İnsan hakları, basın, hukuk ve sağlık alanından 26 örgüt Ankara’da düzenledikleri basın toplantısıyla LGBTİ+’lara yönelik baskılara ve hazırlanmakta olduğu belirtilen LGBTİ+ karşıtı yasa düzenlemelerine tepki gösterdi.

İnsan hakları, basın, hukuk ve sağlık meslek örgütleri bugün Ankara’da İHD Genel Merkezi’nde LGBTİ+’lara yönelik baskılara dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında ilk olarak İHD Genel Başkanı Cihan Aydın konuştu. Aydın, “LGBTİ+’lara yönelik baskı politikasına itiraz etmek için buradayız” diyerek şunları söyledi:
“Tüm muhalif sivil toplum örgütleri baskıdan nasibini alıyor. En son örneği LGBTİ+’lara ve LGBTİ+ derneklerine karşı yürütülen yargı tacizleri. Türkiye’nin pek çok sorunu ortada dururken bu tacizi kabul etmek mümkün değil.”
Ardından İHD Genel Sekreteri Osman İşçi 26 örgütün imzaladığı basın açıklamasını okudu.
Kaos GL’de yer alan habere göre açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından duyurulan LGBTİ+ düşmanı düzenlemelerin evrensel insan haklarına aykırı olduğu vurgulandı:
“Kamuoyunun gündemine gelen 10. ve 11. Yargı paketlerine eklenmek istenen, LGBTİ+ hak öznelerini doğrudan hedef alan ve ayrımcılığı derinleştiren düzenlemeler, sivil toplumun ve hak savunucularının kolektif dayanışması sonucunda geri çekildi. Ancak bugün, benzer ve çok daha ağır ihlaller barındıran yeni bir yasal düzenleme hazırlığı içerisinde olunduğunu derin bir kaygıyla takip etmekteyiz. Son olarak Adalet Bakanı’nın beyanlarına göre, LGBTİ+ karşıtı bir yasa tasarısı hazırlığı devam ediyor. LGBTİ+’lara ve hak savunucularına yönelik hapis cezaları öngören, uygulamada halihazırda sayısız yapısal engelle zorlaştırılan cinsiyet uyum süreçlerini tamamen kriminalize etmeyi hedefleyen bu girişimler, evrensel insan hakları ilkelerine açıkça aykırıdır. Temel hak ve özgürlükleri yok sayan, LGBTİ+’ları ve hak savunuculuğunu suç ilan eden hiçbir yasa teklifi Meclis gündemine taşınmamalı ve kabul edilmemelidir”
“Taslaklar, hak ihlallerinin bir uzantısı”
“Söz konusu yasa tasarısı hazırlıkları, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik on yılı aşkın süredir devam eden ve giderek çok boyutlu hale gelen sistematik hak ihlallerinin bir uzantısıdır” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“LGBTİ+’ların temel hakları korunmamakta, üst düzey kamu görevlilerinin ayrımcı ve kışkırtıcı söylemleri cezasızlık zırhıyla sürmekte, barışçıl onur yürüyüşlerine ve homofobi karşıtı etkinliklere yönelik sistematik polis müdahaleleri ve keyfi gözaltılar devam etmektedir. Bu baskı iklimi, devletin resmi politikalarında da kurumsallaştırılmaya çalışılmaktadır. “Aile Yılı” kapsamında yürütülen resmi politikalarda LGBTİ+’ların “cinsiyetsizleştirme” ve “aile karşıtlığı” gibi asılsız iddialarla hedef gösterilmesi, toplumsal damgalamayı körüklemekte ve idari karar süreçlerinde ayrımcı uygulamalara zemin hazırlamaktadır.”
“LGBTİ+’ların savunmasız bırakılması kabul edilemez”
LGBTİ+ derneklerine yönelik baskıların arttığına dikkat çekilen açıklamada “müstehcenlik” iddialarıyla ifade özgürlüğünün kısıtlandığı belirtildi:
“Son dönemlerde LGBTİ+ haklarını savunan derneklere yönelik yargısal baskı, dernek kapatma kararı gibi yöntemlerle LGBTİ+ kişilerin savunmasız bırakılması kabul edilemez. Sosyal medya üzerinden yürütülen nefret kampanyalarına dayanılarak gerçekleştirilen haksız tutuklamalar ve ifade özgürlüğünün “müstehcenlik” iddialarıyla kısıtlanması, sivil alanı yok etmeyi amaçlamaktadır”
RTÜK’ün dijital platformlara yönelik müdahalelerine de değinen açıklamada “RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un “genel ahlak ve aile” eksenli ilkelerini keyfi ve geniş yorumlayarak dijital platformlara müdahale etmesi, ifade özgürlüğü üzerinde ağır bir caydırıcı etki yaratmaktadır. Son olarak Ocak 2026’da “LGBT içeriğinin sıradanlaştırılması” gerekçesiyle uygulanan katalogdan çıkarma ve para cezaları, hukuktan yoksundur. RTÜK kararlarındaki karşı oyların da işaret ettiği üzere, LGBTİ+ temsilinin “yasaklı” olduğuna dair varsayımın hiçbir anayasal ve hukuki temeli bulunmamaktadır” ifadeleri kullanıldı.
