20 milyona yakın öğrencinin yarıyıl tatiline girdiği eğitim yılında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tatili kitap ve kültürel etkinliklerle değerlendirme çağrısı yaparken, Eğitim Sen yayımladığı raporla eğitimde artan eşitsizlikler, yetersiz harcamalar ve kamusal eğitimin gerilemesine dikkat çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda 2025-2026 eğitim ve öğretim dönemi yarıyıl tatili bugün başladı.
Ülke genelinde 20 milyona yakın öğrenci ve 1 milyon 200 bin öğretmen, 2 Şubat Pazartesi gününe kadar tatil yapacak.
Eğitim Sen 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl raporunda eğitim öğretim sisteminde yaşanan olumsuzluklara dikkat çekerken, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilere ekranlardan uzak kalmalarını, kitap okumalarını, müze gezmelerini, sosyal sorumluluk çalışmalarına katılmalarını tavsiye etti.
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini savundu
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2025–2026 eğitim öğretim yılının birinci yarısının sona ermesi dolayısıyla yayımladığı mesajda, öğrencilere, öğretmenlere ve velilere yarıyıl tatiline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekin, karnelerin öğrencilerin gelişimini tek başına ölçmediğini belirterek, “Her birinizin potansiyeli hiçbir zaman yalnızca karnelerle ölçülemez” dedi.
Öğrencilere tatil döneminde ekranlardan uzak durma çağrısı yapan Tekin, “Hayatın sunduğu gerçek zenginliklere yönelmenizi tavsiye ediyorum. Kitaplarla yeni dünyalar keşfetmek, müzeleri gezmek, doğayla temas kurmak, yeni bir beceri edinmek ya da bir sosyal sorumluluk çalışmasına katılmak, öğrenme sürecinizi zenginleştirecek önemli deneyimlerdir” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ni savunan Bakan Tekin, modelin hikmet, ahlak, estetik değerler ve sağlam bir irade anlayışı üzerine kurulduğunu savunarak öğretmenlerin çalışmalarıyla bu yaklaşımın sahada karşılık bulmakta olduğunu söyledi ve ekledi:
“Bu modelin eğitim sistemimizde kalıcı bir zemin oluşturarak kuşaktan kuşağa güçlenerek ilerleyeceğine olan inancım, sizlere duyduğum güvenin doğal bir sonucudur.”
Eğitim Sen’den 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl raporu
Yarıyıl tatiline ilişkin Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl raporundan yola çıkarak değerlendirmelerde bulundu.
Eğitim Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminde hiç bir iyi gelişme olmadığını belirtti.
Özel okul sayısının yüzde 36’dan yüzde 41’e yükseldiğini ifade eden Irmak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini eğitim verdiği kurumların sayısı ile bu kurumlardaki çocuk sayısının bir yılda rekor seviyede arttığına dikkat çekerek şunları dedi:
“Önceki yıl 5 bin 306 olan kurum sayısı bu yıl 6 bin 409’a, çocuk sayısı ise 122 bin 506’dan 163 bin 26’ya yükselmiş durumda. Sadece bir yıllık artış yüzde 33 oranında. Bu oldukça dehşet verici bir tablo.”
“Öğrenci başı harcama OECD ortalamasının üçte biri”
Türkiye’nin eğitim harcamalarını OECD ülkeleri ile kıyaslayan Irmak, durumun son derece vahim olduğunu belirterek, “OECD ortalamasında ilköğretimde öğrenci başına yapılan harcama 10 bin 812 dolar iken, Türkiye’de ilköğretimde bu rakam 3 bin 914 dolar seviyesinde. Ortaokulda OECD ortalaması 11 bin 932 dolar iken, Türkiye’de bu tutar 3 bin 912 dolar olarak gerçekleşiyor. Yani Türkiye’de öğrenci başına yapılan eğitim harcaması, OECD ortalamasının neredeyse üçte biri düzeyinde” dedi.
Okul temizliği öğretmen ve öğrencilerin omuzunda
Türkiye genelinde yaklaşık 70 bin okul bulunmasına rağmen, okullarda kadrolu çalışan hizmetli sayısının yalnızca 49 bin 578 olduğunu, neredeyse 20 bin okulda kadrolu hiçbir temizlik personelinin olmadığına dikkat çeken Irmak, bu eksiklerin geçici olarak çalıştırılan personel üzerinden giderilmeye çalışıldığını ama bu çalışanların yaz aylarında işlerine son verildiğini, sömestr tatilinde de görev yapmadıklarını belirtti ve ekledi:
“Bu nedenle okullar fiilen yaklaşık üç ay boyunca temizlik hizmeti olmadan eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmek zorunda kalıyor. Bu süreçte okul temizliği maalesef öğretmenlerin ve öğrencilerin omuzlarına yükleniyor.”
“611 bin çocuk eğitim sisteminin dışında”
Çocuk işçiliğinin yaygınlığının giderek arttığına dikkati çeken Irmak, son 12 yılda 770 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini açıklayarak, “Sadece geçen yıl iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocuk sayısı 85 oldu. Mesleki eğitim kapsamında hayatını kaybeden öğrencilerin sayısı ise 17’ye yükseldi. Bu durum, çok ciddi bir eğitim hakkı ihlali anlamına geliyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de okulda olması gereken 611 bin çocuk eğitim sisteminin dışında bulunuyor” dedi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nden derhal vazgeçilmeli
Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin neredeyse bütün eğitim emekçilerinin tepkisini çeken bir model olduğuna dikkat çeken Irmak şunları kaydetti:
“İçerik olarak bilimsellikten uzak, ortaçağ medrese eğitimine indirgenmiş bir anlayışı yansıtmaktadır. Bununla da sınırlı kalmayarak, öğretmenlere çok sayıda angarya görev yüklemektedir. Bu modelden derhal vazgeçilmelidir. Aksi halde eğitime, eğitim sistemine, öğretmenlere ve geleceğimize daha fazla zarar verecektir. Sorunun temelinde kamusal eğitime yeterli kaynak aktarılmaması yatmaktadır. Tüm öğrenciler için eşit, parasız ve nitelikli eğitim sağlanmalıdır. Öğretim programlarının temel referansı bilimsellik olmalıdır. Akıl ve bilimden uzaklaşılan bir yolun sonu karanlıktır. Türkiye’de eğitimin giderek karanlık bir evreye sürüklenmesinin temel nedenlerinden biri, bilimsellikten uzaklaşılmasıdır.”








