Narin Güran davası: Nevzat Bahtiyar için “ağırlaştırılmış müebbet” talebi

İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Narin Güran cinayeti davasında yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar için savcı, “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etti. Duruşma, 16 Nisan 2026’ya ertelendi.

Nevzat Bahtiyar

Haberin özeti

  • Narin Güran cinayeti davasında Nevzat Bahtiyar, savcının “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etmesiyle yeniden yargılanıyor.
  • Daha önce delilleri yok etmekten ceza almış olan Bahtiyar, mahkemede cinayetle bir alakasının olmadığını iddia etti.
  • Savcı, Bahtiyar’ın uzun süre sessiz kalmasının delil toplama sürecini engellediğini belirtti.
enes Güran'ın ifadesinin

Narin Güran cinayeti davasında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar, Yargıtay’ın, eyleminin “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” kapsamına girdiği gerekçesiyle hükmü bozmasının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

Savcı, Nevzat Bahtiyar için mütalaasında “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etti. Duruşma, 16 Nisan 2026’ya ertelendi.

Davada gerginlik

Adana Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Bahtiyar duruşma salonuna getirildi. Duruşmaya Bahtiyar’ın avukatları Adnan Ataş ve Ali Eryılmaz, Güran ailesi ve avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları katıldı.

Saat 09:40’ta başlayan duruşmada, Mahkeme Başkanı, sanık Nevzat Bahtiyar’a bozma kararına itirazı olup olmadığını sordu. Bahtiyar, bu konuda bir şey söylemek istemediğini belirtti.

Mahkeme Başkanı’nın, olay günü ne yaptığını sorması üzerine Bahtiyar, öğleden sonra eve geldiğinde eşinin suların kesik olduğunu söylediğini, ardından bu durumu bildirmek için Salim Güran’ı aradığını belirtti.

“Narin’in cesedini evde gördüm”

Cinayetle hiçbir alakasının olmadığını iddia eden sanık Bahtiyar, “Salim Güran beni çağırdı. Tepeye gittim. Salim ile birlikte Arif Güran’ın evine geldik. Narin’in cesedini orada gördüm” dedi.

Mahkeme Başkanı’nın, “Hangi odada” diye sorması üzerine Bahtiyar, “En sondaki soldaki oda sanırım” yanıtını verdi.

“Silah çekti beni ve oğlumu tehdit etti”

Nevzat Bahtiyar, savunmasına şöyle devam etti:

“‘Bana bu cesedi götüreceksin’ dedi, ben ‘götürmüyorum’ dedim. Sonra silah çekti beni ve oğlumu tehdit etti, ‘Önce oğlunu sonra seni öldürürüm’ dedi. Ben mecbur kaldım, cesedi götürdüm. Ceset battaniyeye sarılıydı. Sonra bizim ağıla gittim, cesedi orada torbaya koydum. Sonra da arabaya koydum. Sonra Yüksel Güran’ı yukarda gördüm. Ağlıyordu. Sonra Salim Güran geldi. Battaniyeyi benden aldı, ‘Cesedi parça parça et kimse görmesin’ dedi. Sonra ben cesedi götürdüm. Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım. Eğer Salim Güran’ın dediğini yapsaydım, ceset olmazdı, ben de burada olmazdım.”

Mahkeme Başkanı, “Eve gittiğinde herhangi birileri var mıydı?” sorusuna Bahtiyar, “Ben sadece Salim Güran’ı gördüm. Cesedi arabaya götürdükten sonra Yüksel Güran’ı gördüm, ağlıyordu” diye konuştu.

“Hangi ifaden doğru?”

Mahkeme Başkanı, Bahtiyar’a, jandarmaya verdiği ifadeyi hatırlatarak, “O ifade de ‘Salim arabayla getirip benim arabaya bıraktı’ dediniz. Şimdi de başka bir şey diyorsun, hangi ifaden doğru?” diye sordu.

Nevzat Bahtiyar, “O zaman ailem güvence altında olmadığı için o ifadem doğru değil, mahkemedeki ifadem doğru. Ben mecbur kaldım cesedi götürdüm. Pişmanım. Cesedi aldığımda çocuk ölmüştü. Ben delilleri yok etmiş olsaydım burada olmazdım” şeklinde konuştu.

Bu savunmasının ardından Narin Güran’ın babası Arif Güran, “Sen parça parça olasın. Kızıma kurban olasın. Benim çekirdek ailemi yok etti bu insan” şeklinde tepki vermesi üzerine gerginlik yaşandı.

Mahkeme Başkanı, Arif Güran’a, “Acınızı anlıyorum. Ama sakin olun, aile fertlerinizin sakin olmasını istiyorum” diyerek uyarıda bulundu, duruşmaya kısa süre ara verdi.