“Hormona erişimin önündeki engeller ağır insan hakları ihlallerine yol açıyor”
Transların hormon ve sağlık bakım hizmetlerine erişiminin engellendiğini vurgulayan açıklamada 26 hak örgütü şunları söyledi:
“Transların hormon ve sağlık bakım hizmetlerine erişimi, kasıtlı düzenleyici değişikliklerle engellenmektedir. Hormona erişimde e-reçete dayatması gibi bürokratik engeller; coğrafi bariyerler, yoksulluk ve ayrımcılıkla birleştiğinde ağır insan hakları ihlallerine ve sağlık krizlerine yol açmaktadır. Cinsiyet uyum süreçlerinin fiilen engellenmesi ve yasal yollarla kriminalize edilmeye çalışılması, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının açıkça ihlalidir.”
Talepler
“Baskılara, yasaklara ve kriminalize etme çabalarına karşı haklarımızı savunmaya devam edeceğiz” diyen örgütler taleplerini şöyle sıraladı:
- LGBTİ+ varoluşunu, bedensel söz hakkını ve hak savunuculuğunu suç saymayı hedefleyen her türlü yasa teklifi hazırlığı derhal durdurulmalı ve geri çekilmelidir.
- Devlet yetkilileri ve kamu kurumları tarafından üretilen, LGBTİ+’ları hedef gösteren damgalayıcı ve ayrımcı söylemlere son verilmelidir.
- Örgütlenme özgürlüğü ihlali anlamına gelen davalar düşürülmeli, yargı mekanizmaları LGBTİ+ hak savunuculuğunu kriminalize edecek şekilde kullanılmamalıdır.
- Barışçıl toplanma özgürlüğü kapsamındaki onur yürüyüşlerine ve etkinliklere yönelik genel, soyut ve keyfi yasaklar kaldırılmalıdır.
- RTÜK’ün medya ve dijital platformlar üzerindeki ayrımcı sansür ve yaptırım kararları durdurulmalıdır.
- Translar başta olmak üzere tüm LGBTİ+’ların sağlık hizmetlerine ve cinsiyet uyum süreçlerine ayrım yapmadan, güvenli ve ücretsiz erişimi güvence altına alınmalıdır.
Defne Güzel: “Onurlu bir yaşam talebinde vazgeçmeyeceğiz”
Basın açıklamasının ardından hakkında dava açılan 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel konuştu. Güzel, LGBTİ+ düşmanı politikalarının yarattığı gelişmelere dikkat çekerek şunları söyledi:
“Biri Genç LGBTİ+ derneği hakkında kapatma kararı verilmesi. Ayrıca dernek organlarında bulunan kişilere de genel ahlak gerekçesiyle dava açıldı. Duruşma 8 Nisan’da İzmir’de. Diğeri de 17 Mayıs Derneği Başkanı olmam hasebiyle hakkımda açılan dava. İnterseks hakları ile ilgili bir yayın ve bir sanatsal üretimin “genel ahlak” bahane edilerek kriminalize edildiğine, hak savunuculuğunun hedef alındığına şahit oluyoruz 17 Mayıs örneğinde. Örgütlenme ve ifade özgürlüğüne, LGBTİ+ haklarına yönelen bir saldırı var. 12 Mayıs’ta ise Ankara’da davamız var. Bu saldırılar bu mücadeleyi neden sürdürdüğümüzü, hak savunuculuğunun önemini bir kez daha gösteriyor. Eşitlik, özgürlük ve onurlu bir yaşam talebinden vazgeçmeyeceğiz.”
İmzacılar
Açıklamaya imzacı olan insan hakları, basın, hukuk ve sağlık meslek örgütleri şöyle:
İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD), Eşit Haklar için İzleme Derneği, Türk Tabipleri Birliği, Özgürlük Hukukçular Derneği (ÖHD), Kadın Dayanışma Vakfı, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın İş, Demos Araştırma Kolektifi, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Kaos GL Derneği, 17 Mayıs Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Aydın LGBTİ+ Dayanışması, Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi, Kuşadası Feminist Kolektif, Lambdaİstanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Genç LGBTİ+ Derneği, Kapsama Alanı, Barış için Toplumsal Çalışmalar (BATOÇA), Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi (BİL+), Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği.
Akın Gürlek ne demişti?
Adalet Bakanı Gürlek, 25 Şubat Çarşamba günü 11. Yargı Paketi’nde yer alan ve tepkiler sonucu geri çekilen LGBTİ karşıtı düzenlemelerle ilgili bir soruya “Sapkın akımlar, gençleri cinsiyetsizleştirmeye özendirilmesi, sosyal medyada buna dair kurulan siteler, bunlarla ilgili zaten bizim genel şeyimiz bu, toplumun genel ahlakını bozan… Bunlarla ilgili elbette çalışma yapıyoruz, ama şu an daha çalışma aşamasında. Ama bizim planlarımız arasında var” yanıtını vermişti.
- LGBTİ+ derneklerinden ortak açıklama: “Bombalar özgürlük getirmez”
- Kritik davaların hâkimi Akın Gürlek, Adalet Bakan Yardımcılığı’na atandı
- Haftaya Bakış (304): Yeni bakanların anlamı | Komisyonun ortak raporunu beklerken
- Dosyası HSK’ya gönderilmişti: Akın Gürlek hakkındaki şikâyetlere de Akın Gürlek bakacak
- Avukatların yargılandığı yumruklu, atılmalı üç günlük davadan izlenimler





