Avukatların yargılandığı yumruklu, atılmalı üç günlük davadan izlenimler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbulda görülen, 6’sı tutuklu 18 avukatın yargılandığı Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu davasında ikinci tur olan üç günlük yargılama yapıldı. Avukata yumruklu saldırı yapıldığı, sanıkların, avukatların duruşmadan atıldığı duruşmalarda, üç günün sonunda bir tahliye geldi. Canan Coşkun üç gün boyunca davayı izledi ve izlenimlerini Medyascope için kaleme aldı.

Davanın ikinci tur duruşmaları pazartesi, salı ve çarşamba günleri Silivri Cezaevi’nin karşısındaki binada yapıldı. Güvenliği jandarmanın sağladığı bu bina cezaevine benziyor. Buraya gelenlere, girişteki bölmede, kimlik belgeleri karşılığında üzerinde “avukat”, “sanık”, “müşteki” ve “basın” yazan boyun askısı dağıtılıyor. Jandarmalar, burada kimlik belgeleri üzerinde Genel Bilgi Taraması yapıyor. Basın mensuplarının ve izleyicilerin cep telefonları binaya alınmıyor. Bu yüzden cep telefonları da kart dağıtılan bölmeye teslim ediliyor.  Duruşmanın yapıldığı yaklaşık 300 kişilik salonda üç gün boyunca elliden fazla jandarma bulundu. Tutuklu avukatların etrafı jandarmalarla örülüydü ve tutuksuz yargılanan meslektaşlarıyla farklı bölmelerde oturtuldular. Avukat ve izleyici sıraları hep doluydu.

Yumrukla başladı

Pazartesi günkü duruşmada Terörle Mücadele Şubesi’ne bağlı polisler de salondaydı. Duruşma başlamadan önce tutuklu avukat Engin Gökoğlu, heyetin kullandığı kısımda bekleyen polislerden birine “Seni tanıyorum. Bana işkence yaptın” diye bağırdı. Kısa bir süre sonra İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, Selçuk Kozağaçlı ile konuşmak için sanık kürsüsüne doğru yaklaştı. Bu sırada bir üsteğmen Özkan Yücel’e yumruk attı. Olayın yaşandığı yere çok yakın duran CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu “Yumruk attığını gördüm” diye bağırdı. Bunlar yaşanırken mahkeme başkanı Hâkim Akın Gürlek koltuğuna oturmaya hazırlanıyordu. Karışıklığı görünce yerine oturmadan salondan çıktı. Salondaki gerginlik sona erince geri döndü ve yargılamayı başlattı.

İlk müdahale

Duruşmada ilk olarak, tutuksuz yargılanan avukat Ezgi Çakır savunma yaptı. Başkan Gürlek, Çakır’ın sözlerini savunmasını yaparken kesti ve “suçlamayla ilgisiz savunma yaptığı” gerekçesiyle onu uyardı. Bu sırada avukat Bahri Belen, müvekkilinin savunması kesildiği için söz istedi. Gürlek, Belen’in talebini duymazdan gelerek, Çakır’ın savunmasına devam etmesini istedi. Gürlek’in savunmaya yönelik bu ilk müdahalesinden sonra İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu konuştu. Durakoğlu, “Önyargılı tavır soruna yol açar” dedi. Durakoğlu’dan sonra üsteğmenin yumrukladığı İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel söz aldı ve heyetin jandarmaya ses çıkarmamasını eleştirdi. Yücel, “Bu sizin için hayatın doğal akışıysa, başka ellerin bu dosyaya dokunup dokunmadığını sorguluyoruz. Bağımsızlığınız konusunda endişeliyiz” dedi.

