İBB davasının dördüncü duruşmasında Ekrem İmamoğlu, savcının ekrana yansıttığı tabloya “Bu tablo yalan, külliyen yalan” diyerek itiraz etti. Duruşma, gazetecilerin yerlerinin değiştirilmesi kararını reddetmesinin ardından sona erdi.

İBB davası dördüncü gününde Ağaç A.Ş. görevlilerinin savunmalarıyla devam etti.
Duruşma öncesi Dilek İmamoğlu, izleyicileri uyaran görevliye “Her sabah gerginlik çıkarıyorsunuz. Siz bana emir veremezsiniz” dedi. Tutuklu sanıklar her gün olduğu gibi gruplar hâlinde salona getirilirken izleyiciler tarafından alkışlandı. Tutuklu İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten’e bir yakını “Ramazan, Maya baba dedi” diye bağırdı. (Maya, Gülten’in geçen yıl doğan kızı.)
Ekrem İmamoğlu salona geldiği sırada “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı. İmamoğlu gazetecilere dönerek “Akşam konuşacağım” dedi.
- Tarihi dava başlıyor: İşte dava hakkında bilmeniz gerekenler
- Binlerce yıl hapis istemi: İşte İmamoğlu’na açılan siyasi davalar ve soruşturmalar
- Aykut Erdoğdu’nun savunması tartışmaları yeniden alevlendirdi: Bilimsel mütalaa ne diyor, HTS kaydı delil olabilir mi?
- Akın Gürlek: “Mahkeme salonları siyaset arenası değil”
Mahkemeye bir ihbar talebi daha
Avukat Hüseyin Cengiz, bir gün önce müdafi Sırrı Küçük’ü de avukat Recep Seyhan’ın ziyaret ettiğini ve itirafçılığa zorladığını söylemişti.
Avukat Baran Kaya da duruşma başlangıcında talepte bulundu. “Dün ifadede avukat Recep Seyhan’ın ismi geçti” diyen Kaya, “Müvekkilim Fatih Keleş’i de cezaevinde ziyaret etmişti bu şahıs. Bu şahıs, etkin pişmanlık ifadesine başvuran Adem Soytekin’in müdafiydi. Burada bir baskı mekanizması işlemiş. ‘Etkin pişmanlıkta bulunanlarla husumet var mı’ sorusunun yanıtı da bu: Husumet doğrudan savcılıkla müvekkillerimiz arasında. Bu avukat hakkında ihbarda bulunulmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

“Vali ‘Ses çıkarmasın, beklesin’ demiş”
Etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade veren Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat ilk savunmayı yaptı:
“2024’ün başlarında Ali Sukas beni çağırarak ‘Bir liste var, alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Neyin parasını istiyoruz’ diye sordum, ‘ben istemiyorum, yukarısı istiyor’ dedi. Müteahhitler gelip dert yanmaya başladılar. Parayı kendisi alıyor sanıyordum, yukarıya şikâyet edeceğim dedim.
Duygu Çebi, Ertan Yıldız’ın yeğeni. Onunla paylaştım. Randevu ayarladı. Bahsettim, çok canı sıkıldı, ilgileneceğini söyledi. Sonra genel müdürün mobingleri başladı.”
Aracı bularak İstanbul Valisi Davut Gül’e olanları ilettiğini söyleyen Polat, “Vali ‘Ses çıkarmasın, beklesin’ demiş. Beklemeye başladım. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte gidip ifademi verdim. 4-5 kişi adımı zikredip çıktılar” dedi.
Avukat Baran Kaya, Polat’a Vali Gül’ün kuzeni Ayhan Keleş aracılığıyla “Ses çıkarmasın, beklesin, zaten yakında bir şeyler olacak” dediğini hatırlatarak “Bir operasyonun yapılacağını mı anladı?” diye sordu. Polat bu soruya “Evet, İmamoğlu alındığında bunun operasyon olduğunu anladım” dedi.
