Dünya Alem’de bu hafta İslam Özkan’ın konuğu CHP Dış Politika Koordinatörü Prof. Dr. İlhan Uzgel oldu. Programda İlhan Uzgel, Suriye’deki rejim değişikliğinden İran üzerindeki askeri baskıyı, ABD’nin yeni Ortadoğu stratejisinden Türkiye’nin bu denklemdeki rolünü ele aldı.
İslam Özkan’ın sunduğu “Dünya Alem” programına konuk olan Akademisyen ve CHP Dış Politika Koordinatörü Prof. Dr. İlhan Uzgel, 2026 yılının başında bölgeyi sarsan gelişmeleri ve ana muhalefetin bu krizlere bakışını değerlendirdi. Suriye’de HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) öncülüğünde yaşanan rejim değişikliğini bir “istihbarat operasyonu” olarak niteleyen Uzgel, Türkiye’nin dış politikasının “Amerikancı” bir eksene kaydığını savundu.
Söyleşinin odak noktasında Suriye’deki yeni yönetim ve Türkiye’nin bu süreçteki angajmanı vardı. İlhan Uzgel, Suriye konusunun Türkiye için katmanlı ve karmaşık bir yapıya dönüştüğünü vurguladı:
“Türkiye, Suriye’ye askerî ve siyasi olarak girdi; buna karşılık 4 milyon Suriyeli de Türkiye’ye girdi. Adeta Suriye konusuyla hemhâl olduk (bütünleştik). Bu, dış politika tarihimizin en ağır güvenlik sorunudur.”
Uzgel, CHP’nin en başından itibaren Suriye’de rejim değişikliği politikasına karşı çıktığını hatırlatarak, 8 Aralık’ta Beşşar Esad’ın devrilmesinin ardından ortaya çıkan tabloyu eleştirdi. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirten Uzgel, “Kürtler, Türkmenler, Araplar, Aleviler ve Dürzilerin bir arada yaşadığı kapsayıcı bir hükümet kurulmalıydı. Ancak şu an taşların yerine oturmadığı, bağımsız bir yargının işlemediği bir yapı var” dedi.
“Şara yönetimi ile temasımız yok”
Ahmet Şara liderliğindeki yeni yönetimin meşruiyeti konusundaki soruya Uzgel, diplomatik bir gerçeklik vurgusuyla yanıt verdi:
“Şara şu an bir gerçeklik. Riyad’da kabul gördü, Türkiye kabul ediyor, AB yetkilileri ayağına gitti. Ancak Şara yönetimi doğrudan bizim muhatabımız değil; CHP olarak kendileriyle ya da SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ile özel bir temasımız olmadı.”

Suriye’de yaşanan Alevi ve Dürzi katliamlarına dikkat çeken Uzgel, Şara yönetiminin bu konudaki yargı süreçlerini işletmediğini ve kapsayıcılıktan uzak olduğunu belirtti. Özellikle mart ayında yaşanan Alevi katliamına karışanların yargılanmasındaki aksaklıkları ve sürecin yavaş ilerlemesini, “hukuka inancın kalmadığı bir tablo” olarak niteledi.
“HTŞ’ye ordu deyince ordu olmuyor”
Türkiye’nin Suriye Milli Ordusu’nu yeni kurulan yapıya entegre etme çabalarını değerlendiren Uzgel, devlet tanımına atıfta bulundu:
“Weber’den beri biliyoruz; devlet, meşru şiddet kullanma tekeline sahip olan bir yapıdır. Ancak HTŞ’den dönüştürülen bir yapıya ‘ordu’ deyince o ordu olmuyor. TSK’nın yanına Suriye ordusunu koyun; hangisi orduya benziyor? Bir Kürt, Alevi ya da Türkmen kendisini bu yapının altında güvende hissetmeli. Devlet önce güvenlik sağlamalı ki diğerleri ona eklemlensin.”

Türkiye’nin dış politikasında “Amerikancı” eğilim
İlhan Uzgel, AKP hükümetinin dış politika vizyonuna dair eleştirilerde bulundu. 2021’den itibaren Türkiye’nin giderek ABD’ye yanaşmaya çalıştığını savunan Uzgel, bu eğilimin Trump’ın seçilmesiyle zirveye çıktığını söyledi:
“Hükümetin politikalarını kesinlikle ‘Amerikancı’ buluyorum. Trump’ın yaklaşımı net: Bölgedeki angajmanını azaltıp boşluğu müttefikleriyle (Türkiye, Suudi Arabistan, İsrail, Mısır) doldurmak istiyor. Türkiye, bu yeni Ortadoğu dizaynının bir parçası olmayı kabul etti. Erdoğan’a yönelik son övgülerin temelinde de Türkiye’nin bu alanda sorumluluk almayı kabul etmesi yatıyor.”








