Ruşen Çakır, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki “iç cepheyi tahkim” çağrısı hakkında konuştu. Siyasi iktidarın muhalefete düşman muamelesi yapmaya devam ettiği sürece bu çağrının anlamsız kalacağını savunan Çakır, Türkiye’nin bölgesel krizlere karşı dayanıklı olabilmesi için önce iç barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup konuşmasında İran’a yönelik saldırıyı ve bölgedeki gelişmeleri Türkiye’nin iç cephesiyle doğrudan ilişkilendirdi. “Ülkemizi İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden soyutlamak hem imkânsız hem izansızlıktır” diyen Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısına saldıranları “siyasi ucubeler” olarak nitelendirdi ve “İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli aşiretlerle dolacağını ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz?” diye sordu.
Ruşen Çakır, Bahçeli’nin bu konuşmasını beklenen bir gelişme olarak değerlendirirken 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırının başlamasıyla birlikte “iç cepheyi tahkim” söyleminin yeniden gündemine geldiğini belirtti. Suriye’deki gelişmelerin ardından büyük ölçüde gündemden düşen bu tartışmanın bölgesel krizle birlikte yeniden canlandığını vurgulayan Çakır, PKK’nın silahsızlandırılma ve fesih kararlarının bölgesel konjonktüre ne denli uygun düştüğünü de hatırlattı.

“İçerideki savaşı bitirmeden olmaz”
Çakır, siyasi iktidarın tutumunu sert bir dille eleştirerek Tanju Özcan’ın tutuklanmasını somut bir örnek olarak gösterdi. “Tamamen bir düşman hukuku yürütülüyor, böyle mi iç cephe tahkim edilir?” diyen Çakır, büyükşehir belediyesi davalarının da aynı siyasi çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu davaların siyasi iktidarın iktidarını sürdürmek ve Erdoğan’ın yeniden seçilmesini sağlamak amacıyla tasarlandığını öne süren Çakır, “Bunu herkes biliyor, kendileri de çok gizlemiyorlar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Tanju Özcan üzerinden benzer bir eleştiri getirdi ve tutuklamalara karşın iktidarın birlik çağrısında bulunmasını çelişkili bulduğunu dile getirdi. Çakır, Özel’in bu açıklamasının kendi görüşleriyle örtüştüğünü belirterek “Siz hem bütün belediye başkanlarını yargılayacaksınız, ondan sonra gelin birlikte ülkemizi dışarıdan gelebilecek kötülüklere karşı kuralım diyeceksiniz; bu iş böyle olmuyor” diye niteledi.
Kutuplaşma kırılganlık yaratıyor
Çakır, İran örneğinden hareketle Türkiye’ye ilişkin bir uyarı da dile getirdi. İranlı gazeteci Reza Talebi ile yaptığı yayına atıfta bulunan Çakır, İran’da rejimin toplumun bir arada olmasına izin vermediğini ve Hamaney’in öldürülmesinin ardından bir kesim yas tutarken bir kesimin dans ederek kutladığını aktardı. “Dış güçlerin en çok işine yarayan husus ülkedeki kutuplaşmalardır” diyen Çakır, bu dinamiğin Türkiye için de geçerli olduğunu vurguladı.
Çakır’a göre İran’daki istikrarsızlığın Türkiye’yi olumsuz etkilememesi mümkün değil. “Bölge alt üst olurken kimsenin kendini kurtarma şansı yok, hele İran ve Türkiye gibi bölgenin iki önemli gücü söz konusu olduğunda” diyen Çakır, bu nedenle siyasi iktidarın kutuplaştırma politikasından vazgeçmesi ve muhaliflere düşman muamelesi yapmaması gerektiğini savundu.








