ABD, Venezuela’ya düzenlediği saldırı sonucu Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin “yakaladı”. Çift şu anda yargılanmak üzere New York’a götürüldü. Saldırıya ilişkin konuşan Trump, operasyonu övdü, “Güvenli ve uygun bir geçişe kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz” dedi. Gün boyu gelişmelerı canlı blogumuzda aktardık.
- Nicolas Maduro kimdir?
- Trump Venezuela’dan ne istiyor?
- Türkiye’nin tepkisi
- Venezuela’yı kim yönetecek?
- Maduro nasıl yakalandı?
- ABD’nin saldırısı: Uluslararası hukuk ne diyor?
Venezuela’ya saldırı: ABD Maduro’yu "yakaladı", neler biliyoruz?
-
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalandığını ve New York’a götürüldüğünü açıkladı.
-
Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyla ilgili basın toplantısında, “Güvenli, doğru ve makul bir geçiş sağlanana kadar ülkeyi yöneteceğiz” dedi. Bu sürecin nasıl işleyeceğine dair ayrıntı vermedi.
-
ABD’nin operasyondan sonra Venezuela’nın petrol sektöründe “çok güçlü biçimde yer alacağını” söyleyen Trump, “Dünyanın en büyük petrol şirketlerine sahibiz ve bu sürece çok ciddi şekilde dahil olacağız” dedi.
- Trump, Truth Social hesabından Maduro’nun ABD'ye getirilirken gemide çekilen bir fotoğrafını paylaştı.
-
Trump, sürgündeki muhalefet lideri María Corina Machado ile görüşmediklerini söyledi. Machado’nun Venezuela’yı yönetebileceğini düşünmediğini belirterek, “Çok iyi bir kadın ama Venezuela’da yeterli desteği yok” dedi.
-
ABD Adalet Bakanlığı, Maduro hakkında yeni bir iddianameyi kamuoyuna açıkladı. İddianamede Maduro’nun yanı sıra eşi Cilia Flores, oğlu ve bazı isimler daha yer aldı.
-
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, ABD’nin Venezuela’daki askeri müdahalesinden derin endişe duyduğunu açıkladı. Müdahalenin “tehlikeli bir emsal” oluşturduğunu vurguladı.
-
Venezuela hükümeti, halka ABD saldırısına karşı sokağa çıkma çağrısı yaptı.
-
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, saldırıların ardından BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplanmasını istedi.
-
Rusya, Maduro’nun yakalanma koşullarına ilişkin “derhal açıklama” talep etti. Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, ABD’den Maduro ve eşine dair “yaşam kanıtı” istedi.
-
Venezuela’nın müttefikleri Rusya, Küba ve İran saldırıyı egemenlik ihlali olarak kınadı. İran, BM Güvenlik Konseyi’ne “hukuksuz saldırıyı” durdurma çağrısı yaptı. Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei “yeni özgürlüğü” överken, Meksika müdahaleyi kınadı. Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ise saldırının “kabul edilemez bir çizgiyi aştığını” söyledi.
Dakika dakika operasyon: Maduro nasıl yakalandı?
Aylar süren gizli hazırlık, 150’den fazla hava aracı, 20 ayrı üsten eş zamanlı kalkışlar ve Nicolás Maduro’nun 47 saniyede kırılan çelik kapısı…
Amerikan ordusunun – kendi tabirleriyle – “emsali görülmemiş” operasyonuyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro “yakalandı” ve New York’a getirilmek üzere yolda.
Peki bu operasyon nasıl planlandı ve nasıl yürütüldü?
Trump'tan diğer ülkelere tehdit: "Maduro'nun başına gelenler onların da başına gelebilir"
ABD Başkanı Donald Trump, Nicolás Maduro’nun yakalanmasının ardından Venezuela petrolüne yönelik ABD ambargosunun yürürlükte kalacağını açıkladı.
Trump, Washington’un bir sonraki adımı değerlendirdiğini ancak ekonomik ve askeri baskının sürdüğünü söyledi.
“Çok açık olmak gerekirse, Venezuela petrolüne yönelik ambargo tamamen yürürlükte kalıyor. Amerikan donanması pozisyonunu koruyor ve ABD’nin tüm askeri seçenekleri, taleplerimiz tamamen karşılanana kadar masada” diyen Trump, Maduro’ya bağlı siyasi ve askeri isimlere de doğrudan uyarıda bulundu.
