CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de yaptığı açıklamada TRT ve Anadolu Ajansı’na ateş püskürdü. Özel, “Kimse helallik istemesin, kimseye hakkımızı helal etmiyoruz” dedi.

19 Mart operasyonu mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı 23. buluşmasını, yargılanan belediye başkanlarına destek olmak için Silivri’de yaptı. İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, duruşmaların TRT’de canlı yayınlanmasını istedi, “Mahkemelerin canlı yayınlanması konusuyla ilgili çağrımızı yinelemek istiyorum. Sürekli çok istenmesine rağmen hukuken yapılmıyor gibi bir algı yaratılmak istendiğinin farkındayız. Oysa doğru ve gerçekçi bir ifade değil. İrade milletindir. Her şey TBMM’nin elindedir. Adaletin üzerindeki perdeyi kaldırmak, hukuku siyasetin gölgesinden kurtarmak, milletin vicdanına hesap vermek için tüm duruşmaların canlı yayınlanmasını sağlamak artık bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.
“Kimse bizi yıldırabildiğini düşünmesin”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe gözaltına alındığı esnada TRT’nin kullandığı arşiv görüntülerini hatırlattı. TRT ve Anadolu Ajansı’nın mikrofonlarını eline alan Özel, şunları söyledi:
“Hakan’ı ilk gözaltına aldıkları gün şöyle yapmışlardı. ‘Belediyenin kasasından dolar çıktı’ görüntülerini yayınladı bu canım kardeşim (TRT). Ben hemen dedim ki ‘Olmaz öyle şey. Belediyenin kasasında dolar ne gezer?’ ‘Arama tutanağını getirin’ dedim. Arama tutanağı 15 – 20 dakika sonra fakslandı. ‘Belediyenin kasasında yapılan aramada belediyeye ait resmi mühür ve devir teslim sırasında yapılan sunumun içinde bulunduğu harddisk bulundu’ dedi. Biz bu kardeşlerimi aradık. ‘Siz kamu yayıncısısınız. Nasıl bu yalanı attınız?’ dedik. Dediler ki ‘Elimizde görüntü yoktu. O görüntüleri bize bu kardeşim yolladı.’ Anadolu Ajansı. ‘Nasıl yaparsınız?’ dedik, ‘Bunları aradık.’ Dediler ki ‘Onlar stok görüntü. Adında yazıyor zaten; dolar çıkan kasa. Biz bu görüntüleri bu kardeşlerimin hepsine yolladık.’ Biz bunlara dedik ki ‘Utanmıyor musunuz?’ ‘Utanmadık. Talimat büyük yerden. Biz Hakan’ı suçlu ilan etmek için bu görüntüleri böyle kullandık.’ Böyle demediler de diyemedikleri bu. Tayyip Erdoğan savcıya ‘Hakan’ı al ki belediyeyi ben alayım.’ Savcı almış. Sonra bunlara demişler ki ‘Suçlu göster ki millet demesin niye aldınız diye.’ Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bu haldeyiz. Yalandan, iftiradan bıkmış, usanmış durumdayız. Ama kimse bizi yıldırabildiğini düşünmesin. Bak burada yılan kimse yok karşınızda.”
Aziz İhsan Aktaş’ın korumalar ile duruşmaya katılmasına sert tepki gösteren Özel, “Bu salona dün pahalı makam aracından, evinden gelen suç örgütü dedikleri yapının başındaki kişi, 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanıyor. Neden? Deliller toplanmış. Kaçma şüphesi yok. Varsa işte ev hapsi vermiş kendince. O evinde oturuyor. Biraz önce konuşan Adana’dan Kadir Aydar, Zeydan Karalar, Oya Tekin; şu anda ceza alsalar yatarları kalmamış olan arkadaşlarımız tutuklular. Öyle ki Zeydan Karalar’ın şu anda hükmü kesinleşse, istediği cezayı verse eve yollayacak. Yargılama sürüyor diye tutuklu oluyor. Olacak iş değil” dedi.
