Yoksullukla mücadele eden uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın 2025 raporuna göre dünyadaki milyarder sayısı ilk kez 3 bini aştı. Milyarderlerin toplam servetleri 18,3 trilyon dolara ulaştı ama dünya genelinde açlıkla ve yoksullukla mücadelede ilerleme sağlanamadı.
Yoksullukla mücadele eden uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın Küresel Eşitsizlikler Raporu’nun 2025 verileri açıklandı. Küresel ölçekte servet artışı hız kesmeden sürerken, bu büyümenin topluma yansıması giderek zayıflıyor.
Oxfam tarafından yayımlanan rapora göre, 2025 yılında dünya genelindeki milyarder sayısı ilk kez 3 binin üzerine çıktı. 2020’den bu yana milyarderlerin toplam serveti yüzde 81 artarak 18,3 trilyon dolara ulaştı. Oxfam, bu artışın yalnızca 8,2 trilyon dolarlık bölümünün bile küresel yoksulluğu 26 kez ortadan kaldırmaya yetecek düzeyde olduğunu vurguladı.
Raporda, pek çok hükümetin “sıradan insanların çıkarlarını savunmak yerine zenginlerin artan nüfuzuna teslim olduğu” ifade edildi. Oxfam uzmanları, ekonomik gücün giderek siyasi güce dönüştüğüne dikkat çekerek, servet sahiplerinin yalnızca ekonomiyi değil, siyaset ve medyayı da doğrudan etkiler hâle geldiğini belirtti.
Rapora katkı sunan Max Lawson, “Hükümetler yanlış tercihi yapıyor. Zenginliği korumayı, özgürlüğü savunmaya tercih ediyorlar. Halkın hayat pahalılığına ve yoksulluğa karşı öfkesini bastırmayı, servetin yeniden dağıtılmasına yeğliyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Eşitsizliğe karşı isyanlar bastırılıyor, gençler geri adım atmıyor
Son bir yılda Afrika, Asya ve Latin Amerika’da eşitsizliğe karşı gençlerin öncülük ettiği protestoların arttığına dikkat çekilen raporda, bu eylemlerin çoğunun hükümetler tarafından görmezden gelindiği ya da sert biçimde bastırıldığı belirtildi. Protestoların temel nedenleri arasında yolsuzluk, kemer sıkma politikaları, işsizlik ve artan yaşam maliyetleri öne çıktı.
Kenya’da aktivist Wanjira Wanjiru, Nairobi’deki Mathare gecekondu bölgesinde temiz suya ve sanitasyona erişim yokken, hemen yanındaki golf sahasında çimlerin sürekli sulandığını anlattı. Wanjiru, hükümetin eğitim ve sağlık harcamalarını kısarken şirketlere vergi muafiyetleri tanımasını, “zenginlere teslimiyetin açık göstergesi” olarak tanımladı.
Nepal’de ise Eylül 2025’te yolsuzluk karşıtı protestolar günlerce sürmüş, hükümetin düşmesine yol açmıştı. Protestolar sırasında ülkenin tek milyarderi ve aynı zamanda milletvekili olan Binod Chaudhary’ye ait bazı işletmeler ve mülkler hedef alınmıştı. Protestolara katılan siyasi danışman Pradip Gyawali, “Zenginler daha da zenginleşirken, halk çok çalışıp karşılığını alamıyordu. Bu bir uyarıydı” dedi.
“Milyarderlerin siyasi görev üstlenme ihtimali 4 bin kat daha fazla”
Oxfam raporu, milyarderlerin sıradan bir vatandaşa kıyasla siyasi görev üstlenme ihtimalinin 4 bin kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Ayrıca dünya genelindeki medya şirketlerinin yarısından fazlasının ve en büyük sosyal medya platformlarının büyük bölümünün milyarderlerin kontrolünde olduğu vurgulandı.
ABD’den örnek verilen araştırmalara göre, zenginlerin desteklediği bir politikanın hayata geçme ihtimali yüzde 45, karşı çıktıkları bir politikanın ise yalnızca yüzde 18.
Kaynak: Guardian








