İSTANBUL (Medyascope, The Guardian) – Trans kadın atletler ve DSD (cinsiyet gelişim farklılıkları) sporcular, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) yayınladığı 10 sayfalık rapora göre olimpiyat yarışmalarında kadın kategorisinde yarışamayacaklar.
Derleyen: Eylül Özer

Trans kadınların kadın kategorisinde yarışması yasak
IOC, 26 Mart 2026’da trans kadınların kadın kategorisinde yarışmalarını yasakladığını açıklayan bir rapor yayınladı. Rapor Temmuz 2028 Los Angeles olimpiyatlarından itibaren yürürlüğe girecek. Raporda alınan kararların bilimsel verilere dayandığı ve kadın sporunda adaleti sağlamayı amaçladığı belirtildi.
Süregelen tartışmalar göz önüne alınarak;
- Biyolojik erkek cinsiyetinin güç, kuvvet veya dayanıklılığa dayanan tüm spor ve etkinliklerde performans avantajı sağlayacağına,
- Adaleti korumak ve özellikle temas sporlarında güvenliği sağlamak için, müsabakalara katılım şartını biyolojik cinsiyete dayandırmanın gerekliliğine,
- Biyolojik cinsiyeti belirlemek için en doğru yöntemin SYR testi yaptırmak olduğuna dair fikir birliğine varıldı.
Gen testi yapılacak
Yeni kurala göre, kadın kategorisinde yarışmak isteyen sporcuların SYR (Y kromozomu geni) testi yaptırması gerekecek. Bu test genellikle yanak sürüntüsü veya tükürük örneği ile uygulanıyor. IOC, SYR testinin diğer olası yöntemlere kıyasla daha az rahatsız edici olduğunu belirtti. Testi negatif çıkan kadın sporcular kadın kategorisinde yarışabilecek.
The Guardian’a göre, translara karşı mücadele eden Sex Matters adlı kuruluş adil ve güvenli bir kadın kategorisi oluşması adına kararı desteklediğini belirterek, yapılacak olan gen testinin kadın sporunu kadın sporculara iade eden bir işlem olduğunu açıkladı.
Öte yandan DSD aileleri oluşumu ise yarışmada adaletin önemli olduğunu fakat uyumluluk kurallarının güncel DSD bakım standartlarına uygun olması gerektiğini söyledi.
Bilimsel dayanak iddiası

IOC Başkanı Kisrsty Conventry, bireysel ve takım sporlarına uygulanan kararın bilimsel dayanağı olduğunu ve kadın sporunda adaleti ve güvenliği sağlayacağını öne sürdü:
“Açıkladığımız politika bilime dayanmaktadır ve tıbbi uzmanlar tarafından yönlendirilmiştir. Olimpiyat Oyunları’nda en küçük farklar bile zafer ile yenilgi arasındaki fark olabilir. Bu nedenle, biyolojik erkeklerin kadın kategorisinde yarışmasının adil olmayacağı son derece açıktır. Ayrıca bazı sporlarda bu durum basitçe güvenli de olmayacaktır.”
“Erkek ergenliğinden avantaj sağlıyorlar”
IOC raporu, testosteron seviyesinin XY kromozomuna sahip olanlarda XX kromozomuna sahip olanlara kıyasla 15 ile 20 kat daha fazla bulunduğunu açıkladı. Bundan yola çıkarak trans kadınların ve cinsiyet gelişim farklılığı olan atletlerin erkek ergenliğinden avantaj sağladığı belirtti. Belgede “Erkekler üç önemli testosteron zirvesi yaşarlar: Anne karnında, bebeklik dönemindeki mini ergenlikte ve ergenlikten yetişkinliğe kadar olan süreçte” denildi.

Olimpiyatlardaki şampiyonlar
2021’de Yeni Zellandalı halter yarışmacısı Laurel Hubbard olimpiyatlara katılan ilk trans kadın yarışmacı olmuştu.
Aynı şekilde birçok DSD atlet de, doğumda kadın olarak tanımlanan fakat Y kromozomuna sahip ve testosteron seviyesi yüksek olanlar da, olimpiyat madalyaları kazanmıştı. 2012 Londra ve 2016 Rio şampiyonu Güney Afrikalı Caster Semenya ve birçok tartışmaya ve hedef göstermeye maruz kalan 2024 Paris şampiyonu boksör Imane Khelif gibi.
Tüm uluslararası federasyonlar uygulamalı
The Guardians’a göre, Uluslararası Olimpiyat Komitesi yeni politikasının Yaz ve Kış olimpiyatları gibi etkinlikler için tüm uluslararası spor federasyonları tarafından benimsenmesi gerektiğini açıkladı. Yeni kuralın yalnızca elit sporlar için geçerli olduğunu ve amatör ya da hobi amaçlı yapılan spor programlarını kapsamayacağını belirtti.
Ne olmuştu?
IOC, trans sporcuların testosteron seviyelerine yönelik 2015’ten beri süregelen duruşunu değiştirerek bir rapor yayınladı. Bu rapora göre testosteron seviyesine yönelik sınırlar kaldırıldı ve karar federasyonlara bırakıldı. Komite, rapora gelen tepkilere yönelik trans sporcuların haksız rekabete yol açmayacağına dair açıklama yapmıştı. Komite, sporcunun cinsiyetini doğrulamak için kullanılan tıbbi testlerin “potansiyel olarak zararlı” ve “saygısızca” olduğunun altını çizmişti.
Buna karşılık, geçtiğimiz günlerde IOC yeni bir rapor yayınlayarak bu tutumunu değiştirdiğini gösterdi. Güncel raporda trans kadınların testosteron seviyeleri ve biyolojik cinsiyetleri tekrardan belirleyici etken oldu.