Tanığa ifadesini okudu

Bu sözlerin ardından mahkeme başkanı Gürlek, suçlamanın dayandırıldığı ifadenin sahibi Berk Ercan’ın SEGBİS aracılığıyla ifade vereceğini bildirdi. Görüntüsü salona yansıtılacaktı ancak kamera farklı bir açıyı çekiyordu. Ercan, tehlikede olduğu gerekçesiyle görüntüsünün yansıtılmamasını istedi. Ercan’ın talebiyle ilgili savcının görüşünü isteyen Gürlek, üyeleriyle müzakere etmeden talebi kabul etti. Avukatlar, kendilerine söz hakkı verilmediği için tepki gösterince Gürlek, uyarıda bulundu ve Berk Ercan’a devam etmesini söyledi. Halkın Hukuk Bürosu’nun örgüt yapılanması olduğunu iddia eden Ercan, Hâkim Gürlek’in soruları üzerine örgütteki faaliyetlerini de anlattı. Ercan, saydığı avukatları bu nedenle cezaevine konduğunda görüşe geldikleri için tanıdığını söyledi. Bunun ardından Gürlek, yargılanan avukatları Ercan’a göstererek, bildiklerini anlatmasını istedi. Berk Ercan, anlatırken bulunduğu salondan fısıltılar duyuldu. Tutuklu avukat Aytaç Ünsal itiraz etti ancak Hâkim Gürlek, duymazdan geldi. Tepki gösteren Selçuk Kozağaçlı’ya “Sen, söz vermeden konuşma” dedi. Berk Ercan’a ise “Siz” diye hitap ediyordu. Gürlek, sanık avukatlarının Ercan’a yönelik bazı sorularını sordurtmayınca, Ercan da sorulan soruları “Hatırlamıyorum” diyerek geçiştirdi. Avukatlar, Ercan’a yargılandığı davada verdiği ifadeyi anımsatınca Gürlek, araya girdi ve Ercan’da ifadeyi geçmişte kendisine verdiğini hatırlattı. Ercan da o ifadesinin tutanaklara yanlış geçtiğini söyledi. Gürlek, bunun üzerine Ercan’a ifadesinin bazı bölümlerini okudu.

Savunmaya “terörist” dedi

Duruşmada gizli tanıklar da dinlendi. Kod isim verilen bu kişilerin görüntü ve sesi salona bozularak aktarıldı. Gizli tanık Derya Altın, sanık avukatların cezaevindeki örgüt üyelerine talimat getirdiğini iddia etti. Bu avukatların kim olduğunu hatırlamayan gizli tanık, soru soran sanık avukatına “Terör örgütüyle bağlantılısınız” dedi. Hâkim Gürlek, gizli tanık yerine tepki gösteren avukatları uyardı. Mahkeme başkanı Gürlek, bir diğer gizli tanık Güneş’e soru soran avukat Bahattin Özdemir’i de salondan çıkardı. Avukat Kemal Aytaç, bununla ilgili söz istedi. Gürlek, söz hakkı verdiği Aytaç’a “Söz almadan konuştunuz” diyerek, onu da salondan attı. Tepkiler yükselince Hâkim Gürlek duruşmaya ara vererek salonu boşalttırdı.

Avukatlar, ara bitip salona girdiğinde gün boyu yaşananlara tepki göstererek salonu terk ettiler. Gürlek, duruşmayı o gün için bitirerek tutanak yazdırmaya başladı. “Duruşmanın yarın kaldığı yerden devam etmesine” dediği sırada tutuklu avukat Selçuk Kozağaçlı “Kaldığımız yerden devam edersek bir yere varamayız” dedi. Gürlek, Kozağaçlı’yı da attı salondan. Gerekçe olarak “şov yaptı” yazdırdı. Bunların hepsi ilk günde yaşandı.