Trump, “Maduro’ya ne olduysa, adil davranmayan herkesin başına gelebilir” ifadelerini kullandı.
Maduro’nun devre dışı bırakılmasını Venezuela için bir dönüm noktası olarak nitelendiren Trump, “Diktatör ve terörist Maduro sonunda gitti. İnsanlar artık özgür. Uzun zamandır bekliyorlardı ama şimdi özgürler” dedi.
Trump: "Diktatör Maduro gitti, Venezuela halkı özgürleşti"
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'daki malikanesinde Venezuela saldırısına ilişkin bilgiler verdi.
Florida’nın Palm Beach Trump, “İkinci bir dalgayı yapmaya hazırdık, hatta gerekli olacağını varsayıyorduk ama artık muhtemelen buna gerek yok” dedi.
İlk saldırının “son derece başarılı” olduğunu savunan Trump, gerekirse “çok daha büyük” bir ikinci dalga için de hazırlıklı olduklarını vurguladı.
Trump'ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
Talimatımla ABD Silahlı Kuvvetleri olağanüstü bir askeri operasyon düzenledi. Üstün bir Amerikan askeri gücü kullanıldı ve olağanüstü bir operasyon düzenlendi. II. Dünya Savaşı'ndan beri görülmemiş bir operasyondu. Dünyada hiçbir ulus Amerikan'ın başardığını başaramazdı. Venezuelanın askeri kapasiteleri güçsüz hale getirildi. Askerlerimiz başarılı bir şekilde Maduro ve eşini ele geçirdi. Her ikisi de ABD'de adaletin karşısına çıkacaklar.
Bir şekilde bizim geleceğimizi biliyorlardı, çok hızlı bir şekilde devre dışı bırakıldılar. Benim gördüklerimi görseydiniz çok etkilenirdiniz. Hiçbir kayıp olmadı. Birçok kişi bu operasyona dahil oldu, hiçbir askeri ekipmanımız kaybolmadı. Hiçbir ordu mensubumuz yaralanmadı ya da öldürülmedi.
Güvenli, uygun ve makul geçiş yapabileceğimiz bir zamana kadar ülkeyi yönetmeye devam edeceğiz
Maduro artık Amerikan topraklarında yargılanacak. Şu anda kendisi bir gemide, New York'a varacak. İşledikleri suçların delilleri de mahkemede sunulacak. Ben zaten bunları gördüm, hem korkunç hem de nefes kesici. Yıllar süren Venezuela başkanlığı görevi boyunca sayısız şiddet, terör ve saptırma kampanyası yürüttü bize karşı. Bölgenin istikrarını tehdit etti.
Trump, Florida’da düzenlenen basın toplantısında kürsüdeki notlardan konuşurken, sağında Dışişleri Bakanı Marco Rubio, solunda ise Savunma Bakanı Pete Hegseth de vardı.
Trump, Nicolás Maduro’nun "yakalanmasının" ardından Venezuela’da görevde olan siyasi ve askeri yetkililere sert bir uyarıda bulunarak, “ABD tüm askeri seçenekleri elinde tutuyor” dedi.
Trump, “Venezuela’daki tüm siyasi ve askeriler şunu anlamalı: Maduro’ya ne olduysa, ABD’nin halkın çıkarlarına hizmet eden bir liderlik talebine karşı gelirlerse aynısı onlara da olur” ifadelerini kullandı.
Maduro’yu “diktatör ve terörist” olarak niteleyen Trump, “Sonunda gitti” dedi.
Kaçırılan Maduro'nun ilk fotoğrafı bizzat ABD Başkanı Donald Trump tarafından paylaşıldı.
Delta Force hakkında neler biliyoruz?
Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’e yönelik "operasyonu", ABD Ordusu’nun en gizli özel harekât birimlerinden Delta Force düzenledi.
1977’de kurulan ve Kuzey Carolina’daki Fort Bragg üssünde konuşlu olan Delta Force, ABD’nin terörle mücadele, rehine kurtarma, doğrudan operasyon ve özel keşif görevlerinde kullandığı en gizli birliklerden biri.
Birlik, Başkan ve Savunma Bakanı’nın doğrudan talimatlarıyla, “yüksek değerli hedeflere” yönelik en karmaşık ve gizli operasyonları yürütüyor.
