Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nadir toprak elementlerini çocuklara animasyonlarla anlatıyor. Beylikova sahasına gönderme yapılan videolarda elementler “süper güç” olarak tanıtılıyor. Ancak içeriklerde madenciliğin çevresel etkileri, yerel halkın görüşleri ve ekonomik paylaşım gibi tartışmalı başlıklara yer verilmiyor. Çocuk hakları savunucuları anlatının tek yönlü olduğunu söylüyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, nadir toprak elementlerini çocuklara animasyonlarla tanıtıyor. Ancak bu videoların çocukları madencilik ve kalkınma politikalarının tek taraflı anlatısına dahil ederek bir propaganda aracına dönüştürdüğüne dair eleştiriler yapılıyor. Videolarda elementler “süper güç” olarak gösterilirken, çevresel etkiler, yerel halkın görüşleri ve kaynakların ekonomik paylaşımı gibi tartışmalı konular görmezden geliniyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “ETKB Çocuk” adlı kanalında yayınlanan kısa videolarda çocuk karakterler, toprağın üzerindeki oyunlarını bırakıp madenci gibi yerin derinliklerine inerek “süper güç” olarak tanımlanan elementleri keşfediyor. Videoların dikkat çekici sahnelerinden birinde, başlangıçta doğal bir alan olarak gösterilen maden sahası kısa sürede yolların ve makinelerin bulunduğu bir şantiye alanına dönüşüyor. Bu sahnede dış ses, “Aramızda kalsın, burası çok büyüyecek” diyerek Beylikova’nın geleceğine gönderme yapıyor.
Seride “Eskişehir Beylikova’nın Gizemli Elementleri”, “Türkiye’nin Toprağındaki Gizli Hazine: Neodim” ve “Eskişehir’in Derinlerinden Gelen Teknoloji Hazinesi: Samaryum” gibi başlıklar kullanılıyor. Elementler çocuk karakterlerin maceraları üzerinden tanıtılıyor.
Enerji Bakanlığı’nın YouTube’daki “ETKB Çocuk” kanalında, bu haber hazırlanırken nadir toprak elementlerine ilişkin dokuz video yayımlandı. Kanalın yaklaşık 695 abonesi bulunuyor ve videolar toplamda 4 bin 366 kez izlenmiş durumda. Videolarda yorum bölümleri ise kapalı.
İçeriklerde nadir toprak elementlerinin süper güçlü mıknatıslar, elektronik cihazlar ve savunma teknolojilerinde kullanıldığı anlatılıyor. Ancak madenciliğin çevresel etkilerine ya da bölgedeki yerel toplulukların görüşlerine ilişkin herhangi bir bilgi yer almıyor.
Nadir toprak elementleri elektrikli araç bataryalarından rüzgâr türbinlerine, cep telefonlarından savunma teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Türkiye’de ise bu elementler özellikle Eskişehir’deki Beylikova sahası üzerinden son yıllarda siyasi ve ekonomik tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekim 2025’te yaptığı açıklamada Beylikova ve Sivrihisar arasında yer alan sahada yüz milyonlarca ton nadir toprak elementi bulunduğunu söylemiş ve bölgeyi Türkiye’nin “yüksek teknoloji hazinesi” olarak tanımlamıştı.