Özel şöyle devam etti:
“Burası Silivri. Buraya ülkenin Genelkurmay Başkanını koydular, Tayyip Bey dedi ki ‘Bu, terör örgütü başkanı.” Ben de dedim ki o zaman ‘Hayır, bu masum, onurlu bir Türk askeri.’ Buraya Mustafa Balbay’ı koydular, ben ‘O milletvekili’ dedim o dedi ‘Darbeci.’ İp olsaydı iki kere asmışlardı Mustafa Balbay’ı da İlker Başbuğ’u da. Mehmet Haberal. Biz dedik ki ‘O bir milletvekili ve iyi bir doktor.’ Bunlar dedi ki ‘Darbeci, terör örgütü üyesi.’ İdam kalkmamış olsa bugün asılmıştı bu arkadaşlar. Tayyip Erdoğan’ın düzeni, bu arkadaşları aşmıştı. Bugün bu arkadaşlara o suçlamaları yönelten savcıların hepsi ya firari ya hapiste. Mustafa Balbay 13’üncü kitabını yazıyor namusuyla, alnı açık, başı dik. Mehmet Haberal, organ nakli yapıp hayat kurtarmaya çalışıyor. İlker Başbuğ alnı açık, başı dik, dimdik ortada geziyor. Hepsinin masumiyeti çıktı. Ama onları burada beş yıl yatırdılar. Kim yatırdı? Tayyip Erdoğan yatırdı. Kimin talimatıyla? O zaman Zekeriya Öz’ün talimatıyla.”
Özgür Özel ateş püskürdü
Tutuklu ailelerinin yakınlarını teker teker gösteren Özel, ateş püskürdü, “Hakkımızı helal etmiyoruz” dedi:
“Şu çocuğun gözünün içine bakın da ‘Bu ülkede adalet var’ deyin bakalım. Bu annenin bakın gözünün içine, bu eşin gözünün içine bakın, ‘Bu ülkede adalet var’ deyin. Bu Filiz Hanım, Buğra Gökce’nin eşi. Haziranda nikahları vardı. Buğra içeride diye nikah burada yapıldı. Benim nikah şahidi. Filiz Hanım’a nikahının fotoğrafını vermediler. Cezaevinde nikah kıyıldı, fotoğrafını vermiyorlar zulüm olsun diye. Bak benim olduğumu da verme. 60 poz çektiler orada. Bir tek Filiz ile Buğra’nın fotoğrafını vermiyorlar. Şu Filiz Hanım’ın bakın da gözünün içine. Anadolu’daki teyzeme söylüyorum. Bu yeni geline reva mı bu? Bu yeni gelinin gözüne bakın da ‘İyi yapıyor Tayyip Bey’ deyin. Yapmayın arkadaşlar. İnsafı olan, vicdanı olan bu işlerden vazgeçsin artık.”Bir yıllık evli gel. Bakın onun gözünün içine. Kocasının mühür çıkan kasasına dolar montajlayan TRT. Al, ‘Ne diyorsun?’ diye sor bakalım. Sor. Onun vergisiyle yayın yapıyorsun sen. Bizim vergimizle yayın yapıyorsun. Kasadan mühür çıktı. ‘Para çıktı’ yalanı attınız. O gün daha beş aylık evliydi. Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet.”
“İki elimiz yakınızda” diyen Özel şöyle devam etti:
“Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakanızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Hani böyle ‘Helal ediyor musun?’ diye soruyorlar ya. Vallahi de billahi de bu zulmü yapanlara hakkımız helal değildir, helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene. Yazıklar olsun hepinize. Bak, bu insanların gözünün içine bir bak. Aile Dayanışma Ağı. Ne yapıyor bunlar biliyor musun? Birbirlerine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz, siz. Sizi düşüreceğiz. Siz düşeceksiniz. İktidardan da düşeceksiniz. Haksız yere oturdunuz o kürsülerden de düşeceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bu yeni gelinin masumiyetine, bu genç evlinin masumiyetine, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız. Başka bir diyeceğim yoktur.”