Delta Force, geçmişte Somali’de 1993’te yaşanan Mogadişu Muharebesi’ndeki operasyonlar ve 1989’da Panama’da düzenlenen “Operation Just Cause” kapsamında eski Panama lideri Manuel Noriega’nın "yakalanması" gibi yüksek profilli görevlerde de yer almıştı. Trump yönetimi yetkilileri, Noriega operasyonunu Maduro’ya yönelik müdahale için emsal olarak gösteriyor.
Machado ve Gonzalez'den ilk açıklamalar
Venezuela'nın muhalefet lideri María Corina Machado ilk resmi açıklamasını yaptı, "Özgürlük zamanı geldi!" dedi.
X hesabından İspanyolca bir açıklama yayımlayan Machado, 2024 seçimlerinde muhalefetin adayı olan Edmundo González'in Venezuela’nın “meşru devlet başkanı” olduğunu hatırlatarak, anayasal yetkisini derhal üstlenmesi gerektiğini belirtti. Silahlı kuvvetlere de çağrıda bulunan Machado, González’in başkomutan olarak tanınmasını istedi.
“Bu, yurttaşların zamanıdır. Halkın verdiği yetkiyi hayata geçirmek ve iktidarı devralmak için hazırız” diyen Machado, ülke içindeki ve dışındaki Venezuelalılara “demokratik geçiş tamamlanana kadar uyanık, aktif ve örgütlü kalma” çağrısı yaptı.
Venezolanos, llegó la hora de la libertad. pic.twitter.com/ehy20V1xm9
— María Corina Machado (@MariaCorinaYA) January 3, 2026
González de Machado'nun paylaşımını alıntılayarak, "Ulusumuzun yeniden inşası için hazırız" dedi.
Venezolanos, llegó la hora de la libertad. pic.twitter.com/ehy20V1xm9
— María Corina Machado (@MariaCorinaYA) January 3, 2026
Venezuela'nın Türkiye Büyükelçisi Gutierrez: "Türkiye’den resmi kınama bekliyoruz"
ANKA Haber Ajansı’na konuşan Venezuela’nın Türkiye Büyükelçisi Gutierrez, saldırılarda hem sivil alanların hem de askerî yapıların hedef alındığını ifade etti. Karakas’ın merkezindeki Fuerte Tiuna askerî üssünün bombalandığını söyleyen Gutiérrez, ülke genelindeki çeşitli havaalanlarının ve Venezuela’nın ana limanının da saldırılardan zarar gördüğünü kaydetti.
Türkiye’ye yönelik beklentilerini de dile getiren Büyükelçi Gutiérrez, Türk halkının ABD’nin bu saldırganlığını reddettiğinden emin olduklarını söyledi.
Gutiérrez, “Bu saldırı Venezuela halkına değil; barışçıl ve onurlu bir halka yönelmiş emperyal bir saldırıdır. Türkiye ve Venezuela halkları arasında yakın bir ilişki, devlet başkanları arasında da gerçek bir dostluk olduğunu biliyoruz. Türkiye’den resmî bir kınama açıklaması bekliyoruz. Venezuela’ya, Devlet Başkanı Maduro’ya, barışa ve Latin Amerika birliğine destek amacıyla kitlesel gösteriler yapılacağını da biliyoruz. Venezuela’nın savunulmasında kardeş Türk halkına güveniyoruz” dedi.
Maduro iddianamesinde neler var?
ABD Adalet Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro hakkında hazırlanan yeni iddianameyi kamuoyuyla paylaştı. New York Güney Bölgesi Savcılığı tarafından açılan davada Maduro, eşi Cilia Flores ve oğlu da sanıklar arasında yer aldı.
İddianamede, Maduro ve çevresindeki üst düzey isimlerin Venezuela’daki devlet kurumlarını sistematik biçimde uyuşturucu ticareti merkezine dönüştürdüğü öne sürüldü. Savcılığa göre bu yapı, kokain ticaretinden elde edilen gelirlerle hem Maduro yönetiminin üst kadrolarını ve aile üyelerini zenginleştirdi hem de Venezuela topraklarında cezasız şekilde faaliyet gösteren silahlı narco-terörist grupları güçlendirdi.