“Video tek yönlü bir anlatı kuruyor”
FİSA Çocuk Hakları Merkezi yöneticisi Ezgi Koman’a göre çocuklara yönelik bu tür içerikler bilgilendirici görünebilir; ancak söz konusu videolar madencilik politikasını oldukça sınırlı bir çerçevede aktarıyor: “Türkiye’nin madencilik politikaları gibi kamu politikaları hakkında çocuklara yönelik bilgilendirici materyaller hazırlanması önemli. Çünkü çocukların bilgiye erişim hakkı var. Ancak bu video böyle bir içerik sunmuyor.”
Koman’a göre videoda madenciliğin yalnızca kalkınma ve teknoloji boyutu öne çıkarılıyor:
“Videoda yeni bir maden ve nadir bir element bulunduğuna dair bilgi veriliyor. Ancak oldukça eksik bir çerçeve çiziliyor. Teknolojik faydalardan, ulusal gururdan ve kalkınmadan söz ediliyor. Buna karşılık madenciliğin çevresel etkileri, bölgede yaşayan insanların görüşleri ya da doğaya verebileceği olası zararlar hiç yer almıyor.”
Koman, bu yaklaşımın madenciliğin yaratabileceği riskleri görünmez kıldığını söylüyor:
“Bu faaliyetlerin insanlar üzerinde nasıl etkiler yaratabileceği, çocukları nasıl etkileyebileceği ya da doğada nasıl sonuçlar doğurabileceği hakkında hiçbir bilgi yok. Bu nedenle video oldukça tek yönlü bir anlatı sunuyor.”

“Bu kaynağın gerçek sahibi kim?”
Koman’a göre videolarda en temel sorular da yanıtsız bırakılıyor:
“Bu yeni kaynak gerçekten kimin için çıkarılıyor? Bu kaynaktan elde edilecek değer nedir? Bu değer kimde toplanacak? Bunun topluma maliyeti ne olacak? Bu süreç çocukları nasıl etkileyecek?”
Koman, çevresel etki değerlendirmesi gibi süreçlerin çocuk hakları perspektifiyle de ele alınması gerektiğini vurguluyor:
“Çocukların bu konularda bilgilendirilmesi önemli. Ancak videoda ne çevresel etkilerden söz ediliyor ne de çocuk hakları ya da insan hakları üzerindeki olası etkilerden.”
Koman son olarak şu soruya dikkat çekiyor:
“Orada değerli olduğu söylenen bir kaynak var. Ama bu kaynağın gerçek sahibi kim? Toplum mu, devlet mi, yoksa şirketler mi?”

Küresel yarış ve kritik mineraller
Nadir toprak elementleri yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de stratejik bir kaynak olarak görülüyor. Çin uzun yıllardır bu alanda hem üretimde hem de ayrıştırma teknolojilerinde küresel ölçekte baskın konumda bulunuyor. Dünya üretiminin büyük bölümü Çin’de gerçekleşiyor ve bu durum tedarik zincirlerinde ciddi bir bağımlılık yaratıyor.
Son yıllarda ABD, Kanada ve Avrupa ülkeleri bu bağımlılığı azaltmak için kritik mineral politikalarını hızlandırdı. Yeni tedarik zincirleri kurulması ve madencilik yatırımlarının artırılması yönünde kamu politikaları geliştiriliyor.
Kanada’da bazı eyaletlerde düzenlenen “Mining Week” gibi programlarda öğrencilere madenciliğin ekonomi için önemi anlatılıyor. ABD ve Avrupa Birliği de nadir toprak elementleri ve diğer kritik mineraller konusunda kamuoyu bilgilendirme kampanyaları yürütüyor.
Ancak Beylikova örneğinde, nadir toprak elementlerinin çıkarılacağı bölgelerde yaşayanların görüşleri, çevresel etkiler ve bu kaynakların ekonomik paylaşımı hâlâ kamuoyunda açık biçimde tartışılmış değil.
Özlem Temena kimdir?
Editörlük hayatına 2013 yılında Evrensel gazetesinde dış haberler servisinde adım attı. Hayatın Sesi televizyonunda yayımlanan Yeryüzünden Notlar programının editörlüğünü yaptı. Hayatın Sesi’nin KHK’yla kapatılmasının ardından Gazete Duvar’da güncel ve politika editörü olarak çalışmaya başladı. Kadını Payı programının çekimlerinde görev aldı. Eskişehir Beylikova’da bu elementlerin çıkarıldığı sahaların hemen yanında yaşayan köylüler sürecin nasıl ilerlediğinden hâlâ habersiz. “Stratejik maden” söylemiyle büyüyen tartışmanın içinde, rezervin gerçekliği, çevresel riskler ve yerel halkın rızası geri planda kalıyor.
Proje hakkında
“Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.








