Ruşen Çakır yorumladı: Yeni partinin “Türkiye İttifakı”nı gerçekleştirmesi mümkün mü?

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, CHP’den ayrılması beklenen Özgür Özel ve ekibinin kuracağı yeni partinin, yalnızca iktidarı değil muhalefet partilerini de etkileyeceğini söyledi. Çakır, yeni oluşumun İYİ Parti, Zafer Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi seçmeninden destek alabilecek bir “cazibe merkezi” haline gelebileceğini belirtti.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ruşen Çakır, yeni kurulacak parti ve Özgür Özel’in CHP’den ayrılmasının iktidar ve muhalefet partilerini etkileyeceğini belirtti.
  • Çakır’a göre yeni parti, İYİ Parti, Zafer Partisi ve diğer muhalefet partilerinin seçmenlerinden destek alabilir.
  • Çakır, Bahçeli’nin yeni partiye hazine yardımı önerisinin siyasi açıdan önemli olduğunu ancak gerçekleşmesini beklemediğini söyledi.

Ruşen Çakır, Yeni Parti’nin “Türkiye İttifakı”nı gerçekleştirmesi mümkün mü?” başlıklı yayınında CHP’den ayrılarak yeni bir parti kuracağı belirtilen Özgür Özel ve ekibine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çakır, yeni parti ihtimalinden en çok CHP yönetimini ele geçiren Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin rahatsız olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu ekibinin temel hedefinin Özgür Özel ve arkadaşlarını CHP içinde tutarak yıpratmak olduğunu söyleyen Çakır, ayrılık sonrasında bu stratejinin sona erdiğini ifade etti.

İktidarın da CHP içindeki krizin sürmesini istediğini belirten Çakır, yeni partinin kurulmasıyla bu hesapların bozulduğunu dile getirdi.

“Bahçeli’nin açıklaması dikkat çekici”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, yeni partiye milletvekili sayısına göre Hazine yardımı verilmesi yönündeki açıklamasını değerlendiren Çakır, bunun gerçekleşmesini beklemediğini ancak açıklamanın siyasi açıdan önemli olduğunu söyledi.

Çakır, Bahçeli’nin bu çıkışıyla yeni partiden ciddi bir endişe duymadığı ya da böyle bir görüntü vermek istediği mesajını verdiğini ifade etti.

Yeni Parti'nin
Ruşen Çakır yorumladı: Yeni Parti’nin “Türkiye İttifakı”nı gerçekleştirmesi mümkün mü?

“Muhalefet partileri asıl endişeyi yaşıyor”

Yeni partinin en fazla iktidar dışındaki muhalefet partilerini zorlayacağını savunan Çakır, DEM Parti’yi ayrı tuttuğunu, diğer partilerin ise tek başlarına seçim barajını aşabilecek güçlü bir cazibe merkezi oluşturamadığını söyledi.

İYİ Parti, Zafer Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve diğer küçük partilerin seçmenlerinin önemli bir bölümünün yeni partiye yönelebileceğini belirten Çakır, bunun mevcut muhalefet dengelerini değiştirebileceğini dile getirdi.

“Türkiye İttifakı bu kez seçim ittifakı olmadan kurulabilir”

Çakır, Özgür Özel’in 19 Mart sonrasında sıkça dile getirdiği “Türkiye İttifakı” söylemini hatırlatarak, yeni partinin farklı siyasi eğilimlerden seçmenleri aynı çatı altında buluşturma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Altılı Masa dönemindeki gibi parti yönetimleri arasında pazarlık yapılmasına ihtiyaç kalmayabileceğini belirten Çakır, yeni partinin doğrudan diğer muhalefet partilerinin seçmenlerinden oy alabilecek bir konuma gelebileceğini savundu.

“Başarı, yapılacak hatalara bağlı”

Yeni partinin önünde önemli bir fırsat bulunduğunu söyleyen Çakır, başarının parti yönetiminin atacağı adımlara bağlı olacağını ifade etti.