ABD Adalet Bakanlığı, Maduro yönetiminin kokaini ABD’ye karşı bir silah olarak kullandığını, mümkün olduğunca fazla uyuşturucunun ABD’ye sokularak ülkede bağımlılığın artırılmasının hedeflendiğini iddia etti. İddianamede, bu faaliyetin bilinçli ve devlet destekli bir strateji olduğu vurgulandı.
İddianamede ayrıca Maduro’nun, Kolombiya merkezli FARC gerillalarını silahlandırdığı ve uluslararası uyuşturucu ticaretini yönettiği öne sürülen Cartel de Los Soles adlı yapıyı fiilen yönettiği belirtildi. Savcılığa göre söz konusu kartel, Maduro yönetimi altında faaliyet gösteren silahlı bir ağ haline getirildi.
Maduro hakkında ilk “narko-terörizm” suçlaması Mart 2020’de yöneltilmişti. Kamuoyuna açıklanan bu 28 sayfalık yeni iddianame, bu suçlamaları genişleterek ABD’ye kokain ithali komplosu, makineli silah ve patlayıcı bulundurma ile bu suçlara yönelik komplo iddialarını da kapsıyor.
İddianameye buradan erişebilirsiniz.
Venezuela'da neler oldu? Yaşananların bir özeti:
Şu anda Türkiye saatiyle saat 18:30. Gelin sabahtan beri neler yaşandığına bakalım.
Trump, yaklaşık 30 dakika kadar sonra Mar-a-Lago'da Venezuela saldırısına ilişkin açıklama yapacak.
- ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’un "yakalanarak" New York’a götürüldüğünü açıkladı.
-
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro ve Flores hakkında New York’ta açılan davalar kapsamında cezai yargılama yapılacağını söyledi.
-
Trump, operasyonun ardından ABD’nin Venezuela’nın petrol sektöründe “çok güçlü biçimde yer alacağını” söyledi ve Amerikan enerji şirketlerinin sürece dahil olacağını ifade etti.
-
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, operasyonu “son derece etkileyici” olarak nitelendirdi; uyuşturucu ticaretinin durdurulması ve “çalınan petrolün geri alınması” vurgusu yaptı.
-
Venezuela hükümeti, halka “ABD saldırganlığına karşı seferberlik” çağrısı yaptı; Caracas ve Miranda, La Guaira ile Aragua eyaletlerinin saldırıya uğradığını duyurdu.
-
Rusya, Küba ve İran saldırıları egemenlik ihlali olarak kınadı. Latin Amerika’da Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei müdahaleyi desteklerken, Meksika ve Brezilya sert tepki gösterdi.
Maduro sonrası Venezuela: Kim öne çıkacak?
Maduro’nun "yakalanması"nın ardından Venezuela’da ne olacağı tartışılıyor. Ordu içindeki isimler mi, yoksa muhalefet mi öne çıkacak?
İktidar için Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, Savunma Bakanı Vladimir Padrino ile muhalefetten María Corina Machado ve Edmundo González öne çıkıyor.
Detaylar haberimizde:
Gözler iktidar içi dengelerde ve muhalefette: Venezuela’yı Maduro’dan sonra kim yönetebilir?
Trump: "Operasyonu dört gün önce düzenlemek istedik, hava uygun değildi"
Trump, Fox News kanalında kendisine sorulan soruları yanıtladı.
Venezuela'ya "operasyonu" dört gün önce düzenlemek istediklerini ancak hava koşullarının müsait olmadığını anlatan Trump, Maduro ile bir hafta önce konuştuğunu ve kendisine "Pes etmelisin, teslim olmalısın" dediğini söyledi.
ABD'nin bundan sonra Venezuela'nın petrol endüstrisine "güçlü bir şekilde müdahil olacağını" söyleyen Trump, "Dünyanın en büyük petrol şirketlerine sahibiz, biz de bu işin içinde aktif rol alacağız" dedi.
Trump, kendisine, "Sizce Venezuela halkı için sırada ne var?" diye sorulduğunda şu yanıtı verdi:
Başka birinin Maduro'nun bıraktığı yerden devam etmesine izin veremeyiz. Bu riski alamayız. Biz bu süreçte aktif rol alacağız ve özgürlük getirmek istiyoruz. Bence Venezuela halkı çok mutlu. Bir diktatörlükle, hatta çok daha kötüsüyle yönetiliyorlardı.
