Cumartesi Anneleri Nezir Acar’ın akıbetini sordu

İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda 1098. buluşmalarında Nezir Acar için adalet istedi.

Cumartesi Anneleri Nezir Acar'ın
Cumartesi Anneleri Nezir Acar’ın akıbetini sordu


Haberin özeti

  • Cumartesi Anneleri, 1098. buluşmalarında Nezir Acar için adalet talep etti.
  • 1992’de kaybolan Nezir Acar, gözaltında işkence gördü ve bir daha haber alınamadı.
  • Aile, kaybın akıbetini öğrenmek için resmi makamlara başvurdu, ancak sonuç alamadı.
  • Savcılık, Nezir Acar dosyasını zamanaşımı gerekçesiyle kapattı, bu durumun hukukun amacını tersine çevirdiği vurgulandı.
  • Cumartesi Anneleri, zamanın adaletin önünde bir engel olmaması gerektiğini belirtti.


Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (11 Nisan 2026) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.

Cumartesi Anneleri 1098. haftada 8 Nisan1992’den bu yana haber alınamayan Murat Yıldız için adalet istedi.

Nezir Acar nerede?

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon’dan Oya Ersoy’un okuduğu açıklamada şöyle denildi:

1098. haftamızda da bizi toplanma mekânımızdan ayıran polis bariyerlerinin önündeyiz. Aynı yerde, aynı kararlılıkla bir kez daha hatırlatıyoruz: Gözaltında kaybetme suçunun en belirgin özelliği, kaybın akıbetinin gizlenmesi ve devletin sorumluluğunu inkâr etmesiyle süreklilik kazanmasıdır. Bu nedenle uluslararası hukuk zorla kaybetmeleri ‘süregelen suç’ olarak tanımlar ve bu suçlarda zamanaşımının uygulanamayacağını açıkça ortaya koyar.

Ancak Türkiye’de zorla kaybetme davalarında zamanaşımı, cezasızlık politikasının bir aracı olarak işletilmektedir. Oysa hukuk açıktır: Hakikat ortaya çıkarılmalı, sorumlular yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır. Devletin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, kayıp yakınları için yalnızca adaletin gecikmesi değil; inkârın sürmesi ve ihlalin derinleşmesi anlamına gelir.

Bugün ihtiyaç duyulan; hakikati açığa çıkaran, sorumluları hesap vermeye zorlayan ve yurttaşın adalet talebine yanıt veren bir yargı pratiğidir. Biz bu talebi dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz.

1098. haftamızda, “zaman” gerekçe gösterilerek hakikatin karartıldığı, faillerin korunduğu Nezir Acar dosyasıyla bir kez daha kamuoyuna sesleniyoruz.

28 yaşındaki Nezir Acar, Dargeçit’te yaşıyor ve hayvan alım satımıyla geçimini sağlıyordu. Üç çocuk babasıydı. 8 Nisan 1992 tarihinde hayvan alımı için görüşme yapmak üzere Dargeçit’teki H.K.’nin evine gitti. Aynı saatlerde, bir astsubayın komutasındaki askerler evlere baskın düzenledi; evler tek tek arandı.

Saat 20.00 sularında Nezir Acar’ın bulunduğu eve yapılan baskında üç erkek gözaltına alındı. Gözleri bağlanarak Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüler. Burada işkence gördüler. İki kişi serbest bırakıldı. Serbest bırakılanlar Nezir Acar’ın ağır işkence gördüğünü söylediler. Nezir’den bir daha haber alınamadı.

Baba Halil Acar, oğlunu bulabilmek için Dargeçit Kaymakamlığı’na, Mardin Valiliği’ne ve Mardin Alay Komutanlığı’na başvurdu. Ancak Nezir Acar’ın gözaltına alındığı inkâr edildi.
Arayış sürdükçe baskı da arttı. Eşi Celile Acar gözaltına alındı, aynı gün serbest bırakıldı. Baba Halil Acar ise beş gün boyunca gözaltında tutuldu, işkence gördü, ‘“’oğlunu nasıl öldürdüysek seni de öyle öldürürüz’ sözleriyle tehdit edildi.

Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı etkin bir soruşturma yürütmedi. Dargeçit Jandarma Komutanlığında görevli şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ailenin yıllar sonra yaptığı başvurular da sonuçsuz bırakıldı. İtirazlar reddedildi. 16 Kasım 2012 tarihinde Nezir Acar dosyası, zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.

Ailenin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru da, ‘zaman bakımından yetkisizlik’ gerekçesiyle kabul edilmedi. Böylece hakikat bir kez daha zamana gömülmek istendi.

Nezir Acar’ın gözaltında kaybedilişinin 34. yılında bir kez daha sesleniyoruz: Zamanaşımı, hukuki güvenlik için vardır; hakikati ortadan kaldırmak için değil. Gözaltında kaybetmeler gibi süreklilik arz eden suçlarda uygulanamaz.

Hukukun amacını tersine çevirmeyin. Zamanı; gerçeği gizlemenin, delilleri karartmanın, tanıkları susturmanın ve failleri korumanın aracı olmaktan çıkarın. Nezir Acar’ın akıbetini açıklayın. Faillerini yargılayın.

Kaç yıl geçerse geçsin; Nezir Acar için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.