ABD Başkanı Donald Trump, ekonomik krizle boğuşan Küba hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı. Trump, “Küba’yı bir şekilde alma onuruna sahip olacağıma inanıyorum” diyerek ada için “Onunla ne istersem yapabilirim” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Küba hakkında yaptığı açıklamalarla Washington-Havana hattında gerilimi yeniden yükseltti. Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Küba’yı “çok zayıf bir ülke” olarak nitelendirdi ve adayı “bir şekilde almayı” beklediğini söyledi.
Trump, “Küba’yı alma onuruna sahip olacağıma inanıyorum. Onu özgürleştirir miyim, alır mıyım… Onunla ne istersem yapabilirim” ifadelerini kullandı.
Trump: "Küba… Güzel bir ada, havası harika. Küba’yı almak benim için bir onur olacak. Onu özgürleştirir miyim, ele mi geçiririm… Ama isterseniz gerçeği söyleyeyim: Onunla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum" pic.twitter.com/krGRtraoPZ
— Medyascope (@medyascope) March 17, 2026
Bu açıklamalar, ABD ile Küba arasında ilişkileri iyileştirmeye yönelik görüşmelerin sürdüğü bir dönemde geldi.
Washington’ın hedefinde Díaz-Canel mi var?
New York Times’ın dört kaynağa dayandırdığı haberine göre ABD yönetimi, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in görevden ayrılmasını iki ülke arasındaki görüşmelerde temel hedeflerden biri olarak görüyor.
Haberde, Washington’ın Kübalı müzakerecilere Díaz-Canel’in görevden ayrılması gerektiğini ilettiği ancak bunun nasıl gerçekleşeceğine Kübalıların karar vermesini istediği öne sürüldü.
Küba yönetimi ise geleneksel olarak ülkenin iç işlerine yönelik herhangi bir müdahale önerisini kesin bir şekilde reddediyor.
2018 yılında göreve gelen 65 yaşındaki Díaz-Canel, Fidel Castro ve Raúl Castro sonrası Küba’nın ilk sivil devlet başkanı olmuştu.
Díaz-Canel ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada ABD ile yürütülen görüşmelerin “iki ülkenin egemenliğine saygı temelinde” gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.

Küba ekonomisi kriz içinde
Trump’ın açıklamaları, Küba’nın ağır bir ekonomik kriz yaşadığı bir dönemde geldi.
ABD’nin Venezuela’dan Küba’ya petrol akışını kesmesi ve petrol taşıyan ülkelere yaptırım tehdidinde bulunması enerji krizini daha da derinleştirdi.
Küba yönetimi son üç aydır ülkeye hiç petrol gelmediğini açıkladı.
Enerji kıtlığı nedeniyle ülke genelinde uzun süreli elektrik kesintileri yaşanıyor. Son olarak ülkenin elektrik şebekesi çöktü ve yaklaşık 10 milyon kişi elektriksiz kaldı.
Yakıt sıkıntısı nedeniyle sağlık hizmetlerinden turizme kadar birçok sektör ciddi şekilde etkileniyor. Küba yönetimi binlerce ameliyatın ertelenmek zorunda kaldığını duyurdu.
ABD-Küba gerilimi yeniden mi tırmanıyor?
Trump daha önce İran’daki operasyonların ardından sırada Küba’nın olabileceğini ima etmişti.
ABD Başkanı, Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada “Küba ile görüşüyoruz ama önce İran işini bitireceğiz” dedi.
Washington yönetimi on yıllardır Küba’nın komünist yönetimini eleştiriyor ve insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırımlar uyguluyor.
Ancak 1962 Küba Füze Krizi sonrasında ABD, Sovyetler Birliği ile yapılan anlaşma kapsamında Küba’yı işgal etmeme taahhüdünde bulunmuştu.
Trump yönetiminin olası bir müdahale için hangi hukuki zemini kullanabileceği ise henüz net değil.
Kaynak: Reuters






