CHP’li Çakırözer, 6 yıllık basın özgürlüğü bilançosunu açıkladı: “Gazeteciler 3 bin 480 kez yargılandı”

CHP’li Utku Çakırözer’in açıkladığı altı yıllık basın özgürlüğü raporuna göre 2020’den bu yana gazeteciler haberleri nedeniyle 3 bin 480 kez yargılandı, yüzlercesi gözaltına alındı ve tutuklandı.

CHP’li Çakırözer, 6 yıllık basın özgürlüğü raporunu açıkladı: “Gazeteciler 3 bin 480 kez yargılandı”
CHP’li Çakırözer, 6 yıllık basın özgürlüğü raporunu açıkladı: “Gazeteciler 3 bin 480 kez yargılandı”

CHP’nin gazeteci kökenli Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye’de basın özgürlüğü alanındaki altı yıllık bilançoyu açıkladı. Çakırözer’in TBMM’de açıkladığı rapora göre, 2020’den bu yana yüzlerce gazeteci sadece haberleri nedeniyle tam 3 bin 480 kez hakim karşısına çıkarıldı, 420 gazeteci gözaltına alındı, 145 gazeteci tutuklandı.

Çakırözer, “Özgür basın olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da basın özgürlüğü olmaz çünkü basın sustuğunda toplum karanlığa mahkum olur. Ne gazeteciler ne de yurttaşlar bu kara tabloyu hak etmiyor! Türkiye bunu hak etmiyor! Halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü için basın emekçileriyle dayanışmayla birlikte mücadelemizi, hak, hukuk, adalet ve özgürlük mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

6 yılda 3 bin 480 yargılama

Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlalleri raporlaştıran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 2020 yılından bu yana ortaya çıkan bilançoyu Meclis Genel Kurulu’nda açıkladı.

Çakırözer’in raporuna göre, son altı yılda yüzlerce gazeteci sadece haberleri nedeniyle tam 3 bin 480 kez hakim karşısına çıkarıldı, 420 gazeteci gözaltına alındı, 145 gazeteci tutuklandı.

“Gazeteciler kelepçeliyken 10 Ocak nasıl bayram olsun”

AKP iktidarında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında ortaya çıkan kara tablonun giderek ağırlaştığına dikkat çeken Çakırözer, TBMM’de açıkladığı raporda şunları söyledi:

“İki gün önce 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ydü. Gazi Meclisimizde, şehirlerimizde basın emekçilerimizle buluştuk, sosyal medyadan onları kutladık, teşekkür ettik. İyi ama gazetecilere özgür ve güvenli çalışma ortamını sağlamadıkça, ekonomik koşullarını iyileştirmedikçe maalesef ortada kutlanacak bir gün de olmuyor. Gazeteci haber yapıyor, anında hedef, daha yayın bitmeden kapısında polis, şafak baskınları, gözaltılar, tutuklamalar. Daha geçen yıl Ercüment Akdeniz 247, Furkan Karabay 201, Fatih Altaylı 190, Elif Akgül 101, Yıldız Tar 102, Suat Toktaş 34 gününü hapishanede geçirmek zorunda kaldı. Merdan Yanardağ üç aydır, Enver Aysever 33 gündür hala zindanda. Saraçhane’de millet iradesine sahip çıkan milyonların ‘Yaşamak istiyoruz’ diyen kadınların, alın terinin karşılığını isteyen emekçilerin ‘Barınamıyoruz’ diyen öğrencilerin çığlığını duyuran gazeteciler gazla, copla engelleniyor. Gazeteci Hakan Tosun sokak ortasında dövülerek öldürülüyor, günler aylar geçiyor, ölümü aydınlatılmıyor. Evrensel gazetesini silahla taradılar, saldırganlar yüz gün bile tutuklu kalmadan salıverildi. İsmail Saymaz, Özlem Gürses, Timur Soykan ve daha nice gazeteci ayağında kelepçe eve hapsedildi, karakolda imza, yurtdışı yasağı getirilerek haber yapmaları engellendi. Şimdi, buradan sormayalım mı? Zindanda, evinde kelepçeli gazeteci için 10 Ocak nasıl bayram olsun, nasıl kutlansın?”

