İSTANBUL (Medyascope) – Gezi Parkı davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Can Atalay’ın doğum günü için ailesi ve arkadaşları bir araya geldi. Atalay ile paylaşılan mektupta, “Bu tutsaklığa alışmayı reddediyoruz, her gün berabermişiz gibi düşünmeye devam ediyoruz” denildi.

Gezi Parkı davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Can Atalay için ailesi ve arkadaşları, doğum günü dolayısıyla dayanışma mektubu paylaştı.
Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
“Can’ın ailesi ve arkadaşları” imzalı mektupta, “Can, biz geldik. Sana dışarıda kavuşana kadar da her doğum gününde burada olacağız. Bu tutsaklığa alışmayı reddediyoruz, her gün berabermişiz gibi düşünmeye devam ediyoruz. Çünkü senin sesin, telefonlarımızın ucunda, bir masada karşımızda, sokakta yanı başımızda olmasa da her an kulağımızda; senin sesin adaletin sesi, yoldaşlığın sesi, Hatay halkının sesi ve dört duvar, gür sesini kısmaya yetmiyor, yetmeyecek de” denildi.
- Can Atalay: “Silahsız siyasetin önünü açmak için demokratik ortam şart”
- Meclis’te Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay ile ilgili hak ihlali kararı okundu
- Can Atalay’ın anne ve babası milletvekillerine mektup yazdı: “Biz vatansever bir evlat yetiştirdik, bütün suçu bu”
- Can Atalay tutuklanmadan önce Medyascope’taydı | “Erdoğan anayasal düzeni savunmamızdan korkuyor”
- Adım adım Can Atalay’ın yargılanma ve vekilliğinin düşürülme süreci
Mektupta şu ifadelere yer verildi:
“Senin unutulmak derdin yok biliyoruz, bu dönemin tarihine adını yazdın, yazdığın her satıra imzamızı atıyoruz. İşlenen nice suçu unutturmamak senin derdin. Hiçbirini biz de unutmuyoruz. Elbet kavuşacağız, senden dinleyeceklerimiz ve sana anlatacaklarımız birikiyor. Sabrımız ve öfkemiz, özlemle el ele büyüyor. Hukuksuzluğun yargılandığı gün seni duruşmada önü iliklenmeyen avukat cübbenle hayal etmek bize iyi geliyor. İyi ki doğdun Can’ımız, Can yongaların burada, seni kucaklamak için daima hazır bekliyor.”
Can Atalay kimdir?
Can Atalay, kamuoyunda “kimsesizlerin avukatı” olarak biliniyor. Öğrenciliği ve meslek yaşamının ilk yıllarından bu yana sosyalist kimliğiyle öne çıktı. Emek mücadelesine hukukçu kimliğiyle destek verdi, Emek Sineması’nın yıkılmaması için yürütülen kampanyanın örgütleyicilerindendi.
Soma’da hayatını kaybeden madencilerin, Hendek’teki patlamada yaşamını yitirenlerin, Çorlu’daki tren katliamında vefat edenlerin, tarikat yurdunda katledilen çocukların yakınlarının yanında hep o vardı.
Mimarlar Odası’nın avukatlığını da üstlenen Atalay, Gezi Parkı’na alışveriş merkezi (AVM) yapılması girişimine karşı kurulan Taksim Dayanışması’nın savunmasında da vardı.
Atalay, Gezi Parkı eylemlerinde de öne çıkan isimlerden biri oldu ve hukuksuzluklarla öne çıkan davada 18 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Yargılama sürecinde direnişi savundu, ısrarla esas suçun Gezi’de şiddet uygulayan güvenlik güçleri ve onlara emirleri veren yöneticiler tarafından işlendiğini söyledi.
Başta bugüne dek destek olduğu mağdurlar olmak üzere kamuoyunda Atalay için “adalet” sesleri yükselirken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) tarafından Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Hatay’dan milletvekili adayı olarak gösterildi ve kazandı. Ancak Meclis’e hiç gitmedi.
Atalay’ın maruz kaldığı süreç, Anayasa Mahkemesi’nin iki kere hak ihlali kararı vermesi, ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde dosyayı Yargıtay 3. Dairesi’ne göndermesiyle hukuk krizine döndü. Daire, AYM kararının tanımadı.
30 Ocak 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın başkanlığında toplanan Genel Kurul’da hakkında kesinleşmiş hapis cezasının okunmasıyla milletvekilliği düşürüldü.








