Patidio ile Hayvani Bakış (11) – Yasa tasarısı Meclis’te: Yaban hayvanları her an öldürülebilir

Patidio ile Hayvani Bakış‘ın bu haftaki konuğu Türkiye Vegan Derneği Başkanı Ebru Arıman, Meclis komisyonunda kabul edilen, Yaban hayvanlarının “riskli” durumlarda av yasağına tabi olmaksızın öldürülmesinin önünü açan yasa taslağını ve taslağın ne gibi tehditler barındırdığını anlattı.

Yaban hayvanlarının “riskli” durumlarda av yasağına tabi olmaksızın öldürülmesinin önünü açan yasa taslağı Meclis komisyonunda kabul edildi. Bu taslağın Meclis’te yasalaşması halinde yaban hayvanlarının her an her yerde, denetimsiz ve keyfi biçimde öldürüleceğine yönelik endişeler mevcut.

Türkiye Vegan Derneği Başkanı Ebru Arıman taslağın ne gibi tehditler barındırdığını anlattı. Arıman, yasa tasarısındaki muğlak ifadeleri işaret ederek “Şehir merkezine inen, hastalık riski taşıyan ve aşırı çoğalan hayvanların avlanabileceği söyleniyor. Bunu kim tespit edecek? Bir türün popülasyonunun aşırı artması neye göre belirleniyor? Kaldı ki şu an yaban hayatıyla ilgili popülasyon tespitinde sağlıklı veriler elde edilemiyor. Bir de hastalık riski taşıyan hayvanlar var. Bir kere hastalık riski taşıyan hayvanların gerçekten hastalık taşıdığının tespiti ne şekilde yapılacak? Her şeyden önce o hayvanı yakalamanız gerekiyor. Bir numune almanız, bu numuneyi laboratuvara göndermeniz ve test sonucunun pozitif olması gerekiyor” dedi.

“Bunun geri dönüşü yok”

Yasa tasarısına sadece kolluk kuvvetleri değil sivil silahlı kişilerin de dahil edilmesinin sonucunda kötü tablolarla karşılaşılacağını söyleyen Arıman, “Bu hayvanların popülasyonların tespitinde hep itiraz ettiğimiz şey avcıların da sürece dahil olmasıydı. Avcılar, her zaman bu kotaları yüksek göstermek, daha çok hayvanın ava açılmasını istiyor. Burada zaten avcıların olması yanlıştı. Şimdi bu süreçte direkt olaya müdahil olacak ve anında karar verecek kesim avcılar olduğu için bunun ‘pardon’u yok, geri dönüşü yok” diye konuştu.

Yaban hayvanları sermaye önünde engel mi?

Arıman, yaban hayvanları yasa tasarısının yaklaşık bir ay önce, Meclis’te milli parklar kanunda değişiklik yapılmasından sonra gündeme geldiğine dikkat çekti. Yaban hayvanlarının sermaye önünde engel olacağı tartışmasına Arıman şöyle yanıt verdi:

“Ormanlık alanlar ve milli parklar turizme açılmak isteniyor. Zaten Türkiye’de milli parkların oranı yüzde 1.1 gibi çok düşük bir oran. Bu oran, Avrupa’da yüzde 25 civarında. Türkiye’de, orman alanlarıyla, koruma alanlarıyla birleştirdiğinizde yüzde 9’un altında. Bizim 2030 için uluslararası hedefimiz bunu yüzde 30’a çıkarmak. Fakat biz gittikçe uzaklaşıyoruz bu hedeften. Avrupa’da bununla ilgili bir sözleşme var. Avrupa Birliği’ne üye olan bütün ülkeler kendi doğal zenginliklerini, tabiat varlıklarını, bitki çeşitliliklerini, orada yaşayan endemik türleri ve hayvanları Avrupa Parlamentosu’na rapor ediyor. Avrupa Parlamentosu da  korunması gereken alanları belirleyip bu bölgelerin imara açılmaması, insansızlaştırılması ve koruma statüsüne alınması için tedbirler alıyor. Türkiye şu an AB üyesi olmadığı için Natura 2000’i uygulamıyor. Natura 2000 değilse bile buna benzer uygulamalar olmalı.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.