Dikensiz gül bahçesi

Duruşmanın salı günü yapılan ikinci oturumu gergin bir havada başladı. Mahkeme, bir gün önce duruşmanın seyircisiz yapılmasına karar vermişti. Ek olarak sanık avukatlarının sayısını üçle sınırlandırmıştı. Avukat Bahri Belen duruşma başında Gürlek’e hasmane bir tavır içinde olduğunu söyledi ve heyeti reddetti. Bunun üzerine Hâkim Gürlek, “26. Ağır Ceza Mahkemesi’nden memnunduk. Dosyalarımıza hâkimdik” dedi. Gürlek, oradayken eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’e 2013 Nevroz’unda yaptığı konuşmalar nedeniyle ceza vermişti. Heyeti reddeden avukatlardan Bahattin Özdemir, Gürlek’in itirafçı tanık Berk Ercan’ı Sulh Ceza Hâkimi olarak tutuklaması ve bir önceki görev yaptığı mahkemede yargılaması nedeniyle bu yargılamaya “seçildiğini” söyledi.  Reddihâkim talebi reddedildi. Sanık avukatlar, talep ile ilgili kendilerine söz verilmediği için tepki gösterince dışarı çıkarıldı. Onları savunan avukatlar da “Müvekkillerimizin olmadığı salonda bulunmamızın anlamı yok” diyerek salonu terk etti. Gürlek de bir diğer tanığı dinlemek için hazırlık yapmaya başladı. Salonu terk etmekte olan avukatlar “Tam istediğiniz gibi bir ortam. Dikensiz gül bahçesi” diyordu.

Salonda yalnızca altı gözlemci, basın mensupları ve jandarmalar kaldı. Başka bir suçtan tutuklu bir tanık dinlendi. İsmet Özdemir isimli tanık, “Ben çok fazla davadan ifade verdim de bu hangi dava” diye sordu. Gürlek de “Salonda yoklar ama yirmi avukat yargılanıyor” dedi. Tanığı dinledikten sonra ara kararını yazdıran Gürlek, duruşmayı bitirdi.

Avukatların heyeti reddettiği sırada salona sivil giyimli dört-beş erkek girdi ve basın mensuplarına ayrılan bölüme oturdu. Avukatlar, bu kişilerin polis olduğunu söyleyerek dışarı çıkarılmalarını istedi. Gürlek’in sorusu üzerine polis olduklarını söylediler ve salondan çıktılar. Basın mensuplarına ve milletvekillerine ayrılan bu bölüme “sarı basın kartı” olmayan gazeteciler alınmıyor.

Rekortmen hâkim

Duruşmanın son günü izleyiciler salona alındı. Tutuklu avukatların reddihâkim sebebini anlatmasıyla duruşma başladı. Bu talep de reddedildi. Ardından bir gizli tanık daha dinlendikten sonra Hâkim Gürlek, savcıya taleplere ilişkin görüşünü sordu. Savcı tutukluluk halinin devamını talep edince sanık avukatlar, buna karşı beyanlarda bulundu. Tutuklu avukat Engin Gökoğlu, konuşurken “Gürlek’in ceza muhakemesi konusunda eksik olduğunu” söyledi. Bu sırada Gürlek araya girdi ve “Dün de konu oldu. İçimde kaldı söyleyemedim. Marmara Hukuk Fakültesi’nden mezunum. Ceza usûlde Ahmet Gökçen’den 91 aldım. Bu rekordu ve kırılamadı” dedi. Bu sırada tutuklu avukat Ahmet Mandacı “Ben de Ahmet Gökçen’den 100 aldım”dedi. Gürlek Mandacı’ya “Ceza genelin kaç?” diye sordu. Mandacı notunun “AA” olduğunu söyleyince Gürlek, beğenmemiş bir yüz ifadesiyle “Sizin zamanınızda AA mı vardı” dedi.

Müsteşarın talimatı

Selçuk Kozağaçlı söz sırası kendine geçtiğinde tahliye oldukları gece yaşananlarla ilgili bazı ayrıntılar öğrendiğini söyledi. Kozağaçlı, tahliye kararından sonra Adalet Bakanı Yardımcısı Selahaddin Menteş’in cezaevi müdürünü arayarak, “Sabaha kadar bırakma. Bu gece tutuklanacaklar. Hâkimi ayarlayacağım” dediğini aktardı. Heyet, bu sözlerden sonra ara karar yazmak için yaklaşık 45 dakika ara verdi. Ara kararda tutuklu avukatlardan Ahmet Mandacı’nın ev hapsi adli kontrolü şartıyla tahliye edilmesine, diğerlerinin tutukluluk halinin devam etmesine hükmedildi. Tanık beyanları ve kaçma şüphesi bu karara gerekçe olarak gösterildi. Kararda, soruşturmanın genişletilmesi ile ilgili taleplerin celse arasında reddedilmesi halinde dosyanın, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderileceği belirtildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus