Manken Aslı Baş’ın 15 yıl önce şüpheli ölümü: Yargıtay’ın bozma kararı sonrası dava yeniden görüldü

Muğla’da 15 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden manken Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili davada verilen beraat kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından duruşma yeniden yapıldı. Mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 4 Haziran’a erteledi.

Manken Aslı Baş'ın 15 yıl önce şüpheli ölümü: Yargıtay'ın bozma kararı sonrası dava yeniden görüldü

Muğla’da 15 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden manken Aslı Baş davasında, beraat kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşma yapıldı. Duruşmaya bazı sanıklar ve Aslı Baş’ın ailesi katıldı, bazı sanıklar ise SEGBİS ile bağlandı. Mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 4 Haziran’a erteledi.

Duruşma sonrası açıklama yapan Baş ailesinin avukatı Fahri Safa Küpcü, mahkemenin Yargıtay’ın bozma ilamına uyma kararını yinelediğini belirtti, “Eksik hususlar tanıkların dinlenmesiydi. İki tanık dinlendi. Bir tanık şu an halen aranıyor. Aranan tanık, olayın olduğu gün güvenlik şirketi aranıyor ve birtakım talepler de bulunuluyor. Anladığımız kadarıyla kamera kayıtlarıyla alakalı. Bunun ortaya çıkması lazım. Bunun netleştirilmesi lazım. Bunun için o tanık halen aranıyor, onun ifadesi bekleniyor. İkinci husus Aslı Baş’ın telefonunda silinen mesajlar vardı. Bu silinen mesajların ortaya çıkması gerekiyordu” dedi.

Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş ise yargılama sürecine tepki göstererek, şöyle konuştu: 

“15 sene süren bir adalet, adalet olamaz. Bu yargı sisteminde davamızda türlü tiyatrolar, türlü oyunlar… Neden bu kadar sürüyor? Yani olay yerinde MOBESE kameraları sökülüyor. Tekniker aranıyor. Ve bu deliller kaldırılıyor. Bir sürü delil kaldırıyorlar. Eğer bu kadar delil kaldırılmışsa bunlar neden serbest geziyorlar? Yargıtay eksiklerini ortaya koydu. Bunlar nasıl serbest gezebiliyorlar? Bu davadaki bu adaletsizlik artık bizim canımıza yetti. Her türlü yalan. Bakın duyduğumuz savcı, oturuyorlar bir masada ‘sen şu ifadeyi ver’. ‘Sen şu ifadeyi ver’ diye ayrı ayrı ifade alıyor. Böyle bir ifade var mı? Bilim kurgu gibi bunlar olayı kurguluyorlar. Biz adalet istiyoruz. Biz adil yargı istiyoruz. Bizim kimseyle bir şeyimiz yok. Benim çocuğumun kanı yerde kalmasın. Hak yerini bulsun.” 

Ne olmuştu?

Aslı Baş, 21 Temmuz 2010’da Yalıkavak Mahallesi’nde iş insanı Ahmet Derya Bayer’e ait villanın terasından düşerek yaşamını yitirmişti. Olayın ardından Ahmet Bayer ile oğulları Hakan Sadi Bayer ve Volkan Bayer hakkında “nitelikli kasten öldürme” ve “azmettirme” suçlamalarıyla dava açılmış, yaklaşık 10 yıl süren yargılamanın sonunda sanıklar beraat etmişti.

Karar, istinaf tarafından da onanmıştı. Ancak Aslı Baş’ın ailesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kararı temyiz etmişti.

Yargıtay, olay gecesine ilişkin bazı kritik delillerin incelenmediği ve iki tanığın dinlenmediği gerekçesiyle beraat hükümlerini bozmuş, dosya yeniden Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. 

(ANKA)

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.