Trump, Maduro ve eşinin New York'ta yargılanacaklarını belirterek, "Şu anda New York'a doğru ilerleyen bir gemideler" dedi.
Dışişleri Bakanlığı açıklama yayımladı: "Tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz"
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısı hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada gelişmelerin yakından izlendiği belirtildi ve tüm taraflara itidalli olma çağırısı yapıldı:
"Venezuela’da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir.
Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz.
Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazırız.
Bu süreçte, Karakas Büyükelçiliğimiz, ülkede bulunan vatandaşlarımızla iletişim ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürmektedir."
Venezuela’daki Son Gelişmeler Hk. https://t.co/iF9QWM3aj0 pic.twitter.com/0mSj7F6opM
— T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) January 3, 2026
Özgür Özel: "Erdoğan, Trump'ın Venezuela darbesine, tek kelime edemedi"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Çankırı'da düzenlendiği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuşuyor.
Özel Çankırı'da ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısı hakkında konuştu. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuyla ilgili açıklama yapmamasını eleştiren Özel, "Erdoğan'ın Trump'ın Venezuela darbesine tek kelime edememiştir" dedi.
Özel'in mitingdeki sözlerinin videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Narko-terörizm nedir?
ABD ile Venezuela arasındaki gerilimle ilgili haberlerde sıkça duyulan kavramlardan biri de “narko-terörizm”.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Nicolás Maduro’ya yöneltilen iddialardan biri olarak narko-terörizm'i kullandı.
Washington yönetimi, Pasifik ve Karayipler’de hedef alınan teknelerin ABD’ye uyuşturucu kaçırdığını savunuyor. Uyuşturucunun ABD ve Amerikan toplumu için oluşturduğu tehdit, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin öne çıkan söylemlerinden biri oldu.
Peki ABD’ye göre narko-terörizm ne anlama geliyor?
ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı Office of Justice Programs’ın tanımına göre narko-terörizm, "terör örgütleri ve silahlı grupların uyuşturucu kaçakçılığına dahil olması veu durum uluslararası boyutları olan bir sorun haline gelmiştir".
Daha önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya atıfla Maduro ve eşinin ABD'de yargılacağı bilgisini paylaşmıştık.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla bunu resmen duyurdu, iddianamenin hazırlandığını açıkladı.
Bondi Maduro'nun karşı karşıya olduğu suçlamaları da şöyle sıraladı:
-
narko-terörizm,
-
kokain ithalatı,
-
makineli silah bulundurma,
-
ABD’ye karşı makineli ve patlayıcı silahlar bulundurmak için komplo kurma.
Bondi, "Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores Amerikan topraklarında, Amerikan mahkemelerinde, Amerikan adaletinin tüm gazabıyla yüzleşecek" dedi.
Ayrıca Bondi, Maduro’nun Mart 2020’de de New York Güney Bölgesi Savcılığı’nda “narko-terörizm” suçlamasıyla iddianameye konu edildiğini hatırlattı.
Nicolas Maduro and his wife, Cilia Flores, have been indicted in the Southern District of New York. Nicolas Maduro has been charged with Narco-Terrorism Conspiracy, Cocaine Importation Conspiracy, Possession of Machineguns and Destructive Devices, and Conspiracy to Possess…
— Attorney General Pamela Bondi (@AGPamBondi) January 3, 2026
ABD'nin Venezuela saldırısına kim, ne tepki verdi?
ABD'nin saldırısı tüm dünya basınının gündeminde, ülkelerden çeşitli açıklamalar gelmeye devam ediyor. Daha önce Rusya ve İran'dan gelen tepkileri sizlere aktarmıştık. Şimdi derli toplu tüm ülkelere bakalım.
-
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını “silahlı saldırganlık” olarak nitelendirdi. Açıklamada bunun son derece endişe verici ve kınanması gereken bir adım olduğu vurgulandı. Moskova, daha fazla gerilimin önlenmesi gerektiğini belirterek diyalog çağrısı yaptı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplanması talebini destekledi.
-
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Birliği’nin gelişmeleri yakından izlediğini söyledi. Kallas, AB’nin Nicolás Maduro’yu meşru lider olarak tanımadığını hatırlattı ancak her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı’na uyulması gerektiğini vurgulayarak itidal çağrısı yaptı.
