Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Murat Aksoy hakkında beraat kararı verildi. Aksoy, “Adil, özgür ve daha demokratik bir ülke için yazmaya devam edeceğim” dedi.
Gazeteci Murat Aksoy, AYM’nin hak ihlali kararı sonrası yeniden yargılandığı “örgüte bilerek ve isteyerek yardım” suçlamasında beraat etti.
MLSA’nın aktardığına göre İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Aksoy ve avukatı Ali Deniz Ceylan hazır bulundu. Savcılık, bir önceki celsede açıkladığı mütalaayı tekrar ederek Aksoy’un cezalandırılmasını talep etmişti.
30 Ağustos 2016 06.00 da gözaltı ile başlayan talihsiz süreç,
— Murat Aksoy (@murataksoy) December 9, 2025
9 Aralık 2025 12.35’de temyiz yolu açık olmak üzere beraatle sonuçlandı.
Aksoy, savunmasında 2016’dan bu yana süren yargılamanın tüm aşamalarını hatırlatarak davanın “kendisi açısından çoktan kapanmış olduğunu” söyledi.
“Bu dava aslında benim için kapanmış bir davadır. Aldığım cezadan fazlasını yattım ve haklarım iade edildi” diyen Aksoy, ilk tutuklanma sürecinden iddianamedeki suç değişikliklerine, tahliyeden sonra yeniden gözaltına alınmasına kadar yaşanan tüm hukuki çelişkileri aktardı.
“Adil, özgür ve daha demokratik bir ülkede yaşamak istediğimiz için yazdım ve konuştum” diyen Aksoy, “Çocuklarım ve tüm çocuklar daha adil ve özgür bir ülkede yaşasınlar istediğim için yazmaya ve konuşmaya devam edeceğim. Beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Avukat Ali Deniz Ceylan, dosyadaki delillerin yalnızca yazılar ve sosyal medya paylaşımlarından ibaret olduğunu, bunların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ve 2016’dan bu yana dosyaya yeni hiçbir unsur eklenmediğini belirtti. “Bu yargılamanın artık bir yerde bitmesi gerekiyor” diyen Ceylan, savcının önceki mütalaayı tekrarladığını ve bunun “dosya yokmuş gibi davranmak” anlamına geldiğini söyledi.
AYM daha önce verdiği ihlal kararında, Aksoy’un gazetecilik faaliyetlerinin suç sayılmasının mümkün olmadığını, yazı ve konuşmalarından “örgüte bilerek ve isteyerek yardım” kastı çıkmadığını vurgulamıştı. AYM’nin kararında, yerel mahkemenin gerekçesinin “ilgili ve yeterli olmadığı” belirtilmiş ve Aksoy’un yeniden yargılanmasına hükmedilmişti.
Mahkeme, tarafları dinledikten sonra verdiği ara kararın ardından Aksoy hakkında beraat kararı verdi. Karar, temyiz yolu açık olmak üzere verildi.
Ne olmuştu?
AYM, gazeteci Murat Aksoy’un köşe yazısı, sosyal medya paylaşımı ve televizyon konuşmaları nedeniyle “hiyerarşik yapısına dâhil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 1 yıl 13 ay hapisle cezalandırılması nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi.
Ayrıca Aksoy’un yeniden yargılanmasına hükmedildi. 55 bin TL de tazminat ödenecek. Aksoy, bu dava nedeniyle 15,5 ay tutuklu kalmıştı.
Kararda, yerel mahkemenin Aksoy’un örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğinin ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya koymadığını, ifade ve basın özgürlüklerine yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğundan bahsedilemeyeceği vurgulandı:
“Somut başvuru konusu olay değerlendirildiğinde ise derece mahkemesinin kararında oldukça düzensiz şekilde, yeterli bağlam ve arka plan sağlanmadan, ayrıca başvurucunun gazetecilik kariyerinde benimsediği genel çizgi konusunda yüzeysel dahi olsa herhangi bir bilgi verilmeden ve inceleme yapılmadan, hangi ölçütlere göre seçildiği veya dikkate alındığı da anlaşılamayan, başvurucunun alt alta sıralanan yazıları ve sosyal medya paylaşımlarının içeriğinden başvurucunun FETÖ/PDY’nin bir terör örgütü olduğunu bilerek ve bu örgüte isteyerek yardım etme kastıyla hareket ettiği sonucunu çıkarmak mümkün görünmemektedir.”
AYM kararında, Murat Aksoy’un terör örgütüne yardım etme kastının olmadığı vurgulandı, “Başvurucunun bir gazeteci olarak o dönem çalıştığı ve henüz bir yargı kararıyla kapatılmamış olan medya kuruluşlarından telif ödemeleri alması veya beraber çalışmış olabileceği açık olan kişilerle olağan dışı bir özellik gösterdiğinden bahsedilemeyecek iletişimleri gibi -mahkemenin mahkûmiyette dikkate alıp almadığı dahi belli olmayan- hususların da (bkz. § 17) FETÖ/PDY bağlamındaki terör yargılamalarının kendine özgü zorlukları göz önüne alındığında başvurucunun terör örgütüne yardım etme kastıyla hareket ettiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koymaktan oldukça uzak olduğu anlaşılmaktadır (kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı bağlamında benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Murat Aksoy, §§ 71, 79). Gerekçede yer verilen, başvurucunun FETÖ/PDY’ye ait TV kanalında terör örgütünü halk nezdinde meşrulaştırma amacıyla yaptığı kabul edilen konuşmaların içeriğine ilişkin olarak ise ne soruşturma ne de kovuşturma dosyasında herhangi bir bilgi bulunmaktadır” denildi.