“İBB iftiranamesinde gazeteciler de hedef alınıyor”

Türkiye’de “Kürt sorununu çözeceğiz” diye bir süreç başlatıldığını ama tam da bu meseleyle ilgili haberleri yüzünden yedi gazeteciye altı yıl hapis cezası verildiğini hatırlatan Çakırözer, “İBB iftiranamesi sadece başkanlarımızı değil, gazetecileri de hedef alıyor! Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan, Soner Yalçın, Ruşen Çakır ve Batuhan Çolak yorumları nedeniyle şafak baskınıyla ifadeye götürüldü. ‘Dezenformasyonla mücadele’ diye çıkardığınız yasa yüzünden, işte, 2025’te Levent Gültekin, Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve daha nicelerini gözaltına aldınız. Zafer Arapkirli bugün Cumhurbaşkanına hakaretten, iki gün sonra da işte bu sansür yasanızdan hâkim karşısına çıkıyor. Hani söz vermiştiniz yasa çıkarken, yargılanmayacaktı gazeteciler, verdiğiniz sözün inandırıcılığı da işte bu kadar” dedi.

“İktidar kavgalarınız gazetecileri işsiz bırakıyor”

Çakırözer, artık TMSF’nin Türkiye’nin en büyük medya patronu olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önce yandaşlarınıza kanalları satın aldırıyorsunuz, ziyaretlerinizde poz verip bol bol paylaşım yapıyorsunuz, sonra da ‘Bunlar kara para aklıyormuş’ diye el koyduruyorsunuz. Habertürk, Can Holdinge satılırken bu devletin MASAK’ı, istihbaratı neredeydi? Suçlananlar ‘Devlet büyüklerinin yönlendirmesiyle aldık.’ dediklerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının ziyaret ettiği, jandarma eski komutanının yönetici atandığı Ekol TV bir anda kapanıp hakkında soruşturma, kara para soruşturması başladığında ağzınızı bıçak açmıyor. Ama işte Grup Başkanvekilimiz Murat Emir bunları sorunca anında erişim engeli istiyorsunuz. Uydurma casusluk suçlamasıyla sizi eleştiren TELE1’e el koydunuz, hukuksuzca hem de. Sizin iktidar kavgalarınız, kayyumlarınız yüzünden kurumlar değer kaybediyormuş, yüzlerce gazeteci işsiz kalıyormuş umurunuzda bile değil.”

“Yangında, depremde, saldırıda yayın yasağı”

Basın İlan Kurumu eliyle Anadolu’da çok sesliliğin bitirildiğini, her yıl 100 gazetenin kapanmak zorunda kaldığını belirten Çakırözer, birkaç yıl önce 1.500 olan gazete sayısının şimdi 600’lere indiğine dikkat çekerek sözlerini şyle sürdürdü:

“İktidar sopası RTÜK’ünüz sayesinde ekran karartma ayıplarını 2025’te de yaşattınız bu ülkeye. Her eleştiriye ceza kese kese Sözcü TV, Halk TV, Tele1 ve NOW’a toplam 53 yaptırım uyguladınız, 93 milyon lira ceza kestiniz. Zindanla, kayyımlarla susturamadıklarınızı ise haberlere yayın yasağı, erişim engeli getirerek karartıyorsunuz. Yangında, depremde, terör saldırısında millet gerçekleri duyamasın diye saniyeler içinde yayın yasağı geliyor, sosyal medya karartılıyor. Ucu iktidara dokunan her usulsüzlük, yolsuzluk haberi, İBB soruşturmalarında ortaya çıkarılan hukuksuzluklar, hepsine erişim yasağı getirdiniz. Gerçekler bilinmesin diye gazetecilerin sosyal medya hesaplarını dahi kapattınız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun hesaplarını kararttınız.

İBB soruşturmalarında yaptığınız hukuksuzlukların yer aldığı, bir bir yer aldığı İstanbul İddianamesi internet sitesi ve X hesabı da erişime engellendi çünkü kumpaslarınız, hukuksuzluklarınız, zulmünüz duyulmasın, bilinmesin istiyorsunuz ama biz bu karartmaya, sansüre Türkiye’yi teslim etmeyeceğiz. Gerçeği savunmaya, gazetecilerin yanında durmaya, ülkemizi yeniden özgür, demokratik ve aydınlık bir ülke yapmaya kararlıyız. Söylediğimiz tek şey var: Özgür basın olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da basın özgürlüğü olmaz çünkü basın sustuğunda toplum karanlığa mahkum olur. Halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü için basın emekçileriyle dayanışmayla birlikte mücadelemizi, hak, hukuk, adalet ve özgürlük mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.