Çakır, iktidarın olası siyasi ve hukuki hamlelerine karşı etkili bir tutum sergilenmesi ve büyük hatalar yapılmaması halinde yeni partinin yerel seçimlerde CHP’nin yakaladığı başarıya benzer sürpriz sonuçlar elde edebileceğini söyledi.

Ahbap soruşturması kapsamında ifadeye çağrıldı

Yayının sonunda Ahbap Derneği soruşturması kapsamında ifadeye çağrıldığını açıklayan Çakır, deprem döneminde Ahbap hakkında yaptığı bir yayına ilişkin tanık olarak ifade vermesinin beklendiğini söyledi.

Tatilini yarıda keserek İstanbul’a döndüğünü belirten Çakır, gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağını ifade etti.

Deşifreyi hazırlayan: Gülden Özdemir

Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar.

Yeni Parti’yi konuşmaya devam edelim. Burada benim şu ana kadar dikkatimi çeken bir husus var. Katılır mısınız bilmem. Özgür Özel ve arkadaşlarının yeni bir parti kuracak olmasından pek memnun olan yok. Bir kere Kılıçdaroğlu ve arkadaşları hiçbir şekilde memnun değiller. Yani tabii ki ayrıldılar, parti onlara kaldı ama böylece onların en önemli fonksiyonu da bitmiş oldu. O fonksiyon neydi? Özgür Özel ve arkadaşlarını CHP içerisinde tutup alabildiğine yıpratmak, vakitlerini, enerjilerini çalmaktı. İktidar bu mutlak butlan hesabını bunun üzerine yapmıştı ve şimdi ayrılmalarla birlikte CHP, artık CHP diyelim, atanmışların CHP’si kendi başına kalacak ve orada ne olduğu ortaya çıkacak. Yeni partiye rakip olması, onun önünü kesmesi CHP için çok mümkün değil, hiç mümkün değil diyelim hatta.

AKP de Erdoğan da bence memnun değil çünkü onun hesabı CHP içi kavganın sürebildiği kadar sürmesiydi. Geç bile kaldılar bence. Daha önce de ayrılabilirlerdi ama bu hâliyle Yeni Parti bambaşka bir şey olacak. ‘‘Yeni Parti’’ diyoruz ama başka bir isim de olabilir. ‘‘Değişim Partisi’’ diyenler de var. Hatta iki isimle birlikte hazırlık yapıldığını söyleyenler de var ama biz Yeni Parti diye devam edelim. MHP’de, Devlet Bahçeli dün ilginç bir çıkış yaptı. Olacağı yok tabii de işte etik olarak milletvekili sayısına göre hazine yardımının Yeni Parti’ye de verilmesini söyledi. Bu tabii ki CHP’yi çok rahatsız etti. Hemen itiraz ettiler. Olacağını sanmıyorum ama bu niyet beyanı bile Devlet Bahçeli’nin Yeni Parti konusunda çok da fazla tedirgin olmadığını ya da tedirgin olmadığını göstermek istediğini bize gösteriyor. Çünkü iktidar partisinin, iktidarın ortağı olarak MHP’nin bu partiden çok da fazla çekinmesi söz konusu olmaz.

Buna karşılık iktidar dışında kalan partiler, yani ben ‘‘muhalefet’’ demiyorum bir süredir çünkü ne derece muhalif oldukları tartışmalı, bu partilerin hemen hemen hepsi bir şekilde yeni bir partinin, CHP’den kopanların yeni bir parti kurmasından bence endişeliler. Neden diyecek olursanız, bu partilerin hiçbirisi kendi başına bir cazibe merkezi değil. Tabii ki belli bir örgütlenmeleri var, tabii ki belli bir seçmen desteğine sahipler ama hiçbirisi, hiçbirisi, yani DEM Parti’yi bir kenara koyuyorum, onun dışındaki partilerin herhangi birisinin tek başına %7 barajını aşma ihtimali de pek gözükmüyor. Öncelikle onu vurgulamak lâzım. Tabii ki hepsi buna itiraz edecektir, özellikle İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti itiraz edecektir ama şu hâliyle bakıldığı zaman böyle bir ihtimal gözükmüyor. Birleşmeleri gerekecek bazılarının.