-
Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric, ABD’nin Venezuela’daki askeri eylemlerini kınadı ve ülkedeki krize barışçıl bir çözüm bulunması çağrısında bulundu. Boric, güç kullanımı yasağı ve devletlerin toprak bütünlüğü ilkelerine bağlılık mesajı verdi.
-
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Caracas’taki patlamalar ve hava hareketliliğine dair haberlerden derin endişe duyduklarını söyledi. Petro, sivilleri riske atan her türlü tek taraflı askeri müdahaleyi reddettiklerini ifade etti.
-
İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ABD’nin baskısına karşı direnilmesi gerektiğini söyledi. Tahran yönetimi, saldırının Venezuela’nın egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu savundu.
-
İspanya Dışişleri Bakanlığı, gerilimin düşürülmesi ve krizin uluslararası hukuka uygun biçimde, müzakere yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Madrid, barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa hazır olduğunu bildirdi.
-
Trinidad ve Tobago Başbakanı Kamla Persad-Bissessar, ülkesinin Venezuela’daki askeri operasyonlara hiçbir şekilde dahil olmadığını ve Caracas ile barışçıl ilişkilerini sürdürdüğünü açıkladı.
-
Almanya’da Hıristiyan Demokratlardan Roderich Kiesewetter, ABD’nin bu adımıyla 1945 sonrası kurallara dayalı uluslararası düzeni terk ettiğini savundu ve Washington’un güce dayalı bir anlayışa geri döndüğünü söyledi.
-
İngiltere’de Reform Partisi lideri Nigel Farage, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu kabul etti, bu hamlenin Çin ve Rusya’yı caydırabileceğini öne sürdü. Farage, Venezuela’nın Maduro sonrası yeni bir sayfa açabileceğini dile getirdi.
-
İtalya’da muhalefet lideri ve eski başbakan Giuseppe Conte, ABD’nin saldırısının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını belirterek bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söyledi.
-
Endonezya Dışişleri Bakanlığı, gelişmeleri yakından izlediklerini açıkladı ve tüm taraflara gerilimi düşürme, diyalog ve sivillerin korunması çağrısı yaptı.
-
Belarus Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olarak nitelendirdi ve Venezuela hükümetine destek mesajı verdi.
-
Lübnan Hizbullahı, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını kınayarak Caracas yönetimiyle dayanışma ilan etti.
-
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin operasyonda yer almadığını söyledi ve herkesin uluslararası hukuka uyması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'den henüz bir açıklama yok
Ülkeler, ABD'nin Venezuela'ya saldırısı hakkında ses çıkarmaya başladı. Kimileri kınıyor, kimileri BMGK'nın acilen toplanması gerektiğini söylüyor.
Şu ana kadar Ankara'dan herhangi bir açıklama gelmedi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması" programında konuşuyor. Şu ana kadarki konuşmasında Venezuela'da yaşananlarla ilgili herhangi bir görüş bildirmedi.
Konuşmasının başında dış politikaya ilişkin konuşan Erdoğan, "Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Dostlarımızı olabildiğince çoğaltmayı amaçlıyoruz. Dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz" dedi.
Programda 30 dakika konuşan Erdoğan, Venezuela ile ilgili bir şey söylemedi.
Maduro sonrası Venezuela: Şimdi ne olacak?
ABD, 1989’da Panama’yı işgal ederek dönemin askeri lideri Manuel Noriega’yı devirdiğinden bu yana Latin Amerika’da bu denli doğrudan bir askeri müdahalede bulunmamıştı. Bu açıdan bakıldığında, Venezuela’da yaşananlar Washington’un bölgeye yönelik politikasında tarihsel bir kırılmaya işaret ediyor.
Maduro'nun alıkonulması, ABD yönetimi içindeki daha sert ve “rejim değişikliği” yanlısı çevreler açısından büyük bir kazanım olarak görülebilir. Daha önce de yazdığımız gibi: Washington, Maduro’yu uzun süredir bir “narko-kaçakçılık örgütünün lideri” olmakla suçluyor; Maduro ise bu iddiaları reddediyor.
