Transatlantik: Berlin seçimleri | Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmanın bölgeye etkisi

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın Gönül Tol ve Ömer Taşpınar’la yaptığı “Transatlantik” programının bu bölümünde Berlin seçimleri, Avrupa’da yükselen sağ popülizm, göçmen siyaseti ve Ortadoğu’daki güç dengeleri ele alındı.

Gönül Tol, Berlin seçimlerinde Die Linke’nin (Sol Parti) başarısının yalnızca Elif Eralp’in kişisel performansıyla ya da radikal solun yükselişiyle açıklanamayacağını söyledi. Tol’a göre konut ve kira krizi, seçmen davranışını etkileyen en önemli başlıklardan biri oldu.

Eralp’in kampanyasını konut sorununa odakladığını belirten Tol, 2021’de yapılan ve büyük emlak şirketlerinin elindeki yaklaşık 220 bin konutun kamulaştırılmasını öngören referandumun uygulanmasını savunmasının kampanyanın güçlü unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Tol, Die Linke’nin seçmen tabanının da değiştiğini belirterek, partinin eskiden daha çok Doğu Almanya kökenli ve yaşlı seçmenlerle özdeşleşirken Berlin gibi büyük kentlerde genç, kentli ve göçmen kökenli seçmenlerden daha fazla destek aldığını söyledi. Parti içindeki genç üyelerin kapı kapı çalışma yürüttüğünü belirten Tol, saha örgütlenmesinin seçim başarısındaki rolüne dikkat çekti.

Ömer Taşpınar ise Avrupa’da göçmen karşıtlığının yeni bir olgu olmadığını, ancak son dönemde sağ popülist partilerin geleneksel olarak sol partilere oy veren işçi kesimlerinden de destek alabildiğini söyledi. Taşpınar, sol partilerin mavi yakalı ve daha düşük eğitimli kesimlerle yeterince iletişim kuramamasının sağ popülizmin güçlenmesine katkıda bulunduğunu savundu.

Berlin seçimleri
Transatlantik: Berlin seçimleri | Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmanın bölgeye etkisi

Husiler-Suudi Arabistan gerilimi: “Ortadoğu’da gri bir tablo var”

Programın ikinci bölümünde Yemen’de Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim konuşuldu. Gönül Tol, Husilerin taleplerinin yalnızca Suudi Arabistan’ın Yemen’deki askeri müdahalesini sona erdirmesinden ibaret olmadığını; Hudeyde Limanı ve Sana Havalimanı üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması, savaş zararları için tazminat ve Riyad’ın Husileri doğrudan muhatap kabul etmesi gibi taleplerin de bulunduğunu aktardı.

Tol, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a doğrudan askeri müdahaleden ziyade eğitim, istihbarat paylaşımı veya insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesi gibi alanlarda destek verebileceğini söyledi. Türkiye’nin Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’ndaki çıkarları nedeniyle Husilerle doğrudan çatışmaya girmesinin riskli olacağını belirtti.

Ömer Taşpınar ise Suudi Arabistan’ın Husilerin saldırıları karşısında yeniden ABD’ye yönelmesinin, Ortadoğu’da ABD sonrası yeni bir güvenlik düzeninin henüz oluşmadığını gösterdiğini söyledi. Taşpınar, bölgedeki tablonun ABD’nin tamamen devreden çıktığı ya da hâlâ her istediğini yaptırabildiği şeklinde iki uçlu okunamayacağını belirterek, “gri” bir dönem yaşandığını aktardı.

Taşpınar, İran’ın bölgesel pazarlık gücünün arttığını, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin ise daha kırılgan bir konuma geldiğini söyledi. Ortadoğu’daki dengelerin henüz netleşmediğini belirten Taşpınar, Türkiye’nin de bölgesel etkisinin arttığını ancak güvenlik garantileri verecek düzeyde bir kapasiteye ulaşmadığını belirtti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş