Tuncer Bakırhan: “Kürtler hiç kimsenin silahlı gücü değil”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Nevroz deklarasyonu kapsamında Diyarbakır’da konuştu. Bakırhan, Kürtlerin hiçbir gücün silahlı kolu olmadığını belirterek Ortadoğu’daki gelişmelerin Kürtlerin kaderini belirlediği kritik bir süreçten geçildiğini söyledi.

Haberin özeti:

  • Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da Nevroz deklarasyonu kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.
  • Kürtlerin silahlı güçlerle ilişkisi olmadığını belirtti ve Ortadoğu’daki gelişmelerin Kürtlerin kaderini belirlediğini vurguladı.
  • Kürtlerin bağımsız bir varlık olduğunu söyleyerek, dış aktörlerden etkilenmeyeceklerini ifade etti.
  • Kürt coğrafyasının bütünlüğüne dikkat çekerek, farklı bölgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini yineledi.
  • Bu Nevroz’un barış, demokrasi, özgürlük ve statü getirmesini umduğunu belirtti.
Tuncer Bakırhan: "Türkiye tarihinin en acı dolu sayfasını kapatabiliriz"
Tuncer Bakırhan: “Türkiye tarihinin en acı dolu sayfasını kapatabiliriz”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 2026 Nevroz deklarasyonu için Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesindeki Sümer Park’ta konuştu. Bakırhan’ın yanında DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Ayşe Serra Bucak ve Doğan Hatun yer aldı.

“Çatışmaların ortasında Kürt coğrafyası var”

Bakırhan, bölgedeki çatışma ortamına ve Kürtlerin bu süreçteki konumuna ilişkin şunları söyledi:

“Hemen yanı başımızda savaşlar, katliamlar ve çatışmalar devam ediyor. Tam da çatışmanın göbeğinde Kürtler bulunuyor, Kürt coğrafyası bulunuyor. Kürtler hiçbir gücün silahlı gücü değil. Kürtler, hakları ve hukukları ret ve inkar edildiği için bugüne kadar mücadele ediyorlar.”

“Hegemonik güçlerin kalkanı olmayacağız”

Bakırhan, Kürtlerin bölgedeki varlığının dış aktörlerden bağımsız olduğunu da vurguladı. “Bugün sahada bulunan o hegemonik ve emperyal güçler yokken de Kürtler sahadaydı” diyen Bakırhan, İran’daki Kürtlerin dil, kültür ve statü mücadelesini günümüze dek sürdürdüğünü hatırlattı. Bu Nevroz döneminde Kürtlerin ulusal birliklerini sağlayarak bulundukları her ülkede demokratik hak ve özgürlüklerini almanın mücadelesini yürüttüğünü ve yürütmeye devam edeceğini söyledi.

Bakırhan, Kürt coğrafyasının bütünlüğüne de vurgu yaparak “Kirmanşah neyse Hevler odur, Süleymaniye neyse Kamışlı, Kobani odur, Kobani neyse Amed, Kars, Siirt odur” dedi. Orta Doğu’daki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Bugün Orta Doğu’da bizim kaderimizin belirlendiği bir süreçten geçiyoruz” diye konuştu. Bu süreçte ne masa başlarında kandırılacaklarını ne de hegemonik güçlerin kalkanı olarak kullanılıp bir kenara atılacaklarını söyleyen Bakırhan, bu Nevroz’un Ortadoğu’daki Kürtlere barış, demokrasi, özgürlük ve statü getirmesini diledi.

Hatimoğulları da İstanbul’da konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul’da 2026 Nevroz Deklarasyonu açıklamasında, Kürt gençlerine “Sevgili gençler çalıştığınız iş yerlerinde, mahallede en az bir arkadaşınızla, Kürt olmayan bir arkadaşınızla lütfen konuşun Nevroz’u anlatın. El ele tutuşun ve Nevroz alanlarını hep birlikte, siz gençler Kürt olmayan arkadaşlarınızla birlikte oraları doldurmayı hedefleyin. Nevroz direnişin, umudun, inancın tazelenmesi demektir. Doğanın yeniden yeşermesi demektir. Nevroz Kürtlerin özgürlüğü, Türkiye’nin demokrasiye kavuşması mücadelesidir. Nevroz tüm halklar için kutlu olsun” diye seslendi.

Hatimoğulları, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki “Barış ve Demokratik çağrısı”nın tam da bu siyasi ve toplumsal talepler fikrinin çağrısı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“2026 Nevroz’u demokratik toplumun inşasında önemli bir ivme olacaktır. Türkiye kadın hareketi, Kürt kadın hareketi sadece dün değil 8 Mart’ı karşılamak üzere günlerdir alanlarda, meydanlarda. Bizler de dün gündüz İstanbul mitinginde, akşam da Feminist Gece Yürüyüşü’ndeydik. Çok kalabalıktı, enerjisi çok yüksekti, isyanı çok büyüktü kadınların çünkü kadın cinayetlerinin gittikçe yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bizler bu sene 8 Mart’ı 5 Kasım’mış gibi geçirdik. Çünkü kadın cinayetleri artık kabul edilemez bir düzeyde büyük bir artış göstermiş durumda. Biz kadınlar 8 Mart’ın ruhuyla, rengiyle Nevroz ateşini daha da harlayacağız. Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar, emekliler, küçük esnaf aç, yoksul ve barınamıyor. Açlık Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan herkesi sarmış durumda. İçinden geçtiğimiz bu süreçte kapitalist sistemin derinleşen krizinin ağır bedelleri ne yazık ki Türkiye’de işçi sınıfına, ezilenlere ve sömürülenlerin sırtına yükleniyor. Gençler işsiz, güvencesiz ve geleceksiz ve çok mutsuz.”

“Bütün farklılıklarımızla mücadelemizi ortaklaştıralım”

Hatimoğulları açıklamasında “Herkes Nevroz alanlarına kendi rengiyle, kendi diliyle, kendi savunduğu mücadele dinamiğiyle Nevroz alanlarında hep birlikte, hep beraber olalım. Burada aynı zamanda çağrımız demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum örgütlerinedir, kadın örgütlerine, kadın hareketine, ekoloji hareketinedir. Burada aynı zamanda çağrımız bütün mücadele dinamiklerinedir. Bu Nevroz’da Sayın Öcalan’ın yaptığı çağrının ve devam eden sürecin ihtiyacı olan demokratikleşme adımlarını hep beraber haykıralım. Sürecin artık yasal ve hukuki bir zemine oturması gerektiğini hep beraber haykıralım. Sayın Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim imkanlarının artık sağlanması gerektiğini haykıralım. Kürt halkının oyalanma değil şov adım taleplerini ve beklentilerini haykıralım” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.