Bu nasıl olacak? Bu başlı başına sorun olacak ve şu hâliyle bakıldığı zaman, Gelecek, DEVA, bunları saymıyorum bile, bunların artık bir hükmü kalmadı, Saadet Partisi de bir şekilde Millî Görüş’ün devamı olarak yoluna devam etmeye çalışacak ve muhtemelen Yeniden Refah Partisi ile birleşme yoluna gidecekler. Ama yine de ikisi de birleşse bir cazibe merkezi olmayacaklar. Belli bir kesimin oyunu almanın ötesine gidemeyecekler. İşte burada 19 Mart’tan bu yana dile getirilen Türkiye İttifakı önermesi karşımıza çıkıyor. CHP, Özgür Özel sürekli bir Türkiye İttifakı’ndan bahsetti. Ve işte ne dedi; Müslüman demokratlar, Kürt demokratlar, sosyalist demokratlar, liberal demokratlar, hepsini çağırdığını söyledi. Ne derece gerçekleşti onu bilmiyoruz ama 19 Mart’ın ilk döneminde özellikle birbirinden farklı kesimleri mobilize edebildiğini ya da kendi hareketine onların kısmen de olsa katılmasını sağladığını görüyoruz. Şu hâliyle Yeni Parti bir cazibe merkezi. Öyle ki AKP iktidarından ve Erdoğan’dan bıkmış olan insanların ilk parti tercihleri ne olursa olsun akıllarında bir yerde Yeni Parti olacak. Ve dolayısıyla bu partide, tabii ki teorik bir şeyden bahsediyoruz, pratikte neyin nasıl yaşanacağını kestirmek mümkün değil, ama bunun zemini var. Ne olabilir? Bu parti, Yeni Parti, İYİ Parti’ye oy vermeyi düşünen, Zafer Partisi’ne oy vermeyi düşünen, Gelecek ve DEVA’ya oy vermeyi düşünen seçmenin bir kesiminin en azından bir seferlik oyunu alma şansına sahip. Neden dolayı? İktidara karşı güçlü bir alternatif çıkmasını isteyenler böyle bir şeyde Yeni Parti’ye yönelebilirler ve bu da tabii ki diğer tüm partileri zora sokar.

Şimdi bir Altılı Masa deneyimi var Kılıçdaroğlu döneminde. Altılı Masa’da beş parti Cumhuriyet Halk Partisi sayesinde bayağı bir ekmek yedi, yani milletvekili. Gelecek 10, Saadet 10, DEVA 15, Demokrat Parti 3 milletvekili CHP tarafından kendilerine hediye edildi, bunu biliyoruz ve onların CHP’ye ne getirdiği çok tartışmalı. Sorsanız hepsi ayrı ayrı bir iddiayı dile getirecektir ama sonuç olarak orada CHP iktidara yürümek için herkesle anlaşma yaparak, onlara bol keseden milletvekilliği dağıtarak bir başarısızlık öyküsüne imza attı. Şimdi böyle bir öykü olmayacağa benziyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut partilerle yani iktidarda olmayan partilerle iş birliği yani iş birliğinin ötesinde bir koalisyon, seçim ittifakı yapmayı düşündüğünü sanmıyorum. Çünkü önlerinde çok daha ciddi bir fırsat var. O partilerin yönetimleriyle anlaşmadan sadece seçmeninin oyunu pekâlâ alabilecek bir durumdalar.

Bunu bildikleri için, işte onu yapabilecekleri için bu kişilerin bu yeni partinin varlığından çok ciddi bir şekilde tedirgin olduklarını düşünüyorum. Tabii ki partinin adı, partinin amblemi, kimler var, kimler öne çıkıyor ve tabii ki bir diğer husus da Erdoğan bu yeni partiyi engellemek için neler yapacak, neler deneyecek? Yeni birtakım saldırılar, hukuk üzerinden saldırılar olacak mı? Bütün bunların hepsine ayrıca bakmak lâzım. Fakat Yeni Parti’yle, Özgür Özel ve arkadaşları eğer çok büyük hatalar yapmazlarsa tıpkı yerel seçimlerde olduğu gibi çok şaşırtıcı bir sonuç alabilirler. Yerel seçimlerde bir tür o söyledikleri Türkiye İttifakı gerçekleşmişti. Yani CHP’nin yüzde 25 civarı oyu varken birden yüzde 37’yi alabilmişti. Ki o yerel seçimdi, tabii ki onun özel bir durumu vardı. Şimdi bambaşka bir şey var ve orada göreceğiz ki burada CHP’den kopanların önleri çok ciddi bir şekilde açık. Tekrar söylüyorum; kendileri çok vahim hatalar yapmazsa ve iktidardan gelecek yeni saldırılara karşı yine etkili bir direnç ve direniş gösterebilirlerse…

Bitirmeden bir şey söyleyeyim, dün bir haber çıktı; benim de dâhil olduğum altı kişinin Ahbap soruştuşması kapsamında bir ifadeye çağrıldığı yolunda. Bakalım ne soracaklar. Deprem zamanında Ahbap‘la ilgili yaptığım pozitif bir yayını soracaklardır diye tahmin ediyorum. Ama onun dışında herhangi bir şekilde bir ilişkim olmadığı için yani Haluk Levent’le ve diğer şeylerle, galiba tanık olarak ifade vereceğim. Bunun için de hesapta yapmakta olduğum tatili burada en azından bir müddetliğine sonlandırıyorum ve İstanbul’da bugün muhtemelen savcılıkta ifadeyi vereceğim. Nasıl olsa gelişmeleri sizler takip ediyorsunuz.

Bugünün ithafı, dünün çok acı bir haberi. Akşama doğru geldi haber. Profesör Hilmi Demir’i kaybettik. Uzun bir süredir tedavi görüyordu ve sonunda artık daha fazla direncini sürdüremedi maalesef. Hilmi Demir benden 7 yaş küçük, 69 doğumlu bir ilahiyatçı. Siyasi olarak çok farklı bir yerdeyiz, sağcı bir ilahiyatçı ama kendisiyle çok ortak araştırma konularımız var. Benim öteden beri çok meraklı olduğum kültler, yani böyle bir tarikatımsı yapılar, Selefilik meselesi ve radikalizm; özellikle gençlerle radikalizm meselesi üzerine çok önemli çalışmalar yapıyordu. TEPAV‘da yapıyordu bunları Hilmi Hoca. Ve kendisiyle üç kere Medyascope‘ta yayın yaptık. O yayınlarda Yalova saldırısını konuştuk mesela, Selefiliği konuştuk. Bir keresinde de Gülen hareketinin, Fethullahçılığın kült olup olmadığını konuştuk. Ben o görüşteyim biliyorsunuz, hoca da benzer görüşlerdeydi. Çok verimli yayınlar yaptık kendisiyle ve o ilgi alanlarımızda sürekli sohbet ediyor, tartışıyor, birbirimize kaynak aktarıyorduk. Onun çıkarttığı bir ekiple beraber hazırladığı araştırmalardan çok yararlandım. Türkiye’de IŞİD, El Kaide gibi yapıları en yakından takip eden kişiydi ve aynı zamanda bunu yanındaki çalışma arkadaşlarıyla bayağı bir odak hâline getirmişti, bir çalışma grubu oluşturmuştu ama maalesef kendisi erken yaşta hayatını kaybetti. Çok üzgünüm. Allah’tan rahmet diliyorum. Sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş