.33’te tamamlandı.

Kaynak: Gündem Fethiye

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.