ABD ayrıca 2024 seçimlerinin ne özgür ne de adil olduğunu savunarak Maduro’yu Venezuela’nın meşru devlet başkanı olarak tanımıyor. Caracas yönetimi ise ABD’nin asıl hedefinin, dünyanın en büyükleri arasında gösterilen Venezuela petrol rezervlerini ele geçirmek olduğunu öne sürüyor.
Ancak asıl belirsizlik, Maduro’nun sahneden çekilmesi halinde Venezuela’nın içinde ne yaşanacağı. ABD müdahalesini destekleyenler, bunun muhalefetin önünü açacağını ve Nobel Barış Ödülü sahibi María Corina Machado ya da 2024’te muhalefetin adayı olan Edmundo González öncülüğünde bir geçiş sürecinin başlayabileceğini savunuyor.
Ancak birçok Latin Amerika uzmanına göre tablo bu kadar basit değil. Venezuela’da ordu ve paramiliter yapıların Maduro’ya sadık kaldığı biliniyor. Hatta Maduro’yu eleştiren bazı çevreler bile, doğrudan bir ABD müdahalesinin ülkeyi daha derin bir istikrarsızlığa sürükleyebileceği uyarısında bulunuyordu.
Maduro’nun yakalanmasının ardından, ona yakın isimler ve müttefikler açısından da ciddi bir belirsizlik başladı. Bu kesimlerin, kendi geleceklerinden endişe duyması ve ülke içinde yeni gerilimlerin ortaya çıkması ihtimali, Venezuela’yı bekleyen en büyük risklerden biri olarak görülüyor.
ANALİZ | Rejim değişikliği a la Trump
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Evren Balta, X hesabından Venezuela saldırısına ilişkin bir analiz paylaştı. Konuyla ilgilenenlerin bizce okuması gerek.
Obama ve Biden döneminde Venezuela'nın ABD için daha çok "demokrasi ve insan hakları dosyası" olduğunu ancak Trump'ın konuyu "iç güvenliğe" getirdiğini belirten Balta, "Dolayısıyla demokrasi için rejim değişikliğinden söz etmiyoruz artık, iç güvenlik için rejim değişikliğinden söz ediyoruz (Rejim değişikliği a la Trump)" diye yazdı:
Bugünkü Venezuella operasyonu ansızın gelmedi. Aylardır maksimum baskı birikti. Narco-devlet suçlamaları, Karayipler’de Gerald R. Ford dahil askeri yığınak ve Maduro için 50 milyon dolarlık ödül, bugünkü hamlenin işaretleriydi.
Venezuella politikasında başından itibaren Trump Kongre yetkisi gerektiren klasik savaş şablonunu kullanmadı. Kongreyi baypas ederek bunun bir operasyon olduğunu söyledi . Bugünde yine Kongreyi baypas ederek savaş ilanı değil “yakalama” dili kullandı. Bu çerçeve, yürütmenin takdir alanını büyütüyor ve savaş konusundaki Kongre denetimi daraltıyor.
Obama ve Biden dönemlerinde Venezuela daha çok demokrasi ve insan hakları dosyasıydı. Trump ise bunu tamamen iç güvenliğe bağladı. Suç, uyuşturucu, karteller, göç ve sınır güvenliği dili öne çıktı. Dolayısıyla demokrasi için rejim değişikliğinden söz etmiyoruz artık, iç güvenlik için rejim değişikliğinden söz ediyoruz (Rejim değişikliği a la Trump)
Lideri “suç faili” diye etiketleyip askeri güçle sonuç ilan etmek, zaten aşınan egemenlik ve müdahale sınırlarını daha da aşındıracak. Ama lideri devre dışı bırakmak düzen kurmak değil. Bu tür hamleler çoğu zaman içeriden aşınma ve içeriden destek varsa mümkün olur. Yani otoriter liderlerin artık Amerikan çıkarlarıyla daha da uyumlanması gerekecek.
Son olarak, Venezuela dosyası enerji ve büyük güç rekabetiyle doğrudan ilgili. Çin ve Rusya etkisi Washington’u rahatsız ediyor. Mearsheimer’in “büyük güç önce kendi bölgesinde hegemonik olmak ister” tezi önemli. ABD Çin'in kendi arka bahçesine girmesine izin verirse, zaten aşınan hegemonyası büyük yara alacak.
https://twitter.com/Evreki/status/2007407039299870917?s=20