Uyarılarına rağmen tepkilerin sürmesi üzerine mahkeme başkanı, düzeni bozan kişilerin salondan çıkarılması talimatı verdi.

“Narin olduğunu bilseydim belki gitmezdim”

Aranın ardından savunmasına devam eden Bahtiyar, Arif Güran’ın suçlamalarına karşılık, “Bunu bana söyleyen senin kardeşindir. O bana parça parça yapılmasını söyledi. Ben onun sözlerini söylüyorum. Narin olduğunu bilseydim belki gitmezdim” diye konuştu.

İddia makamı ise Nevzat Bahtiyar’a, “Salim seni çağırınca sana ne dedi” diye sordu. Bahtiyar, “Nevzat ‘Buraya gel seninle işim var’ dedi. Salim, ‘Narin’i ben öldürdüm’ dedi. ‘Beni ve annesini birlikte gördüğü için ben öldürdüm’ dedi” sözleriyle yanıtladı.

“Jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum”

Bahtiyar’ın ardından söz alan Arif Güran, yeni keşif talebinde bulunarak, şunları söyledi:

“Bu kadar eksik bir soruşturmada ben neye inanayım. Benim her şeyi öğrenmek hakkımdır. Bu insan (Nevzat Bahtiyar) altı kez ifade değiştirdi. Bu adamın ifadesiyle benim ailem yok edildi. Benim kızım katledildi. İnsanda vicdan olursa birinden üzülür de söz eder. Bana, ‘mahkeme ne diyorsa kabul et’ diyorlar. Ben kabul etmiyorum. Burada ‘Adalet mülkün temelidir’ deniyor. Ben bu acı ile yaşayamam. Ben keşif istiyorum, jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum. Nevzat Bahtiyar, tehdit edildiği için konuşmadığını söylüyor. Köyde 1700 personel vardı. Bu adam 19 gün boyunca içimizdeydi, yanımda namaz kalıyordu. O kadar jandarma vardı, istihbarat elemanı vardı. Neden tehdit edildiğini söylemedi. Salim Güran, devletten büyük müdür?”

“Ben kızımın hakkını istiyorum”

Kızı Narin Güran için adalet çağışında bulunan Arif Güran, şöyle devam etti:

“Sayın başkanım ben ölü bir insanım, ben kızımın hakkını istiyorum. Ben keşif istiyorum. Benim çekirdek ailem yok oldu. Kızımın hakkı yerde kaldı. Ben kızımın hakkını istiyorum. Yüksel Güran yapmışsa cezasını çeksin, Salim Güran yapmışsa cezası çeksin. Ben adalet istiyorum, kızımın hakkını istiyorum, keşif istiyorum. Narin gibi dört tane daha çocuğum var. Benim çocuklarım okulu bıraktılar, benim çocuklarım okula gidemiyor. Narin’i korumak için 7’den 70’e iftira attılar. Ama Narin gibi dört çocuğu daha öldürdüler. Havaalanı, dara-2 üs bölgesinin kameralarını istiyorum. Bu davanın bu şekilde kapanmaması lazım ve kapanmayacak. Bir baba olarak, bir abi, bir kardeş olarak keşif istiyorum. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin. Salim, Yüksel, Enes, Nevzat kim olursa olsun.”

Arif Güran’ın avukatları, Narin Güran’ın patikaya çıktığı anlara ait Amerika’da iyileştirirmiş görüntülerin izlenmesini talep etti.

Savcı “nitelikli kasten öldürme” suçundan ceza istedi

Mütalaada, sanık Bahtiyar’ın, “yaklaşık 19 gün boyunca sessiz kalmasının, delillerin olumlu şekilde toplanması önünde engel olduğu, Bahtiyar’ın, cesedi gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi baldızının evine giderek hayatına devam ettiği” belirtildi.

Savcının mütalaasında, Nevzat Bahtiyar’ın, “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” suçundan değil, “nitelikli kasten öldürme” suçundan cezalandırılması talep edildi.

Duruşmada, Bahtiyar’ın avukatlarının mütalaaya karşı savunmaları alınacak.

Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinde düzenlenen “nitelikli kasten öldürme” suçunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülüyor.

Duruşma, 16 Nisan 2026’ya ertelendi.

Ne olmuştu?

Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024 günü kaybolmasının ardından, 19 gün sonra 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada 28 Aralık’ta karar açıklanmıştı.

“İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran’a “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası verilmiş, Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar da “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Bahtiyar’ın eyleminin, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” değil, “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” suçu kapsamına girdiğine karar vermişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.