tabii’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli LGBTİ+’ları hedef alıyor 

TRT’nin dijital platformu “tabii”de, “Gökkuşağı Faşizmi” isimli belgesel yayımlanacak. Belgesel, LGBTİ+’ları hedef alıyor.

tabii’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli LGBTİ+’ları hedef alıyor 

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun (TRT) dijital platformu “tabii”, “Gökkuşağı Faşizmi” isimli belgeselinin fragmanını yayınladı. 

TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı sosyal medya hesabı X’ten fragmanı, “Aile kurumuna savaş açan, evlatlarımızı ve değerlerimizi hedef tahtasına oturtan bir ideolojik kuşatmayı ifşa ediyoruz” diyerek duyurdu.

“Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli 18 Ocak Pazar günü yayınlanacak. 

Belgeselin fragmanında camdan yapılmış bir ev ve içerisinde çocuk oyuncaklarının olduğu bir sahne bulunuyor. Fragmanda bulunan camdan evi, gökkuşağı renkli hortuma sahip bir filin yıktığı gösterilerek “Duyuyor musunuz? Bunlar faşizmin ayak sesleri” deniliyor.

Anadolu Ajansı’nın “ayrımcılık hattı” ise belgeselin haberini şöyle duyurdu:

“Son yıllarda küresel ölçekte etkisini artıran LGBTQ+ lobilerinin amaçlarını, işleyişini ve etki alanını ele alan belgesel, 6 bölümden oluşuyor. Uzman görüşleri, bilimsel araştırmalar ve yaşanmış hikayeler eşliğinde başlangıçta hoşgörü söylemiyle gündeme gelen bu sürecin, zaman içinde baskın bir ideolojik tartışmaya nasıl dönüştüğünü sorguluyor.”

Belgeselin LGBTİ+’ları hedef alması büyük tepki çekti. 

“Hepimizin vergileriyle nefret suçu işleyemezsiniz”

Ankara Gökkuşağı Aile Grubu (GALADER) aktivisti ve LGBTİ+ çocuk babası Atilla Dirim, bu belgeselin büyük bir çarpıtma ve yalan olduğunu ifade etti, “LGBTİ+ varoluşu kimseye bir şey dayatmıyor, zaten cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim dayatmayla, iknayla, özendirmeyle vs. değişecek bir şey değil, aksine, LGBTİ+’lara heteronormativite dayatılıyor. Sizin yaptığınız mevcut ekonomik ve buna bağlı olarak gelişen sosyal çöküşün neden olduğu öfkeyi başka yere kanalize etmek. Bir de, o filden ne istediniz? Bari hayvanları rahat bırakın” dedi.

“Hepimizin vergileriyle nefret suçu işleyemezsiniz” diyen gazeteci İrfan Değirmenci, ekonomik kriz üzerinden iktidarı eleştirdi:

“Yoksul halkın öfkesini, yoksulluğunun sebebi olan sisteme ve iktidara değil nefret unsuruna dönüştürülmek istenen komşusuna yöneltmek, faşizmin ta kendisidir ve rengi yoktur, kapkaradır! Hepimizin vergileriyle kamu yayıncılığı yapmanız gerekirken içimizden birilerini hedef gösteremez, hayatlarımızı tehlikeye atamaz, nefret suçu işleyemezsiniz. Evlatlarımızı hedef tahtasına oturtan, kamu gücünü elinde tutan sizlerin ideolojinizi topluma tek gerçek olarak dayatması ve kendi normunuzun dışında olan herkesi “tehdit” ilan etmesidir. Profesörsünüz, faşizmin tanımını bilmediğinizi düşünmüyorum. Bilerek ve isteyerek yapıyorsunuz bunu ki bu daha kötü.”

İHD: Nefret söylemi ‘belgesel’ kılıfıyla meşrulaştırılamaz

İnsan Hakları Derneği (İHD) LGBTİ+ Komisyonu, TRT dijital platformu “tabii”nin, LGBTİ+’ları hedef gösteren “Gökkuşağı Faşizmi” isimli belgeselin yayından kaldırılması çağrısında bulundu.

ANKA’nın geçtiği habere göre İHD, TRT’nin LGBTİ+’ları “tehdit”, “karanlık” ve “sapkınlık” gibi ifadelerle damgaladığı, bir topluluğu kriminalize eden ve düşmanlaştıran bir zemin kurduğunu belirtti.

Kamu gücü ve kamu kaynaklarıyla yürütülen bu tür bir yayıncılığın, birlikte yaşamı zedeleyecek şekilde nefret ürettiği vurgulanan açıklamada, “Kamusal sorumluluk ve devletin pozitif yükümlülükleri bakımından doğrudan sonuç doğuracak bu tür bir yayıncılık faaliyetinin, kamu gücü ve kamu kaynaklarıyla yürütülürken, bu coğrafyada zaten kırılgan olan birlikte yaşamı daha da zehirleyecek şekilde nefret üretmesi kabul edilemez” denildi. 

Açıklamada, yapımın LGBTİ+’ları “aileye savaş açan” bir ideolojik tehdit olarak resmettiği, bu dilin hak ihlallerini sıradanlaştırdığı, linç iklimini beslediği ve ayrımcılığı teşvik ettiği kaydedildi. Bu nedenle söz konusu içeriğin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek, insan hakları hukukunun ayrımcılığı ve şiddeti kışkırtan söylemler karşısında devlete önleyici sorumluluk yüklediği hatırlatıldı.

İHD, nefret söyleminin etiketleme ve şeytanlaştırma yoluyla bir topluluğu hedef haline getirdiğini, bu yolla şiddetin meşrulaştırıldığını vurguluyor. Böyle bir dilin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, insan hakları hukukunun, ayrımcılığı ve şiddeti kışkırtan söylemler karşısında devlete önleyici sorumluluk yüklediğini belirten İHD, AİHM içtihadına atıfla, cinsel yönelim temelli aşağılayıcı ifadelerin yaptırıma konu edilebileceğini hatırlattı.

Söz konusu belgeselin kamu gücüyle ilişkili bir platformda yayınlanmasının ihlalin ağırlığını artırdığı, denetimsizlik ve sorumluluktan kaçış kaygısı doğurduğunu ifade eden İHD, nefret üretiminin kurumsal himaye altına alınamayacağı vurguladı.

İHD ayrıca, LGBTİ+’ların yapay bir tehdit olarak sunulmasının toplumsal sorunları görünmez kılan bir algı yönetimi olduğunu, barış ve demokratik çözüm tartışmalarına zarar verdiğini savunurken, LGBTİ+’ların bu toplumun merkezinde yer aldığını ve eşit, onurlu bir yaşamın barışın önkoşulu olduğunu açıkladı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.