Polat, kendisi aleyhinde ifade verenlere dair “İki kişi bana para verdiklerini söyleyerek etkin pişmanlıktan yararlanıp serbest kaldı. Serbest kalmak için söylediler” diye konuştu.
İmamoğlu’ndan tabloya itiraz: “Külliyen yalan”
Duruşmada İmamoğlu ile savcı arasında tartışma yaşandı. Savcı Polat’a soru sorarken bir tablo gösterildi. İmamoğlu araya girerek “Bu tablo yalan, külliyen yalan. İddia makamı yalan konuşuyor. Bu tablo yalan” dedi.
Savcı da hâkime İmamoğlu için “Gereğini yapın, orada hakarette bulunuyor” dedi. Hâkim de İmamoğlu’na “Ayağa kalkıp böyle araya girmeyin” dedi.
Ekrana yansıtılan grafikle ilgili Ali Sukas da Ümit Polat’a “Ekrandaki tabloda 5 milyardan başlayıp 20-30 milyara giden bir grafik vardı. 3 aylık döneme ait 20 milyarlık çıkış görünüyor tabloda. Bu mümkün mü?” diye sordu. Polat da “5 milyardı. Bir yılda 20 milyarlık ödeme yapma ihtimalimiz yok tabii ki” dedi.
“Gözümle şahit olmadım”, “Öyle yorumlar yapıldı”
Avukat Kaptan Yılmaz da “850 ağaç deniyor mesela, böyle bir alım yok. Duyuma dayalı beyanlarla konuya dayalı beyanlar arasında hiçbir fark yok. Bu sebeple sonuç alamıyoruz” dedi. Avukat Yılmaz, Polat’a “Ali Sukas’ın para aldığına şahit oldunuz mu?” diye sordu. Polat da “Gözümle şahit olmadım” dedi.
Seçimle ilgili para toplandığına dair Polat, “Milletin konuştuğunu söylüyorum. Duydum ben zaten. Hiçbir ifademde ‘gördüm’ demedim ki” dedi.
Soru-cevap kısmında ise şunlar yaşandı:
Başkan: “Ankara’ya kadar gidiyorsun, neden savcılığa başvurmuyorsun?”
Polat: “Kafamda böyle bir şey tahayyül etmedim. Ertan yapıyor, Ali Sukas’ın görevde kalmasını sağlıyor diye düşündüm.”
Savcı: “Firmaları neye göre seçiyorlar? 3G alımı uygun mu?”
Polat: “Usul olarak uygun.”
Savcı: “‘İmamoğlu, Kadriye Kasapoğlu Ağaç A.Ş.’ye geldi. Herkes, yeterince destek olmadığı için Ali Sukas’a kızdığından bahsediyordu’ demişsin. Destekler neden istendi, Ağaç A.Ş.’den çıkışlarla ilgisi var mı?”
Polat: “Bir görüşme oldu, dışarıda öyle yorumlar yapıldı. ‘Ali Sukas para toplayamadı’ diye. Seçimlerle ilgiliydi.”
Savcı: “Neden para toplanır?”
Polat: “Bilmiyorum.”
Savcı: “Ümit, senin beyanın ya bu. Söyledin. Daha açık konuş.”
Duruşmaya verilen arada Ekrem İmamoğlu bir kez daha gazetecilere seslendi. İmamoğlu, “Bunlar sadece bir kişiye ve bir aileye hizmet eder. Hizmet ettikleri kişiye de zarar veriyorlar; böyle olmaz, onlara da zarar veriyorlar. Biz ne yapacağız, boyun mu eğeceğiz? Kime? Bir kişiye” dedi.
Duruşmaya verilen aranın ardından salona gelen mahkeme heyeti, gazetecilerin duruşma düzenini bozduğunu söyleyerek yerlerinin değiştirilmesine karar verdi. Gazetecilerin duruşmayı takip etmekte ve sanıkları dinlemekte zorlanacağı bir yere geçirilmesi istendi.
Gazeteciler bunu kabul etmeyince mahkeme heyeti önce ara verdi, ardından duruşmayı sonlandırdı.







