CHP muhabirleri ile İzmir’de bir araya gelen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınar Mutlu, belediyelere yönelik idari ve mali baskılara dikkat çekti. Erdoğan’ın “silkeleme” talimatının etkilerini anlatan Mutlu, İller Bankası’nın CHP’li belediyelere kredi vermediğini ve kaynağında kesintinin ekonomik darboğaza yol açtığını söyledi. “Mazeret üretmemek zorundayız, hizmete devam ediyoruz” diyen Mutlu, Konak’ın en önemli sorununun kentsel dönüşüm olduğunu belirtti.

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınar Mutlu, CHP muhabirleriyle bir araya geldi. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle İzmir’de gerçekleşen buluşmada Mutlu, yaptıkları çalışmaların yanı sıra, “belediyelerin silkelenmesinin” etkilerini ve transferleri değerlendirdi.
En önemli sorun kentsel dönüşüm
Konak’ın çok çeşitli demografik yapısı olduğuna dikkat çeken Mutlu, 330 bin nüfusun yaşadığı ilçede 70 bin Roman’ın olduğuna, Mardinlilerin yoğun olarak bulunduğuna değindi. “Konak’ın en büyük sorunu kentsel dönüşüm” diyen Mutlu, yerinde dönüştürme için projelerinden söz etti. Suç oranlarının, uyuşturucu kullanımının, güvenliğin de önemli sorun olduğu semtlerin varlığına dikkat çeken Mutlu, İzmir’de sosyal yardım alan kişi sayısının en yüksek olduğu ilçenin de Konak olduğunu belirtti.
- CHP’nin çözüm süreci toplantısı: Özgür Özel’in “müstakil siyaset” vurgusu, diğer partilerden konuşmacılarla “Barış Konferansı”

“Konak’ın en büyük sorunu kentsel dönüşüm” diyen Mutlu “soylulaştırmaya” karşı olduklarını ve yerinde dönüştürme için çalıştıklarını kaydetti. Mutlu “Konak’ın eski çehresini düzeltmek istiyoruz. İlçede bin 700 tane tescilli bina var. Onları korumak istiyoruz” dedi.
“Silkeleyin” talimatı sonrası belediyenin durumu
Konak Belediye Başkanı Mutlu, kaynaklarını azaltmaya dönük idari ve mali girişimlerin yanı sıra, muhalefet belediyelerini en çok zorlayan ekonomik baskının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Silkeleyin” talimatı ile yaşandığına dikkat çekti. SGK borçları nedeniyle kaynağında kesinti yapılmasının “şok etkisi” yarattığına dikkat çeken Mutlu, şöyle devam etti:
“Biz bir yıl önce İller Bankası’ndan her ay belli bir para alırken ve ne kadar alacağımızı bilirken bir anda bunun yüzde 40 kesilmesiyle gerçekten bir darboğaza girdik. Bütün belediyeler girdi. Sonra SGK’nın hacizleri başladı, hesaplara bloke koydular. Ama mazeret üretmemek zorundayız. Evet, kaynaklarımız kesildiğini anlatacağız ama biz iş yapmak zorundayız. Özellikle yerelde gündelik hayatı hiçbir şekilde sekteye uğratmamanız gerekiyor. O çöpü toplamanız, o çukuru bir an önce kapatmanız, temel belediyecilik hizmetini yapmanız gerekiyor.”
“İller Bankası’ndan kredi alamıyoruz”
Büyükşehir kanunlarında yapılan değişikliklerle, büyükşehir belediyeleri güçlendirilirken ilçe belediyelerinin “neredeyse birer müdürlük” konumuna düşürüldüğünü söyleyen Mutlu “Bütçesi sadece personele ve temel belediyecilik hizmetlerine ancak yeter hale geldi. O büyükşehir yasasının ilçe belediyelerine biçtiği rolü bilerek aday olduk” dedi. Nasıl zorluklarla karşılaştıkları ve İller Bankası’ndan kredi alıp alamadığı sorusuna ise Mutlu şu yanıtı verdi:
“Tasarruf Genelgesi belediyelerin elini kolunu bağlıyor. Şu an dergi ve kitap basmanız dahi yasak. Çöp arabası alırken bile bakanlıktan izin almak zorundasınız. Yerel yönetimlerin özerkliği azaltıldı. İller Bankası’ndan kredi alamadık. İller Bankası’na kredi başvuru yaptık ama İller Bankası CHP’li belediyelere kredi vermiyor. Biz hiçbir şekilde alamıyoruz. Ancak teminat mektubu alabildik. Bizim hakkımız yüzde 28 oran ile kredi almak ama alamıyoruz. Piyasadan yüzde 52 faizle kredi aramak zorunda kalıyoruz. Özel bankalar da SGK borçları nedeniyle belediyelere kredi vermiyor.”
CHP’li belediyelere operasyonlar
Mutlu, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların sorulması üzerine AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” yorumunu hatırlattı. CHP’nin İstanbul dahil büyükşehirlerin yüzde 60’ını almasının, AKP’de iktidarının elinden kaydığı kaygısı oluşturduğunu kaydeden Mutlu şunları söyledi:
“Yerel yönetimleri bu dönemde başarısız kılmak, iş yapamaz hale getirmek ve bunun genel seçime yansımasını izlemek için bu kadar baskı yapıyorlar. Gerçekten yerel yönetimlerin üzerinde hem siyasi, hem ekonomik baskı var. Çünkü yerelden inşa edilecek bir başarı hikayesi, Türkiye’de CHP’yi çok rahat bir şekilde iktidara taşıyacak. Bunu hepsi görüyor. CHP’li belediyelerden memnuniyetin yüzde 60’lara çıkmasının iktidarın hoşuna gitmediğini ve onları endişeye sevk ettiğini düşünüyorum. Bu da bize dönüp baskı olarak geliyor.”
“İzmir Erdoğan için bir simge”
CHP’li Mutlu, “Erdoğan’ın gündeminde özel olarak İzmir mi var” sorusuna ise “İzmir’i almak artık Erdoğan için bir simge. Rejim değişti ama halen İzmir’i alamıyor. İzmir direniyor, İzmirli kadınlar da direnmeye devam ediyor. İzmir’deki direnişlerin başını çeken kadınlar. Her sokak eylemlerinde direnen, geri adım atmayan kadınlar; yaşam biçimine sahip çıkan İzmirliler var. O yüzden yine anlamaz” diye yanıt verdi.

Transferlere tepki: “Affedilebilir değil”
CHP’den ayrılıp AKP’ye geçen belediye başkanları ve milletvekilleriyle ilgili Mutlu, “Transfer olanlara çok kızıyorum. Siyasi etik açısından hiç kabul edilebilir değil. Affedilebilir bir şey değil” dedi. Siyasetçilerin, kendi hesabına değil, partileri adına oy alarak seçildiğini belirten Mutlu, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu AKP’ye geçtikten sonra İller Bankası’ndan aldığı 860 milyon liralık finansman desteğine dikkat çekti:
“Oraya buraya geçme değil de neden bu eşitsizlikler var, neden Özlem Hanım AKP’ye geçtiği gün o kadar büyük destek aldı. Bir kısmı ‘Hizmet etmek istiyorum, o yüzden geçtim’ demeye sığınıyor. Buna sığınanlar, bütün belediyelere eşit hizmet edilmesi için mücadele vermeli. Bize transfer teklifi gelmedi ama AKP’li belediye meclis üyelerimiz ‘Senin kıymetini CHP bilmiyor’ düzeyinde şakayla karışık dile getirdi. ‘Çok kişi gelmek istiyor, biz kabul etmiyoruz’ diyorlar, o havayı yaratanlara da kızıyorum. Bize o teklif gelmez.”








