ABD’nin düzenlediği saldırı sonucu ülkesinden kaçırdığı ve New York’a getirdiği Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro sonrası Venezuela’da halkın tepkileri umut, korku ve belirsizlik arasında gidip geliyor. Venezuelalılar bir yandan “ışık gördüklerini” söylerken, diğer yandan ülkede ne olacağına dair derin bir endişe taşıyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasının ardından Caracas’ta toz duman yatışırken, Venezuela’da halk farklı duygularla karşıladı.
Başkentte patlamalarla geçen gecenin ardından sokaklara çıkan halkın bir bölümü gelişmeleri sevinçle karşılarken, bir bölümü ise korku ve güvensizlik içinde bekliyor.

“Tünelin sonunda yeniden ışık görüyorum”
BBC’ye konuşan ve güvenlik gerekçesiyle gerçek adını vermek istemeyen Dina, ABD saldırısı sonrası ilk tepkisini şu sözlerle anlattı:
“Şimdilik ABD’ye minnettarım, çünkü Maduro’yu buradan aldılar. En azından tünelin sonunda yeniden biraz ışık görebiliyorum.”
Dina’ya göre siyasi atmosfer hâlâ son derece gergin. Bu nedenle konuşurken kimliğini gizlemek zorunda kaldığını söyledi.
“Hiçbir şey garanti değil”
Caracas yakınlarında yaşayan Jorge ise ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür ettiğini ancak önümüzdeki günlerden endişe duyduğunu dile getirerek, “Trump ve tüm ABD tarafından destekleniyor olmaktan memnunum ama önümüzdeki günlerin kolay olacağını sanmıyorum” dedi ve şöyle sordu:
“Bu adamı götürdüler, peki şimdi ne olacak? Bu bize hiçbir şeyi garanti etmiyor. Büyük bir belirsizlik var.”
Jorge, hükümet yanlısı silahlı gruplar olarak bilinen Collectivos üyelerinin sokaklarda silahlı şekilde dolaştığını gördüğünü de anlatarak, “Şu an ekmek almak için bile dışarı çıkmaya korkuyorsunuz” dedi.
Maduro hükümetini destekleyen gruplar da Caracas’ta sokaklara çıktı. Başkent Belediye Başkanı Carmen Meléndez, ABD’ye karşı düzenlenen protestolara katıldı ve Washington’dan Maduro’nun serbest bırakılmasını talep etti.

“Trump’ın sözlerine alışkın değilim”
Halk, Trump’ın söylemlerine karşı da endişeli ve temkinli.
“Bugün yeni bir şey söylüyor, yarın fikrini değiştiriyor” diyen Dina, Trump’ın açıklamalarında olumlu görülebilecek tek nokta ABD’nin Venezuela’ya yatırım yapacağını söylemesi: “Eğer bu daha iyi bir ekonomik duruma yol açarsa, belki bir umut olur.”
Venezuela’da Maduro sonrası döneme girilmiş olsa da, konuşmanın hâlâ riskli olduğu belirtiliyor. Ulusal Meclis’in kısa süre önce çıkardığı bir yasayla, ABD’nin deniz ablukasını destekleyenlerin “vatan haini” ilan edildiği hatırlatılıyor.

Diasporada sevinç, ülkede tereddüt
Maduro’nun kaçırılması, ülke dışında yaşayan Venezuelalılar arasında ise büyük sevinç yarattı. Şili, Peru, İspanya ve Arjantin gibi ülkelerde sokaklara çıkan Venezuelalılar, yıllar sonra özgürlük umudunu dile getirdi.
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre Maduro’nun iktidara geldiği 2013’ten bu yana yaklaşık 8 milyon Venezuelalı ülkesini terk etti. BBC’ye konuşan Sandra, “Kaybolanlar, hapsedilenler, ölenler ve hayatta kalmaya çalışanlar var. Bu gerçek bir trajedi” dedi.


“Bu özgürlük değil, ama ilk adım”
Yurtdışında yaşayan birçok Venezuelalı için sevinçle kaygı iç içe.
Kanada’da yaşayan Verónica Gutiérrez, “26 yıldır bir diktatörlük altında yaşadık” derken, Trump’ın rolüne dair soru işaretlerini de gizlemiyor: “Soru şu: Bu Trump’la birlikte olunca gerçekten doğru bir yol mu?”
Benzer bir temkinli umut, Halifax’ta yaşayan Ivon Valdebenito’da da var:
“Mutluyum, çünkü Maduro artık iktidarda değil. Ama bu sadece başlangıç.”





